Yol, gitmek içindir...

Yol, gitmek içindir...

  • 16.09.2009

Öykünün ustası Cemil Kavukçu'nun Notos Kitap'tan bir kez daha okurla buluşan Perişanız Gecenin Karanlığında'sı ruhun derinliklerine bir yolculuk çağrısı

Büyük ustaların öykü dünyaları biraz da Matruşka bebeklerin düzeninde ilerleler: Temel izlekler, kimi kişilikler sarmal bir düzende yinelenir, okuru hakiki edebiyatın girdabına sürükler. Öykücülüğün böylesi ustalarından Cemil Kavukçu'nun Perişanız Gecenin Karanlığında kitabını elime aldığımda, bu Matruşka imgesi bir kez daha canlandı gözümde. 1996'da Sait Faik Hikâye Armağanı'na değer görülen ve o dönem Can Yayınları tarafından basılan Uzak Noktalara Doğru kitabının ilk yarısını oluşturan Perişanız Gecenin Karanlığında öyküsü, şimdi bir başına tadına varılmayı bekliyor. Notos Yayınları'nın özenli tasarımıyla okurla buluşan bu öykü, bir kitap bütünlüğü taşımanın kudretli gururu ile gülümsüyor bize. Kendi içinde dört bölüme ayrılan ve kahramanlarla mekânların birbirini her seferinde uzaktan selamladığı Perişanız Gecenin Karanlığında, olay örgüsü yerine atmosfer taratmaya öncelik veren bir kitap. Tıpkı hayatın kendisi gibi, siz bir şeyler için çabalarken başınıza gelenlerle belirlenen bir akış söz konusu. Teslim olmak dışında seçeneğiniz yok. Burası emektar minibüs şoförlerinin, tedavülden kalkmış araçların ve anılarla düşlerin birbirine geçtiği bir dünya. Kazanmaktan çok kaybetmeye yakın duranların tevekkül vahası. O bilinmez dünyaya nüfuz edebilmemiz için yazar, dilin tüm olanaklarından yararlanıyor. Öyle ki hayatını kaza mahallerinden mal toplamakla kazanan Ercü'ye kulak verirken onu tanıdığımıza yemin edebiliriz: "Hava ufunetli, ölüm kokuyor. Paltoları çekmiş, bela haberi bekliyoruz. Pat, Topal! Haberi kulağımıza miyavlıyor. Sanki zelzele var, ne biçim fırlıyoruz kahveden. Topal'ın Murat'a atladığımız gibi uçuyoruz. İki hususi birbirine girmiş. Birinde dört kişi varmış, ikisi kaymış, öbüründe tek şoför, o da gitmiş. Hususide sağ kalan iki kişi de kafayı oynatmış zaten. Sonuç: Üç ölü, iki deli. Trafik durmuş, herkes şaşkın. Ne jandarma var ortalıkta, ne polis. Biz hemen elleri cebe atıyor, ufak ufak eşelenmeye başlıyoruz... Soranlara bilgi veren de Oran; parmaklarıyla konuşuyor. Üç ölü, diyor, sonra da iki parmağını tavşan kulağı gibi oynatarak, iki de deli..." Perişanız Gecenin Karanlığında, gitmek hissini duyumsatan bir kitap; amaçsızca gitmek ya da sadece gitmeyi amaçlayarak gitmek. Varılacak noktanın önemsizleştiği an, ölümle gelen bağımsızlığa ulaşıyor sanki insan. Zaman ve mekânın tüm bağlayıcılığından sıyrılıp, kendi hayat masalının kahramanı oluyor bir anlığına. Anılardan çıkarılan mekânlar, kimi zaman da hayal gücümüzün diyarlarına dönüşür. Hatırlamak ve düşlemek birbirine göz kırpar. Kitabın esaslı mekânlarından Kavaklaraltı Parkı, sadece hatırlanan olayların değil, düşlenmiş hayat olasılıkların da sahnesi. Yolculuk da hep bir döngüde sonlanıyor; başladığın yere varıyorsun ya da vardığın yerden başlıyorsun. Ve Doni yolculuğa çıkmayı iyi bilenlerden: "Yakup'un kahvesinde, cebinde taşıdığı katlanmış dünya haritasını masaya yayar, eliyle kat yerlerini düzeltip tükenmez kalemini çıkarıp yeni rotalar çizerdi. Bir gemiye kaçak binerdik, dördümüz; Akdeniz'i hiçbir limana uğramadan geçerdik. İlk durak Kazablanka, Kanarya Adaları'nın açıklarından geçerdik. Dakar, sonra Sierra Leone. Ver elini Liberya, Gabon, Luanda... Kap'ta gemiden inerdik. Kalahari Çölü'nü yürüyerek aşacaktık ve Doni'nin akıl almaz planları vardı. Ya da Kavaklaraltı Parkı'na, Doni şarap şişesini yarıladığında, elini havuza sokup suyu karıştırır, sonra da din, dil, ırk ayrımı gözetmeksizin bütün ilçe halkına bir çağrı çıkarırdı: En değerli eşyalarınız alın ve bu gemiye gelin; Afrika'ya gidiyoruz..." Şehir hayataının tüketiciliğine karşı doğaya övgü halinde seyreden kitabın son bölümünde ise 'Ormanın İçlerine Doğru' yol alan bir kahramanla başbaşayız. Görünüşte o da ana kişiliklere eklemlenebilecek biri; efsanevi şoförlerden Yıkıntı Seyfi'nin oğlu. Ve onu ormanın derinliklerine götüren Recep, önceki öykülerden tanış olduğumuz Ercü karakteri eşliğinde asıl meselelerden birine getirir sözü: "Baktım, Ercü, köşedeki masaya kaykılmış, peygamber gibi oturuyor. Ne gam, ne kasavet. O durumu benden çok daha kötü. O da şoför. Ama ne araba var, ne ev, ne karı ne de çocuk. Bir Ercü bir de ehliyeti. Ehliyet var, ama iş yok. Hap, esrar, içki, her yol onda; yaptığı kazaların sayısını o da bilmiyor. Bunca kötü şöhretten sonra kime malını teslim etmek istemiyor tabii. Ama kahvede bir oturuşu var, dersin ki dünyalar onun... Kalkıp yanına gittim. Şu işin sırrını bana da öğret, yoksa kafayı yiyeceğim, dedim. Tek yolu var, dedi, vitesten atacaksın! Nasıl? Dedim. Eliyle vitesi boşa alıyormuş gibi bir hareket yaptı; işte böyle, dedi." Ve anlatıcımız düşünür: "Ne demekti bu? Düşük vitesle inilen bir yokuşta birden boşlamak mı? O zaman ne olur, dişlilerin denetiminden çıkmış bir mekanizma kendi başına buyruk olur, araç sürekli hız kazanır ve sen, artık hiçbir şey yapamaz duruma gelirsin..." Perişanız Gecenin Karanlığında, edebiyatın yabanıl dünyasına, ruhun derinliklerindeki el değmemiş ormana gitmemiz için bir çağrı. Hayatta vitesten atmak ve olacakları göze almak için...

Perişanız Gecenin Karanlığında Cemil Kavukçu Notos Kitap 108 s., 12 TL

kalan karakter 460

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Kitap - Edebiyat Haberleri
Diğer Kitap - Edebiyat Haberleri
Çizgi roman artık burada peki siz neredesiniz?
Bu kitap yakılmayı hiç hak etmiyor
Çarpıcı bir ilk roman
Nazlı Eray: Çocuklara düş gücümü tanıtmak istiyorum
Bir temel kaynak
Dan Brown yine rekora koşacak
"Herkese Biraz Bilim" ufaldı
Onat Kutlar'ın "İshak"ı 50 Yaşında
Punk şair Carrol hayatını kaybetti
'Latife Hanım 15'inde Beethoven çalıyordu'
Atayman, çevirisiyle ödül aldı
"Niteliksiz Adam 1 ve 2" sürpriz yaptı
Açlığın Şarkısı Türkçede
Yaşar Kemal'den sürpriz kitap
Çırağan Okumaları’nın Eylül konuğu Selim İleri
ESKADER kursları başlıyor
Frankenstein çizgiyi iyice aştı!
Sorduk söyledi
Gross'un nefes kesen romanı
Nick Cave'in kitabı iPhone'da
Masumiyet Müzesi New Yorker'da
Uzuner, barış için Avusturya'daydı
'Sanatı kimler şirketleştirdi?'
En tepedeki 20 yazarın piyasa etkisi 42 milyon
Ikea kataloğuna yeni yazı karakteri 'krizi'
Büyükadalı Rum Türklerinin kitabı
Aşkı Aradığın Yer ikinci baskıyı yaptı
Orada bir çöplük var
Orhan Pamuk Meksika yolcusu
'Maykıl' çizgileri ve heykeli ile yine gündeme geldi
www..com.tr
Facebook’un en iyi gazetesi
SABAH’ı beğen,
son dakika haberlerini kaçırma
facebook.com/Sabah
Son dakika haberlerini
Twitter’ın en iyi gazetesi
Sabah’da takip et
twitter.com/sabah
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol