Orada bir çöplük var

Orada bir çöplük var

Oya Baydar, büyük deprem sonrası kurulan bir 'Yeni Kent'te geçen yeni romanı Çöplüğün Generali ile tanıdık, mühim bir hikâyeyi okurlara aktarıyor

Oya Baydar, Kayıp Söz'ün etkisinden henüz kurtulamamışken yeni romanı Çöplüğün Generali'yle selamlıyor bizleri. Her zamanki gibi, bu romanın da başından bir solukta okuyup kalkıyorsunuz. Anlıyorsunuz ki yazar Baydar, gelinen durumdan bir hayli mutsuz, umutsuz... Çöplüğün Generali, günümüz siyasal ve toplumsal arenasında yaşanan olayları ortaya koyuyor, tepkiyi simgeleştiriyor. Okuyoruz romanı, susturulmuş, uyutulmuş, bilmek, görmek, duymak istemeyen, 'üç maymun'u oynayan bireyle yüz yüze geliyoruz. Bireyin tahlilini yapmaya gerek duymuyoruz bile, kendimizi görüyoruz tüm çıplaklığıyla.

GELECEK, GÜNÜMÜZ MÜ?

Kitap, gelecekte, 'büyük deprem'den sonra kurulan bir Yeni Kent'te geçiyor. Romanın baş kahramanı akademisyenin, başka bir kente gidip vereceği Unutmanın ve Hatırlamanın Beyin Hücrelerindeki Diyalektik Etkileşim Süreci paneli öncesi havaalanına giderken yolunu şaşırması, her şeyi değiştiriyor. Karşılaştığı tellerle çevrili biçimsiz arazi, akademisyenin dikkatini çekiyor. Bu arazinin oluşmasının sebebini öğrenmek için yazar bizi geçmişe götürüyor ve 'büyük deprem'in izini sürmeye davet ediyor. Hatırlayamıyor kimse geçmişi ve 'büyük deprem'in sebebini kimse anlayamıyor. İlmik ilmik işlenen hikâyede, pıtrak gibi çöplükler çıkıyor karşımıza. Kahramanların çözemediği bu geçmiş gizini, yazar Baydar okurla çözmeye çalışıyor.

'CEPHANELİK ÜLKESİ'
Baydar'ın eserinde, ülkenin her yerinde küçüklü büyüklü patlamalar yaşanıyor. Toprağın altı üstü, denizin dibi, her yerde bombalar, mühimmatlar saklı. Çöplüklerin içleri mermilerle dolu. Yeni Kent'te yaşayan herkes duyarsız, tepkisiz, ayırdında değil gelen tehlikenin. Öyle ki, günün birinde gömülü mühimmat büyük şiddetle patlıyor. Herkes deprem olduğunu zannediyor. Romanın ilerleyen satırlarında anlıyoruz ki, insanlara bu deprem olgusu, yayılan bir virüsle aşılanıyor. Virüsün adı, 3M. Hal böyle iken ortalıkta bir tek 'Çöplüğün Generali' bulunuyor. Çöplüklerde bulduğu apoletleri toplayıp ceketine takıp, garip düzlükte bekliyor General, her şeyin farkında bir halde! Geçmişin tanığı o. Merkez, şehrin dışındaki çöplüğü unutmuş. Yaydıkları virüs ise, ulaşmamış şehir çöplüğünün halkına. Çöplüğün Generali, büyük patlamanın geleceğini hisseden ve oturup bunları yazan yazarın romanının da tek nüshasına sahip. Ülkenin hafızası orada, o romanda. Baydar, bu hikâyenin romanını bize yazıp ulaştıran kişi. Kitabında, karakterlerden Şair'in diliyle kayda geçen şu cümleyi ise herkes bir şekilde soracağa benzer: "Koca bir çöplüğe dönen ülkede, çöplüğün hikâyesinden başka ne yazılabilir ki?"

OYA BAYDAR'IN ROMANINDAN...

"Bu ülke, bu topraklar patlayacak, berhava olacak. Başladı bile işte. Yere göğe patlayıcı ekilmesini, bombaların fitillerinin çekilmesini, çöplüklerin patlamasını insanların öldürülmesini boş gözlerle seyreden, sonra da susup oturan, gördüklerini de unutmayı yeğleyen insanları ülkesi burası. Peki ya ben? Ben ne yapıyorum? Duymamak, görmemek, bilmemek için gazete okumaktan bile kaçınıyorum. Ne hakkım var ötekileri küçümsemeye?" (Yazarın Notu: Bu bölüm, aslında ilk bölüm de olabilir. Düşüneceğim. Bazı bölümlerdeki olaylar yazdığım sırada tümüyle kurgusaldı, hayal mahsulüydü, ben uydurmuştum. Ama denizden bombalar çıkması, çocuk parkındaki kum havuzunda mermiler bulunması, hele de ceset aramak için çukurların kazılması, vb. gibi gelişmeler, ben yazdıktan sonra gerçekleşti. Böyle olması metnin edebi gücünü azaltacak, alegorik anlatımı zayıflatacak, belgesel bir metin çağrıştıracak kaygısını taşıyorum. Bir de, ya romanın sonu da gerçekleşirse diye korkuyorum. Belki de yeni bir son yazmalıyım." (s. 155 - Kitaptaki kahramanın aldığı notlarından)(s. 153)

kalan karakter 460

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Kitap - Edebiyat Haberleri
Diğer Kitap - Edebiyat Haberleri
Bir Haksızlık Öyküsü...
Britanya'da kitap dünyası hareketli
Çıplağız, henüz yaşıyoruz, hepsi bu
Çocuğu sütten kes!
Dağın Gölgesi
Farklı bir yazgının düşünü kurmak
Günler ve işler...
Her şeye rağmen mutluluk
Hürrem'in çarpıcı hikâyesi
Jane Austen sevgisi çılgınlık düzeyine ulaştı
Kadın Romanlarının Kraliçesi
Nick Cave 20 yıllık suskunluğunu bozuyor
Rusya'nın bilinçaltı
Simmel'in Türkiye yasağı kalktı
Türkiye'de siyasi düşünce var mı?
Cunda'nın tarihi manastırındaki kitaplık
Çek bir Adana, bol acılı olsun...
Nefret söylemi her kesimde sıradanlaştı
Raflardakiler
Raflardakiler-1
Türkiye'de doğup büyüyen marka: REDHOUSE
Haldun Hürel'den İstanbul hikâyeleri
Hayvan hakları kitap aralarında
SABAH Kitap dolu dolu
Ara Güler'in hayatının kitabı
Sineklerin Tanrısı'nın yazarından taciz itirafı
İstanbul'u 'Doğu'dan okumak
Baba'ya 40. yıl onuru
Türkiye'nin Hatıra Defteri aralandı
www..com.tr
Facebook’un en iyi gazetesi
SABAH’ı beğen,
son dakika haberlerini kaçırma
facebook.com/Sabah
Son dakika haberlerini
Twitter’ın en iyi gazetesi
Sabah’da takip et
twitter.com/sabah
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol