İLİŞKİLİ HABERLER
Aidiyetsizliklerin tanrısına selam
Kitaptan...

Aidiyetsizliklerin tanrısına selam

"Biz geminin kuşağı / biz bu küçük zamanın çocuklarıyız. / güvenli denizler bizi / göçün ağıdını mırıldanan denizler bizi / yitiş yerine teslim ettiler- / biz yıkıntılarımızla tanrının arasındaki / o uzun söyleşmenin kuşağıyız." Böyle sesleniyor Adonis eskimeyen kitabı Şamlı Mihyâr'ın Şarkıları'nda. Yapı Kredi Yayınları'ndan, Adonis çevirilerinin deneyimli ismi İsmail Özdemir'in Türkçesiyle yayımlanan kitap, şairin 1960-61 dönemindeki dünyasına doğru bir yolculuğa çıkarıyor bizi. Hayatı bitmez tükenmez bir vatan arayışıyla geçen şair, kimlik ödeşmelerini on yıllardır birbirinden etkileyici şiirlere akıtmasıyla ünlü. Şairin 30 yaşına denk gelen bu gençlik dönemi seçkisinde deli coşkusunu ve isyankâr ruhunu hissetmemek elde değil. "Yolcuyum yüzümü / camına bıraktım kandilimin / haritam yaradansız bir topraktır / ve red incilim" derken iki temel izleği olan vatan ve dini birbirine vuruşturuyor. Ve en çok da, o çoklu aidiyetsizliği kendisine yurt ediniyor. Ne de olsa Adonis için verili bir vatan ya da din olgusu yok. Vatanı göçten, sürgünden; dini isyan, inkâr ve arayıştan biliyor. Yitirmesini öğrenmiş bir ruhun, bulmaya dair umudu var içinde. Çünkü kaybedecek hiçbir şeyi yok, isminden ve ülkesinden bile kendi rızasıyla vazgeçmişken. Bilindiği gibi Ali Ahmet Sait Eşber adıyla Suriye'de başladığı yaşamını Adonis olarak uzun yıllar Lübnan vatandaşlığında sürdürmüştü. Halen Paris'te yaşayan şair, yaptığı çevirilerle ve denemeleriyle de Arap şiiriyle Batı dünyası arasında bir köprü konumunda. Şiirini yaşamına koşut götüren Adonis için siyaset ve felsefe hep belirleyici iki alan olmuş. Dertli Ortadoğu coğrafyasında kendini, tarihini sorgulamadan yaşamak pek de mümkün değilken Adonis, tüm sorularını en çok da şiirin zamansızlığına emanet ediyor. "Mesafe nerede biter, nerede geçersizleşir korku? / boşluğa sesleniyor doluyu boşaltıyorum. granit bile yumuşak, kum bile suda kök salıyor-/ yollar niye, varış niye?" derken kendi yanıtlarımızı kışkırtıyor en çok da.

1947 YILINDA ADONIS OLDU

Doğum yeri olan Suriye'nin Lazkiye yakınlarındaki Kassabin isimli ücra köyün hayatı üzerindeki etkisini "Ben Kassabin ile kitap arasında, yaşadım ve yaşıyorum" diye tanımlayan Adonis, adını değiştirme sürecini de bir mitosa dönüştürmüş: "1947 yılıydı; şiirler, denemeler yazıp, aile adımla imzalayarak gazetelere gönderiyordum. Bunlar ne yayımlanıyor, ne de yanıt alabiliyordum. Bir gün bir dergide Adonis ve onu öldüren yaban domuzu efsanesini okuyunca, aşkı simgeleyen ve yabanıl bir gücün yok ettiği bu kişi ile özdeşleştim. Bir süre önce reddedilmiş bir şiirimi bu ad ile gönderdim. Gazete şiiri hemen yayımladı... Bana şans getiren bu ad o zamandan bu yana gerçek adım oldu. Bugün annem bile Adonis der bana... Son derece Müslüman bir ad olan Ali'yi, İslâmla hiçbir ilişkisi olmayan bir adla Adonis'le değiştirerek evrenselliği göze alarak üstleniyorum onu. Yazdıklarımı bu adla imzalayarak, donmuş bir gelenekten çıkıp, çok geniş bir özgürlüğe ulaşıyorum." Gelenek yıkıcılığını üstlendiği adla simgeleştiren Adonis, Beyrut'ta Şiir (1957) ve Mevâkıf (1968) dergilerini kurarak düzyazı şiirin, kalıplarından kırılan serbest veznin öncülüğünü yaptı. Aldığı edebiyat ve felsefe eğitimi, şiir üzerinden Doğu ve Batı'yı konumlandırışını da derinden etkiledi. "Bizim edebiyat tarihimizde şarkı (ezgi) ve yazı arasında bir çekişme vardır. Şarkıyı savunanlar yazının bir düşüş oluşturduğunu söylerler. Onlara göre şarkı tanrı ile insanlar arasındaki bağı sürekli diri tutar. Çünkü tanrı hiç yazmamıştır. Yalnızca söylemiştir," tespitinde bulunduktan sonra kendi sözünü şöyle tanımlayacaktı: "Oysa yazı aklın, dahası tekniğin yanında yer alır. Şarkı ise insanın tensel ruhsallığının bir anlatımıdır. Yazarken söz konusu düşüşü, bir şarkıya dönüştürmeyi deniyorum..." Adonis, 1037'de Zerdüştlükten Şiiliğe geçen şair Mihyâr'ın hikâyesini yeniden kurgularken, kendi isyankâr ruhunu ifade etmek için de güçlü bir simge bulmuş. Geleneksel kalıpları yıktığı bu kitabıyla kendi poetikası açısından da önemli bir dönemeçten geçen şair, mitoloji ve dinler tarihine pek çok göndermede bulunuyor. Bu açıdan bakıldığında bölüm başlarındaki düzyazı Mezmurlar, anlamlı birer girizgâh.Tıpkı şu örnek eşikte görüleceği gibi: "Giysilerimin üzerinde tanrıların kanı tazedir. Yapraklarımın arasında bir martı çığlığı yükseliyor -kelimelerimi taşıyıp gideyim diye..." Adonis'in kelimeleri ilk günkü diriliğinde. Toprağından bitmez tükenmez ölüm-kalım mücadelelerinden çağdaş bir yaradılış efsanesi yaratıyor her seferinde. Nuh'un tufanını yeniden yorumladığı şiirinde insanlığa cesarete dayalı bir kurtuluş gösteren şair, "Randevumuz bir ölümdür, ve kıyılarımız / alıştığımız bir yeistir ki razı olduk ondan / keskin sularlı bir buzul denizi olarak / içinden geçip sonuna doğru gittiğimiz, / geçeceğiz ve dinlemeyeceğiz o tanrının sözünü / bir başka yeni rabbe hasretiz biz" demişti. Bu yeni Rabbi selamlarken, aslında en çok da umudu kutsuyor...

kalan karakter 460

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Kitap - Edebiyat Haberleri
Diğer Kitap - Edebiyat Haberleri
Türkiye
Devrim, seks ve insan öyküleri
Kemal Safa Güntekin: Kadınlardan yanayım
Kahramanların aşkı büyük olur
'Aşkla yazdım, aşkla okuyun'
'Kasa'da 10 yıldır sanat birikti
İstanbul 2010'u dergisinden takip edin
Dünyanın dört bir yanından denizci öyküleri
Avrupa edebiyatının yeni durağı Antalya!
Tezer Özlü'den Ferit Edgü'ye mektup var
Bursa bu hafta kitaba doyacak
Tarkan ve Kurt yeniden yollarda
Edebiyat meclisi yeniden toplandı
Wordsworth'ün Prelüd'ü Türkçede
Rowling'e 'hırsız' suçlaması
Memlekent'te sıra İstanbul'a geldi
100 yıl sonra Türkçede!
Bilgi Yayınevi'nin sahibi son yolculuğuna uğurlandı
Gönülçelen, SABAH Kitap'ta
Beat, keşfedilmeyi bekleyen bir kuşak
Orhan Pamuk: İstanbul artık hüzünlü değil mutlu bir şehir
Feminist şair Lucielle Clifton yaşamını yitirdi
Rıfat Ilgaz'ın oğlundan dizilere eleştiri
Eğlensin öğrensin
Hayvanlar alemi
Türkçe e-kitaplar avucumuzda
Yazar Salinger'ın özel hayatı gözler önünde
Tuluhan Tekelioğlu'dan 'mutlu çiftlerin sırları'
Arif Damar 85. yaşını dostlarıyla kutladı
SMS ile roman yazdı 110 bin kitap sattı
www..com.tr
Facebook’un en iyi gazetesi
SABAH’ı beğen,
son dakika haberlerini kaçırma
facebook.com/Sabah
Son dakika haberlerini
Twitter’ın en iyi gazetesi
Sabah’da takip et
twitter.com/sabah
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol