Çizgi romancı yönetmen gibidir

Çizgi romancı yönetmen gibidir

  • 16.09.2009

Yayıncı, hoca ve çizer... Türkiye'de çizgi romanın her haline bulaşmış, yıllar içinde çizgi romanın macerası onun macerasına dönüşmüş bir isim Ergun Gündüz. Bu gerçek çizgi roman tutkunu, İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde verdiği derslerin yanı sıra şu günlerde yeni hikâyesi Efsun'u hazırlıyor. Kendisiyle son dönemde çizgi romana dönüştürülen edebiyat klasiklerinin yükselişini ve çizgi romana bakışını konuştuk

- Yeni dönem çizgi romanın yükselişi ve klasik edebiyat eserleri ile ilişkisi hakkında ne düşünüyorsunuz? - Meşhur Enki Bilal İstanbul'a ilk geldiğinde yanında Christine adlı bir yazar vardı, çizgi romanı konuştuğumuzda demişti ki, 'Ne zaman edebiyatçılarla çizerler buluşursa çizgi roman o zaman doğru yolculuğuna başlar.' Bizim ülkemizde edebiyatçılar çizgi romana pek yaklaşmazdı. Ama değişti bu görüş ve çizgi romanın önemli bir araç olduğuna artık inanılıyor. Bu sene NTV Yayınları ile bu iyice arttı. Benimle de konu ilk açıldığında temas kurmuşlardı, Türk edebiyatçılarından da eserlerin çizilmesi isteniyordu bu seride. Tabii bu çok uzun bir süreç belki yaparlar. Bir de Everest'ten bir teklif geldi, sanırım Ayşe Kulin'in bir romanı içindi. Fakat tabii biraz pahalı oluyor çizgi roman, çünkü iyi bir çizim uzun vakit alıyor. Mesela bu son basılanların çizgileri belki biraz hızlı davranılmış gibidir. Ama edebiyatı çizgi romanla birlikte okurlara göstermek bence çok iyi. Eskiden çocuklara 'Bunları okuyup dersine çalışmıyorsun,' denilirken bugün anne ya da babalar 'Al bu çizgi romanı da, dünya klasiğini oku,' demeye başladı, bu çok olumlu bir gelişme.

- Şehirle beraber gelişen bir kültür değil mi çizgi roman kültürü? - Bugün çocuk çizgi filminde bile şiddet var. Ice Age'de mesela o fındığı kovalayan sincabın yüzüne bakın, aslında çok çirkin. Yani Mickey Mouse değiller ama belki daha gerçekçiler. Kültür de böyle değişiyor. Kan görünce seviniyorlar. MTV bile ara spotlarında dağılan boyaları kullanıyor. Ben de seviyorum. Orada belki bir heyecan, devinim, çabukluk var.

- Çizgi romanda anlatılan hikâyeler toplumsal olaylarla ilişkili değil mi? - Elbette mesela 45'lerde Amerika'da çıkan çizgi romanlar Superman ve diğer kahraman serileri savaş sonrası Amerika'nın özellikle yaptırttığı işler. Çocukluktan Amerika'nın ne kadar büyük olduğu fikri yayılıyor. Bir sürü hikâyeler var, mesela ıspanak biriktiği ve tüketilmediği için Temel Reis çıkmış. Bir reklam kampanyası gibi.

- Biraz sizin işlerinizden bahsedelim. Nasıl başladınız, nasıl gelişti? - 16 yaşında Gırgır'da başladım. Baştan beri çizgi romancıydım, ona ilgi duydum, ama karikatürle de uzun süre uğraştım. Ardından bir bölümlük kısa romanlar yaptım, sonra üç-dört tane uzun hikâye yaptım. Limon döneminde 'Tele-Tahsin' vardı. Ama ben hep klasik çizgi ile realistik hikâyeler yazmak istedim. Sonra Joker dergisi vardı, 'Akrebin Gölgesi'ni yaptım, ardından 'Taksi Öyküleri' geldi. Onlar Fransa'da çok ilgi gördü. Benim bir işim de Fransa'da Picaldi Müzesi'nde birçok ünlü çizerin işlerinin arasında sergilendi. O da çok gurur vericidir benim için.

- Bugünlerde nelerle uğraşıyorsunuz ? - Şimdi Efsun diye bir roman yapıyorum. Kultist diye bir Türk yayınevinin menajerliğinde Amerika'ya hazırlıyorum, orada basım için ilgileniyorlar. Bu çizgi roman bölüm bölüm olacak, ilk bölüm bitti sayılır. Efsun, 12 Eylül'de Türkiye'den kaçmış genç bir çiftin hikâyesi ile başlıyor. Önce Fransa'ya gidiyorlar oradan da Güney Amerika'da bir kampa katılıyorlar fakat, burada fikirlerinde değişiklikler oluyor. Sonra kadın hamile kalıyor fakat doğumda kendisi ölüyor çocuk ise hayatta kalıyor ve hikâyemizin baş kahramanı oluyor, yani Efsun. Kadın bir kahraman seçtim, çünkü biraz sessiz bir kadın devrimi var bence tüm dünyada. Kill Bill'deki gelin gibi, Lara Croft gibi pek çok şeye benzetilebilir. Efsun kampta yetişmiş, sert ve yalnız bir kız. Pek fazla öyle ideolojisi de yok, belki ideolojilerin kaybolduğu bir çağı temsil ediyor. Ama babası öldükten sonra onun intikamının peşine düşüyor. Oldukça şiddet var ama yerli yerinde. Prensip sahibi bir genç kadın. Onu simgeleyen belli şeyler var. Mesela nazar boncuğu gibi, kendine has özel tasarım kemeri gibi. Geçmişle paralel hikâyeler şeklinde ilerliyor. Geri dönüşlerle karakteri derinlemesine keşfediyoruz.

- Bir de Osmanlı hikâyesi var ondan biraz bahseder misiniz? - Bir sanatçı çok kez bilinçli davranmaz, içgüdüleri ona bir şeyleri yaptırır. Ben de çok seneler önce Osmanlı'ya bu şekilde başladım. Star Wars Ortaçağ'dan çıkmış, ben de kendi tarihimizden fantastik bir öykü çıkarabileceğimi düşündüm. Hikâye, 2. Dünya Savaşı olmasaydı 3000'li yıllarda Osmanlı egemenliği nasıl olurdu gibi bir soru üzerinden ilerliyor. Osmanlı hakkında bilinen her şeyi bir arada kullanıyorum; kıyafetler, binalar, kullanılan taşıtlara kadar...

- Sinema ile çizgi roman dünyası da birbirine yaklaştı... - Bir çizgi romancı tıpkı yönetmen gibidir; açıları da kendi yapar, oyuncuları da seçer, görüntü yönetmeni de olur. İyi bir sinemacı da aynı şekilde çizgi romancı gibi düşünür. Fellini mesela çok iyi bir çizer, Tim Burton da tüm karakterlerini kendisi çizer, David Lynch'in çizgi bantları vardır. Ben de renkleri çok severim. Mesela Kafka atmosferini ben anlatsaydım sepyatik ya da soğuk renkler tercih ederdim. Eskiden iyi bir film yapılınca çizgi roman gibi olmuş denirdi. Çünkü orada her şey mümkündü. Tabii teknik ilerledikçe aradaki fark azalıyor, sinema yakalıyor yani. Ben daha çok fantastik bir öykünün içindeki derin hikâyeleri seviyorum.

- En sevdiğiniz çizgiroman uyarlamaları hangileri? - En sevdiğim Sin City. Çizginin aynısı sinemada gibiydi sanki, çok başarılıydı. Tarantino ve Rodrigez çok iyiler. Ama çizgi çok iyi, yani onu bir daha yönetmeniz gerekmiyor. 300 Spartalı da görsel olarak çok başarılıydı. Bu son Batman'i de çok beğendim. Tam bir çizgi roman gibi olmuş.

kalan karakter 460

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Kitap - Edebiyat Haberleri
Diğer Kitap - Edebiyat Haberleri
Çizgi roman artık burada peki siz neredesiniz?
Bu kitap yakılmayı hiç hak etmiyor
Çarpıcı bir ilk roman
Nazlı Eray: Çocuklara düş gücümü tanıtmak istiyorum
Bir temel kaynak
Dan Brown yine rekora koşacak
"Herkese Biraz Bilim" ufaldı
Onat Kutlar'ın "İshak"ı 50 Yaşında
Punk şair Carrol hayatını kaybetti
'Latife Hanım 15'inde Beethoven çalıyordu'
Atayman, çevirisiyle ödül aldı
"Niteliksiz Adam 1 ve 2" sürpriz yaptı
Açlığın Şarkısı Türkçede
Yaşar Kemal'den sürpriz kitap
Çırağan Okumaları’nın Eylül konuğu Selim İleri
ESKADER kursları başlıyor
Frankenstein çizgiyi iyice aştı!
Sorduk söyledi
Gross'un nefes kesen romanı
Nick Cave'in kitabı iPhone'da
Masumiyet Müzesi New Yorker'da
Uzuner, barış için Avusturya'daydı
'Sanatı kimler şirketleştirdi?'
En tepedeki 20 yazarın piyasa etkisi 42 milyon
Ikea kataloğuna yeni yazı karakteri 'krizi'
Büyükadalı Rum Türklerinin kitabı
Aşkı Aradığın Yer ikinci baskıyı yaptı
Orada bir çöplük var
Orhan Pamuk Meksika yolcusu
'Maykıl' çizgileri ve heykeli ile yine gündeme geldi
www..com.tr
Facebook’un en iyi gazetesi
SABAH’ı beğen,
son dakika haberlerini kaçırma
facebook.com/Sabah
Son dakika haberlerini
Twitter’ın en iyi gazetesi
Sabah’da takip et
twitter.com/sabah
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol