İki farklı yazar, iki farklı CHOPIN

  • 06.03.2010

200. doğum yılını kutladığımız besteci Frederick Chopin'in hayatı, geçtiğimiz günlerde yayımlanan iki kitapta anlatılıyor. Nobel ödüllü yazar Andre Gide ve Türkiyeli klasik müzikçi Aydın Büke, bize kendi Chopin'lerini tanıtıyor. Bu iki yazarın kitaplarını ALAIN MATALON inceledi

Nobel Edebiyat Ödüllü yazar Andre Gide'in Chopin Üzerine Notlar kitabı ilk basımından 60 sene sonra ilk defa olarak Türkçeye çevrildi. 1810 yılında doğan Chopin'in 200. doğum yılı bütün dünyada Chopin Yılı olarak çeşitli etkinliklerle kutlanırken, Türkiye'de de bu ölümsüz besteciyle ilgili kitapların peşpeşe yayımlanıyor olması oldukça sevindirici. 1995'te Chopin'in bütün eserlerini Naxos için kayıt eden ve bu seri için Polonya'nın "Grand Prix du Disque Frédéric Chopin" ödülünü layık gördüğü İdil Biret'in önsözü ve Gide'in kitabında özellikle değindiği eserlerini içeren bir CD'sinin de yer aldığı kitap, okuyucularına Chopin'i sevdirmekten ziyade kendine okuyucu kitlesi olarak Chopin sevenleri hedeflemiş bir çalışma. Kitapta Gide'in Chopin'in eserlerinin nasıl yorumlanması gerektiğiyle ilgili görüşleri önemli bir yer tutuyor. Gide, o zamanki piyanistlerin büyük çoğunluğunun Chopin'i gerektiği gibi yorumlayamadıklarından ve yorumcuların çoğu zaman virtüözlüklerini öne çıkartarak müziğe ihanet ettiklerinden şikâyetçi. Kendisi de amatör müzisyen olan yazar, Chopin'in kimi eserlerinden yola çıkarak, ideal Chopin yorumunun nasıl olması gerektiğini kimi zaman bestecinin kendi hayatından anekdotlarla, kimi zaman ise Chopin'in kendi orijinal notasyonlarından örnekler vererek açıklamış. Kitapta sıklıkla yer alan müziksel örnekler, teorik eğitimi olmayan okuyucuların anlayabileceği kadar yalın ve bu açıdan kapsamlı bir teknik bilgi gerektirmiyor. Kitabın yazıldığı 1938 yılı gözönüne alındığında Gide'in zamanın Chopin yorumcularıyla ilgili şikâyetleri oldukça anlaşılabilir nitelikte. O zamanlar piyano dünyasını etkisi altına almış olan Rus Ekolü, yorumlarda duygusallığı bir kenara iten, müziksel yorumda objektivite ve virtüöziteyi öne çıkaran bir akımdı. Gide, her ne kadar kitabında isim vermekten kaçınsa da, dinlemiş olduğu piyanistlerin çoğunun bu ekolden gelmiş olma ihtimalleri bir hayli yüksek. 1930'lu yıllarda plak endüstrisinin henüz emekleme döneminde olduğunu düşünecek olursak o dönemde yaşayanların piyanist seçiminde bizler kadar geniş bir yelpazeye sahip olmadıkları açık. Bu sebeple, Gide'in piyanist yorumları günümüzde fazla bir geçerliliğe sahip değil. Günümüzde yorumcu sayısı ve bununla beraber çalma stilleri konusunda seçenekler bir hayli fazla olduğundan her zevke hitap eden Chopin yorumcusu bulmak mümkün.

KIYASLAMA HATASI

Chopin Üzerine Notlar
sadece Gide'in Chopin yorumları hakkındaki görüşlerini içermiyor elbette. Kitap aynı zamanda yazarın bir sanatçı olarak Chopin'e olan hayranlığına adanmış bir yapıt. Gide, Chopin'in eserlerinden bahsederken müziğinin güzelliğinden, yalınlığından ve piyano literatüründeki öneminden de bahsediyor. Bunu yaparken de kimi zaman Chopin'in saf ve katıksız üslubunu -başta Robert Schumann ve Richard Wagner olmak üzere, dönemin diğer önde gelen romantik bestecilerin tarzlarıyla kıyaslama hatasına düşüyor. Tabii, Chopin Üzerine Notlar'ı Romantik dönem müziği konusunda pedantik bir çalışma olarak görmek hata olur. Kitap yazarın Chopin'in müziğine olan hayranlığına adanmış ve bu haliyle okunduğunda Gide'in diğer bestecilerle ilgili aşağılayıcı görüşlerini hoşgörüyle karşılayabiliyorsunuz. Gide, Lizst'in benzer tarzda kaleme almış olduğu 'Chopin' kitabının aksine bestecinin yaşamına ve duygusal çalkantılarına hiç yer vermemiş ve bu sayede anlatı bütün sübjektifliğine rağmen yazarın entelektüel dürüstlüğüne son derece sadık kalmış. Gide'in Chopin Üzerine Notlar'ını okurken kitap ile birlikte verilen İdil Biret CD'sini eş zamanlı olarak takip etmekte fayda var. Yazarın örnekler verdiği eserleri dinlemek kitaptan daha çok zevk almanızı sağlayacaktır. Frederick Chopin kısa hayatına rağmen hakkında en çok biyografi yazılmış olan bestecilerden bir tanesi. Genç yaşta Varşova'yı terk edip Paris'e giden ve bu şehirde hem besteci, hem de piyano öğretmeni olarak büyük bir başarı yakalayan Chopin, gerek müziği gerekse kendisine yakıştırılan 'romantik halesi' ile her zaman büyüleyici bir kişilik olarak kalmayı başardı.

TÜRKİYE'DEN BİR CHOPIN KİTABI

Hakkında bunca kitap yazılmış olmasına karışılık Türkiye, Chopin literatürü konusunda oldukça zayıf kaldı. Özellikle Jim Samson ve James Huneker'in klasik Chopin biyografilerinin Türkçe'ye çevrilmemiş olması Türk okuyucularına Vahdet Gültekin'in Ünlü Kişiler Dizisi'nden çıkmış olan Chopin kitabı dışında bir seçenek bırakmıyordu. Ancak ölümsüz bestecinin 200. doğumyılında ilk kez derleme olmayan ve yazarın kendi araştırmalarının eseri olan bir Chopin biyografisi yayımlanmış durumda. Çok uzun süredir İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası'nda flüt sanatçısı olarak görev alan Aydın Büke, daha önceki Bach ve Mozart biyografilerinden sonra bu defa Frederick Chopin'in hayatını kaleme almış. Chopin'in Varşova, Viyana ve Paris dönemlerini ayrı ayrı ele alan kitap, aynı zamanda bestecinin özel yaşamına da ayrıntılı olarak yer vermiş. Kitap, Frederick Chopin'in Varşova ve Viyana yılları boyunca bir besteci olarak gelişimini hem bestecinin kendi yazmış olduğu mektup ve notlar, hem de çağdaşlarının onun hakkında söyledikleriyle harmanlayarak anlatıyor. Sanatçının en verimli dönemi olan Paris yılları ise doğal olarak daha ayrıntılı olarak anlatılmış. Chopin'in biyografisi bestecilik ve öğretmenlik yönlerinin dışında, kaçınılmaz olarak özel hayatını da içermek zorunda. Özellikle George Sand ile yaşadığı uzun ilişkisi sanatçının hayatının en önemli yönlerindn biri. Aydın Büke'nin biyografisi özellikle bu açıdan takdiri hak ediyor. Kitap, çokça rastladığımız, Chopin'i 'romantik bir kahraman olarak gösterme' kolaylığına kaçmamış ve bestecinin özel hayatına oldukça objektif bir bakış açısı getirmiş. Aydın Büke'nin rahat ve anlaşılır yazım dili okuyucuyu hiç sıkmıyor ve zorlamıyor. Yazar kendisi müzisyen olmasına rağmen, kitabında teknik anlatımlardan mümkün olduğunca kaçınmış ve Chopin'in eserlerini herkesin anlayabileceği bir sadelikle anlatmış. Çok detaylı bir araştırmanın ürünü olduğu hemen anlaşılan bu biyografi, Türk yayıncılığında çok önemli bir boşluğu doldurmuş.

kalan karakter 460

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Kitap - Edebiyat Haberleri
Diğer Kitap - Edebiyat Haberleri
Türkiye
Devrim, seks ve insan öyküleri
Kemal Safa Güntekin: Kadınlardan yanayım
Kahramanların aşkı büyük olur
'Aşkla yazdım, aşkla okuyun'
'Kasa'da 10 yıldır sanat birikti
İstanbul 2010'u dergisinden takip edin
Dünyanın dört bir yanından denizci öyküleri
Avrupa edebiyatının yeni durağı Antalya!
Tezer Özlü'den Ferit Edgü'ye mektup var
Bursa bu hafta kitaba doyacak
Tarkan ve Kurt yeniden yollarda
Edebiyat meclisi yeniden toplandı
Wordsworth'ün Prelüd'ü Türkçede
Rowling'e 'hırsız' suçlaması
Memlekent'te sıra İstanbul'a geldi
100 yıl sonra Türkçede!
Bilgi Yayınevi'nin sahibi son yolculuğuna uğurlandı
Gönülçelen, SABAH Kitap'ta
Beat, keşfedilmeyi bekleyen bir kuşak
Orhan Pamuk: İstanbul artık hüzünlü değil mutlu bir şehir
Feminist şair Lucielle Clifton yaşamını yitirdi
Rıfat Ilgaz'ın oğlundan dizilere eleştiri
Eğlensin öğrensin
Hayvanlar alemi
Türkçe e-kitaplar avucumuzda
Yazar Salinger'ın özel hayatı gözler önünde
Tuluhan Tekelioğlu'dan 'mutlu çiftlerin sırları'
Arif Damar 85. yaşını dostlarıyla kutladı
SMS ile roman yazdı 110 bin kitap sattı
www..com.tr
Facebook’un en iyi gazetesi
SABAH’ı beğen,
son dakika haberlerini kaçırma
facebook.com/Sabah
Son dakika haberlerini
Twitter’ın en iyi gazetesi
Sabah’da takip et
twitter.com/sabah
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol