X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Doğuran mı, büyüten mi?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Doğuran mı, büyüten mi?

  • Giriş Tarihi: 7.12.2013

Songül Öden'in başrolünü oynadığı 'Kafkas Tebeşir Dairesi' oyunu; 'Bir çocuğun annesi, onu doğuran mıdır yoksa büyüten midir?' sorusuna yanıt arıyor

Sadri Alışık Tiyatrosu; bu sezona epik tiyatronun kurucusu Bertolt Brecht'in iddialı bir oyunuyla başladı: 'Kafkas Tebeşir Dairesi'. Brecht'in 13'üncü yüzyıl Çin efsanelerinden esinlenerek 1944 yılında yazdığı oyun, 'Bir çocuğu yetiştiren mi annesidir, yoksa onu doğuran mı?' sorusuna yanıt arıyor. Oyun ayrıca, mülkiyet- emek çatışması kapsamında iyilik, dürüstlük ve özveri gibi insani değerleri sorguluyor.

OLMASA DAHA MI İYİYDİ?

Barış Erdenk'in yönettiği 'Kafkas Tebeşir Dairesi'nin başrollerinde Songül Öden ve Levent Ülgen var. 12 kişilik oyuncu ve altı kişilik orkestra kadrosuna sahip olan oyun, alışılmışın dışında başlıyor. Seyirciler yerlerini alırken, oyuncular çoktan sahneye çıkmış oluyor. Kendi aralarında konuşanlar da var, ısınma hareketleri yapanlar da... Bu giriş sırasında bir kargaşa oluyor ve toprak parçasının kime ait olduğu konusunun ortaya atılmasından sonra oyun sahneye taşınıyor. Bu oyun içindeki oyun bölümü olmasaydı, daha iyi olmaz mıydı diye sormadan edemiyor insan. Proje için iki ay Kafkas dansları eğitimi alan Songül Öden, oyunda 'Gruşa' adında, alt tabakadan bir kadını canlandırıyor. İsyan sırasındaki kargaşada unutulan soylu bir çocuğun bakımını üstlenen 'Gruşa', çocuğu kendisininmiş gibi sahipleniyor. Bebeğin hayatını kurtarma derdine düştükçe, kendi hayatını riske atıyor. Peşine düşen askerlerden canı pahasına kaçmayı başarıyor. Hatta bir an evvel dönmesini beklediği sevgilisi askerdeyken, bebek zarar görmesin ve aç kalmasın diye başkasıyla zorunlu evlilik yapacak kadar gözü kara davranıyor. Öden'in soylu kadınlarla karşılaştığı sahnedeki performansı alkış alıyor. Özellikle abartılarak oynanan soylu kadın sahneleri ise oyunun komedisini oluşturuyor. Sınıfsal çatışmaları bu şekilde sergileyen oyunun ilk perdesi 80 dakika sürüyor. Anlatıcının etkisi ve bazı uzun sahneler sebebiyle oyunda tempo düşüyor ve seyirci oyundan kolayca kopabiliyor.

LEVENT ÜLGEN FAKTÖRÜ
İlk yarıda sıkılıp tiyatro salonunu terk etmeyenler, ikinci yarıda bambaşka bir oyunla karşılaşıyor. Bunda, ikinci perdede sahneye dahil olan Levent Ülgen'in payı çok büyük. Ülgen oyunda, 'Azdak' adlı alkolik bir yargıcı canlandırıyor. İkinci perde tamamen adalet sisteminin sorgulanmasıyla geçiyor. Ülgen'in başını çektiği mahkeme sahneleri, oyuna dinamizm katıyor. Seyirci, 'Çocuk kimde kalacak?' sorusunun cevabı için yaklaşık 2.5 saat bekliyor. Daha sonra 'Yargıç Azdak', sonu baştan belli olan kararını açıklıyor.

OYUN UZUN AMA GÖRÜLMELİ
Oyunda; koreografisini Sibel Erdenk'in yaptığı danslar, Paul Dessau'nun bestelediği müzikler ve Funda Sarı imzalı kostümler çok başarılı. Oyunculuk konusunda da sınıfı geçen 'Kafkas Tebeşir Dairesi'; hemen hemen her müzikli oyun gibi biraz uzun sürüyor. Buna rağmen, bu sezon görülmesi gereken oyunlardan biri olduğu da kesin. Kısaltılabilecek bazı sahnelerle birlikte daha da dinamizm kazanabilecek oyun, her cumartesi Zorlu Center PSM'de sahneleniyor. Son olarak, oyunun sahnelendiği PSM'deki Drama sahnesinin; 738 kişilik kapasitesi, orkestra çukuru ve geniş sahnesiyle sektördeki önemli mekanlardan biri haline geldiğini de hatırlatayım.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.