X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 27 Mayıs anıtından kimsenin haberi yok
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

27 Mayıs anıtından kimsenin haberi yok

  • Giriş Tarihi: 28.5.2015 16:38
27 Mayıs anıtından kimsenin haberi yok
27 Mayıs anıtından kimsenin haberi yok

İstanbul Üniversitesi Rektörlük Binası önündeki bahçede üzerinde bir kama ile el işareti olan taşın sırrı ortaya çıktı.

Prof. Dr. Mete Tunçay, bir tarih çalışması için gazete taraması yaparken İlber Ortaylı "Tarih gazeteden yazılmaz arşive gidip arşiv belgesi okumak gerek" diye takılırmış. S.S.C.B'deki bir araştırma ziyareti sırasında da Türkçe bilen bir Rus epigrafist, tarihi kendi bölümü açısından değerlendirerek şöyle demiş Tunçay'a: "Tarih kağıt üstünde olabilemez, daş üstünde olar. Daş da gırıg olacak."

İpekçi'den öğrendi


İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, Siyasi Tarih Anabilim dalından Doç. Dr. Mehmet Öznur Alkan, bu anekdotu Toplumsal Tarih dergisinde yayımlanan "27 Mayıs darbesi anıtı" ile ilgili yazısında anlatıyor. "Taş üstünde" tarih araştırması deyince çok eski tarihler geliyor aklımıza. Ama bu habere konu olan taş, yakın tarihi aydınlatıyor. 27 Mayıs 1960'da askeri darbe yapan subayların bir kısmı 26 Mayıs'ta İstanbul Üniversitesi'nde son kez toplanıp yemin ederler. Bu toplantıyı kamuoyu, darbeden iki yıl sonra Milliyet gazetesinde bir yazı dizisi hazırlayan Abdi
İpekçi ve Ömer Sami Coşar'dan duyar.

Toplantının yapıldığı yere, üzerinde bir kama ve el figürü bulunan bir anıt dikildiğini ise Doç. Dr. Mehmet Öznur Alkan ortaya çıkardı. Kamuoyunun 53 yıl önce Milliyet'ten öğrendiği toplantının anıtını ortaya çıkaran Alkan, darbe anıtını Milliyet'e anlattı.

El ve kama kabartması

Yaklaşık 20 yıl önce bir Sabah üniversitenin bahçesinde çay içerken bir kayanın üzerindeki görüntünün ilgisini çektiğini belirten Alkan o günü şöyle anlatıyor: "Taşın üstünde bir el işareti ve altında kama... Benim gibi siyasî tarih alanında çalışan biri için bunun bir yemin simgesi olduğunu anlamak güç değil. Yanına gittiğimde baktım ki bu bilerek ve isteyerek yapılmış bir taş. Hatta yan tarafına baktığımda 26 Mayıs 1960 yazıyor. Tarih yabancı değil ama yadırgatıcı. 27 Mayıs olsa bir anlamı var. Neden 26 Mayıs? Bu bir muamma olarak benim kafamda kaldı."

Alkan'ın taşın peşindeki macerasında Prof. Dr. Mehmet Beyli önemli bir ipucu sağlar. Beyli'nin "Bahçede de bir taş varmış, 27 Mayısçılar bir gün evvel burada toplantı yapmışlar. O yeminin anısına koymuşlar" dediğini fakat taşın yerini bilmediğini belirten Alkan gördüğü taşın söz konusu taş olabileceğini düşünse de elinde bir bilgi yoktur.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.