X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Müslüm Gürses'i kaybedeli 1 yıl oldu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Müslüm Gürses'i kaybedeli 1 yıl oldu

  • Giriş Tarihi: 3.3.2014 15:43 Güncelleme Tarihi: 4.3.2014 11:25

Arabesk müziğin usta ismi Müslüm Gürses, nam-ı diğer Müslüm Baba'yı geçtiğimiz yıl kaybetmiştik. Gürses'in hayat arkadaşı Muhterem Nur, Ot dergisinin Mart sayısına ilişkilerine ve Gürses'in hastalığına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.

İşte Muhterem Nur'un Müslüm Gürses üzerine Ot dergisinde verdiği röportajdan satırbaşları...

Akşam çabuk oluyor, gün bana yetmiyor artık diyebilirim. Sabah kalkınca gazetelere bakıyorum, hemen hemen bütün gazeteleri okuyorum, gün yarım oluyor. Sonra da telefonla geçiyor gün, neticede iş yapmak zorundayım, hazıra dağ dayanmaz...

Müslüm için bir albüm hazırlıyoruz. Hastaneye yatmadan önce 8 şarkılık albüm yapmıştı... Eve geldiğinde "çok güzel oldu" dedi. Ben de o sıra komşuya gitmiştim. Yapmış olduğu bandı dinlemiş, hiç yapmadığı bir şeyi yaptı, beni komşudan buldu, "Muhterem ben gidip iki şarkıyı yeniden okuyacağım beğenmedim" dedi. Ben de plakçılar beğenmiş, boş ver dedim ama "Yok, ben gidip yeniden okuyacağım" dedi. Gecenin bir vakti gitti. İşiyle ilgili çok titizdi.



Gitmeden önce ertesi gün istemeyerek hastaneye gitti. Evin her yerine baktı, çalışma yaptığı masaya, duvarlara, resimlere... Tam kapıdan çıkarken geri döndü, koltuğa oturdu. "Muhterem, ameliyat olmaktan vazgeçiyorum" dedi. "Öyle de öleceğim böyle de, gitmek istemiyorum" dedi. Ben de "Merak etme, hiçbir şey olmayacak" dedim.



Kalbinde stent vardı, ana damar tıkanmış dediler… Kontrole götürmüştük, ilaç verdiler, bir ay sonra gittik. Hastaneyken de "Ben vazgeçtim eve gidiyoruz" dedi. Mesela hemşire tansiyonuna bakıyor, ona da kızıyordu. Sonra da özür diliyordu. Öncesinde hiçbir rahatsızlığı yoktu. Yurt dışına çıkacaktık ama olmadı, kalkıp hastaneye gittik. Ameliyat oldu...

Müslüm 32 yıllık hayatımızda beni üzecek, kıracak hiçbir şey yapmamıştır. "Tatlım, hayatım, aşkım" diye konuşurdu benimle. Ben onu giydiriyordum, o da bana "Saçların dalgalı çok güzel oluyor, fön çektirme" diyordu. Saçlarımın dalgalı halini severdi.

Bizim aramızda kırgınlık, sadece sigara yüzünden olurdu. Sigara, alkol, tanımam ve nefret ederdim; benim eşim alkol almıyordu ama sigara çok içiyordu. Günde 4 paket içiyordu. Ameliyattan 1 ay önce bıraktı sigarayı.

O benim en yakın arkadaşım, kocam, dostum, her şeyim... Ben de onun için öyleydim. Her şeyimizi birbirimizle paylaşırdık. Arabada onunla gezmeyi çok severdim. Isparta'nın meşhur bir köftecisi vardı, orayı ararken liseli kızları gördü arabadan, "Merhaba kızlar" dedi... Kızlar o kadar ilgi gösterdi ki, aslında hiçbir kadına dönüp böyle bir şey demez ama ilgiyi çok severdi. Kadınlarla gezmiş, yemek yemiş falan hiç öyle bir düşüncem yoktu... Konser biter bitmez eve gelirdi. Ben derdim hatta, "Gez dolaş, arkadaşlarınla eğlen" diye ama o "Olmaz, yalnızsın sen" derdi. En sinirli olduğu zaman bile kalbimi kırmazdı. Sevdik birbirimizi ama özgürdük, eşit bir sevgiydi...

Tarz değiştirip, Teoman şarkıları filan okumasına beraber karar verdik. Ben onun her şeyi yapabileceğine inandım, onu en iyi tanıyan tek kişiydim çünkü. Adana'da radyoevine girmiş ve henüz 17 yaşındayken ilk albümünü yapmış, ben onu tanıdığımda da 23 yaşındaydı. Aramızda 15 yaş vardı.

Müslüm, klasik müzik dinlerdi… Mozart, Bach, Brahms, Rodrigo'yu çok severdi. Nazım Hikmet'i okurdu... Bağlamayı çok iyi çalıyordu, kanun, flüt, ney... Çok beste yapıyordu ama iyi niyetinden, o alıyordu bu alıyordu kendileri yapmış gibi... Ama bir tane bestesi vardı, 'Ateş Donar Su Yanar', 'Olmadı Yar' albümüne koyduk onu, çok güzeldi. Müslüm'ün yeni albümü de 1 Mart'ta çıkıyor, ismi 'Benden Bu Kadar'.

Diğer arabesk sanatçıları da seviyordu Müslüm, arkadaşlarıydı. Ferdi Tayfur zaten Adana'dan kendi mahallesinin çocuğu. Sahneye çıkmadan önce mutlaka tek bir sigara yakardı. Çabuk çabuk içip, çıkardı sahneye... Konser bitince yoruluyordu, eve giderdik. Mezarlığa gidince hâlâ onunla konuşuyorum. Keşke hastaneye götürmeseydim. Ne olduysa o yoğun bakımda oldu.

Onu çok özlüyorum...

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.