X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Said Bey'in hatıralar arşivi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Said Bey'in hatıralar arşivi

  • Giriş Tarihi: 10.2.2014

"Açık Arşiv" projesiyle SALT'ta, Mekteb-i Sultânî mezunu Said Bey'in özel eşyaları sergileniyor. Sergi, bir Osmanlı ailesi üzerinden dönem incelemesi yapılan arşiv çalışmasından oluşuyor

İstanbul'daki SALT Galata müzesi, Türkiye'nin Nobel ödüllü romancısı Orhan Pamuk'un Masumiyet Müzesi'ne benzer bir proje başlattı. "Açık Arşiv" adı verilen projede geçmişte yaşamış kişilerin özel eşyaları sergileniyor. Proje kapsamında 1865-1928 arasında yaşayan Mehmet Said Bey'in hikâyesi, 23 Mart'a kadar devam eden bir sergiyle ölümsüzleştirildi.


TORUNU BAĞIŞLADI


Bugün Galatasaray Lisesi olarak bilinen Mekteb-i Sultânî mezunu olan Said Bey, Bâb-ı Âli'de tercüman olarak çalışmış. Hayatının ilerleyen yıllarında Şişli'de bir apartman dairesinde oturan bu Osmanlı beyefendisinin hayatına dair pek çok ilginç malzeme, Said Bey'in dördüncü kuşak torunu Hititolog Hatice Gonnet Bağana tarafından SALT'a bağışlanmış. BBC-Türkçe'nin haberine göre; müzede Said Bey'in kişisel eşyası, mektupları, tuttuğu günlükler ve fotoğraflarından oluşan arşiv, sıra dışı bir biçimde düzenlenmiş. Said Bey'in plak koleksiyonundan şarkılar ve eşinin sürdüğü lavanta parfümü mekâna yayılıyor. SALT'ın "Açık Arşiv" projesi geçmişte yaşamış figürlerin özel hayatlarına, 'mikro tarih' denilen alan üzerine kafa yoran genç bir tarihçiye, Ece Zerman'a ait.

SIRADAN BİR OSMANLI


Said Bey'in nevi şahsına münhasır biri olduğunu anlatan Zerman "Ama tarihe geçmiş bir kişilik olduğu söylenemez. Tarih kitaplarının yazdığı bir sanatçı, siyasetçi, ya da asker değil. 1911 yılında Berlin'e gittiğinde gördüklerinden hareketle yazdığı ve perdeye yansıtılmış bir animasyon eşliğinde okuduğumuz mektuplarında, sıradan bir Osmanlı yurttaşının şaşıracağı şeyleri görmemize olanak sağlayan bir bakış açısı söz konusu. Berlin sokaklarında gördüğü insanlar, henüz İstanbul'a gelmemiş olan elektrik gibi yeni teknolojiler onu şaşırtıyor. 1928'e kadar tuttuğu ajandalarına her şeyi yazmış ama, siyasete dair hiçbir şey yok. Hangi gazeteyi okuduğunu bile bilmiyoruz. O gün kereviz mi almış, çocuklarına bonbon mu getirmiş, kayınvalidesi mi ölmüş, bunlar var günlüklerde" diyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.