Madunların şövalyesi

  • 04.05.2010

Gazeteci, insan hakları savunucusu Emil Galip Sandalcı'nın 1980'de Demokrat gazetesinde yayımlanan yazıları, kitaplaştırıldı. Kitabı ve Sandalcı'yı MURAT ÇELİKKAN yazdı

Köşe yazarlığı... Şanı, şöhreti var ama dünyanın nankör mesleklerinden biri. Evet, babalık gibi emekli olunmayan nadir işlerden. En azından yaş haddi yok. Yani böyle bir avantajı var. Ancak, yazdığın sürece varsın. Yazdıkların ne edebiyat kalıcılığına sahip ne de köşeni bıraktığında eski itibarı görmen mümkün. Medyada az sayıda da olsa gazetecilik dışı bir uzmanlık nedeniyle yazanları bu kategorinin dışında tutuyorum. Onların da ölçütü, sınır kapıları olmalı. Türkiye dışında yazdıklarının bir karşılığı olup olmadığı... Buna Türkiye hakkında yazdıkları da dahil tabii! Bütün entelektüel sosuna karşın aslında köşe yazarları da popüler kültürün hem bir ürünü hem de unsuru. Ancak tanıklıkları da yabana atılmamalı. Yaşadıkları dönemin, ekonomi-politiğin, demokrasinin düzeyinin ipuçlarını onların yazılarında bulmak mümkün. Bu nedenle de bazı gazete yazarlarının yazıları belli döenmelere ışık tutmak açısından manalı olabiliyor. Elimdeki de öyle bir kitap: Akla Kara, Emil Galip Sandalcı, Demokrat Yazıları 1980. Türkiye'nin demokrasi mücadelesi, muhalefet ve medya tarihinde dikkat çekici bir yeri olması gereken Emil Galip Sandalcı'nın, yine köşe yazılarından oluşan eski baskı Seyrederken Kendimizi adlı kitabından başka, piyasada yayımlanmış bir eseri yok. Dolayısıyla Recep S. Tatar'ın baskıya hazırladığı bu kitap hem Sandalcı'yı tanımak hem de 12 Eylül dönemini anlamak açısından önemli bir referans oluşturuyor. Emil Galip Sandalcı, habercilerin ve köşe yazarlarının genellikle 'üç maymun'u oynadıkları konularda yazılar yazdı. İşkence, devlet provokasyonları, MİT'çi gazeteciler, faşist saldırılar gibi; siyasetçilerin 'kayıkçı kavgasının' ardında yatan ülke ve insan gerçeklerini de dile getirdi. Bu, yaygın medyada, çok alışılagelmiş bir tutum değildi. Orada yer almanın gerektirdiği 'ağırbaşlılığa' hiç itibar eden bir yazar olmadı. Gazeteci kimliğinin de etkisiyle habercilik ve yorumculuğu köşesinden sürdürdü. 'Bu konulara girersem, ağırlığım sarsılır' diye düşünmedi. Haliyle 12 Eylül öncesinin bağımsız ve sol muhalif Demokrat gazetesi yazarlığı sonrasında da medyada iş bulamadı. Ancak fırsat buldukça yazdı ve aktif bir insan hakları savaşçısı olmayı sürdürdü. Demokrat gazetesinin 'efsane' olmuş yazarlarından Cihan Ateş, kitaptaki sunuş yazısında ondan şöyle bahsediyor: "Bu adanmış ruh, ömrü boyunca insan hakları mağdurları için çabalamış olan Emil Galip Sandalcı'da da vardır ve bu nedenle onu bir şövalye olarak tanımlayanlar çoktur. Hangi dönemde olursa olsun, özellikle de faşizan baskıların yoğunluk kazandığı askeri darbe dönemlerinde onu işkencede sakat kalmışlara, hakları ihlal edilenlere elini uzatırken görürüz... Emil Galip Sandalcı'nın sistem muhalifi kişiliği salt insan hakları alanında sınırlı kalmamış, gazeteci kimliğiyle demokrasi mücadelesinde de etkin rol oynamıştır."

NE UZUN, NE KISA BİR ÖMÜR

Radikal
gazetesi yazarı Yıldırım Türker, 'Kalabalık İnziva' adlı yazısında Sandalcı'nın hayatını şöyle özetliyor: "1922-1993. Ne uzun ne kısa denebilecek bir insan ömrü... Emil Galip, Harvard da dahil olmak üzere kimi üniversitelerde tarih, ekonomi, felsefe okumuş bir adamdı. 1956 yılında gazeteciliğe başladı. Kısa bir süre DPT'de sonra TRT Dış Haberler Servisi'nde çalıştı. Çalışanların temsilcisi olarak TRT Yönetim Kurulu üyeliği yaptı. 60-62 arasında İstanbul Gazeteciler Sendikası Yönetim Kurulu üyeliği, 61- 63 arası Basın Şeref Divanı üyeliği, 78-86 arasında Türk Yazarlar Sendikası Yönetim Kurulu üyeliği de var, ille anlaşılır bir biyografi çıkartmaya kalkışırsak. Ama onun en sessiz, en çetin zaferi, hiç kimse olmayı başarabilmesiydi kanımca. Onu tekinsiz kılan, otorite gözünde başa çıkılması en güç hainlerden biri haline getiren, bu özelliğiydi. Onu düşündükçe Emily Dickinson'un şiirini hatırlamam boşuna değil." Kitapta Sandalcı'nın Demokrat gazetesinde yayımlanmış, hepsi 1980 tarihli makaleleri var. Makalelerin yanı sıra gazeteci Nadire Mater'in Emil Galip Sandalcı ile görüşmesi de kitapta yer alıyor: Sandalcı, bu söyleşisinde Türkiye'de köşe yazarlığının doğuşu hakkında şu bilgiyi veriyor: "...Basında ise, yeni bir değişim yaşanıyordu. 55-60 dönemiyle birlikte, basındaki başmakale dönemi yerini köşe yazarlığına bırakmaya başlamıştı. Bu köşe yazarlığının önem kazanmasında başı Vatan gazetesi çekti. Bir gazete tasavvur edin ki, belki 10 tane köşe yazarı vardı. Sadun Tanju, Özcan Ergüder, Naim Tiralı, Burhan Arpad, Oktay Akbal ve ben hep köşe yazıları yazardık. Başta Vatan, sonra da Milliyet ve Akşam muhalefeti götürüyorlardı. Düşünce özgürlüğü, demokrasi, üniversite özerkliği bağımsız radyo, çift meclis hep işlenen öncelikli konulardı. Ancak, 1959'da Kemal Aygün'ün bir manevrası sonunda gazeteleri pes ettirdiler. Gazete patronlarını toplayarak, artık gazete kapatmakla kalmayacaklarım, matbaalara da el koyacaklarını söyleyerek, ziyafet sofrasında aba altında sopa gösterip, korku yarattılar. Muhalefetteki gazetelere Dünya ile, Akis ve Kim dergilerini de eklemek gerekiyor. Kim'i kapatırlardı, biz Mim diye çıkartırdık." "Bir ara, 27 Mayıs'tan sonra Öncü gazetesinde Aziz Nesin değinmişti. Olay şöyle olmuştu: Gazete patronları bir araya gelerek, artık gazetelerde CHP ve DP haberlerini kontrollü çıkarmaya karar verdiler. Neyin nasıl verileceğine her akşam Dünya gazetesinde toplanarak karar verilecekti. Önceden, herhangi bir olay üzerine iki parti bir tebliğ yayınladığında, gazeteler bunları aynı boyda veriyor ve daha gazete matbaadayken beğenilmeyen yerler sildirilip beyaz çıkıyordu. Bu toplantıdan sonra, CHP haberi bir ölçü verilirse, DP'nin haberi üç katı olacaktı." Çok şey değişti tabii... Gün o gün değil! Farklı eğilimdeki yayınlar çoğaldı, belirli gazeteler Türkiye'de tüm medyaya egemen olan askeri vesayet üniformasını yırtıyor, Kürtler sürekli yayınları kapatılarak ve engellenerek de olsa, İslamcı kesimler siyasi alandaki egemenliklerinin de sağladığı kolaylıkla, Alevilerin bir kesimi sınırlı sayıda da olsa televizyonları ve dergileriyle, seslerini duyuruyor. Tabii hâlâ ifade özgürlüğü için ağır bedel ödeyerek... 2009'da Türkiye'de 123'ü gazeteci toplam 323 kişi, düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilebilecek davalardan yargılandı. Anayasa Mahkemesi'nin "Anayasaya aykırılık" görmediği Terörle Mücadele Yasası ile, Günlük, Özgür Yorum, Politika, Ayrıntı, Azadiya Welat, Özgür Mezopotamya, Demokratik Açılım ve Atılım gazeteleri ile Aydınlık dergisi bir veya birden fazla kez bir ay süreyle yayınları durdurularak susturuldu. Bugün Emil Galip Sandalcı'nın 30 yıl önceki köşe yazılarını okumak sadece bir dönemi anlamak için değil, demokrasi mücadelesi açısından da hâlâ anlamlı.

kalan karakter 460

sera83 sera83 // İSTANBUL

Bence güzel eserlerle birlikte yazarıda ölümsüzleşebilir ve unutulmaz.

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 11.05.2010 20:57

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Kitap - Edebiyat Haberleri
Diğer Kitap - Edebiyat Haberleri
Kaşık ve çatalınızı küçültün
Yas tutmanın kitabını yazdı
Tutunamayan bir ruh...
Elif Şafak 'kalemiyle' milyoner
Kitap
Öyküler'i SES'lendirdi
Hayati sorulara cevap
Sait Faik'i sevmekle başlar her şey!
'Irkçı' Tenten mahkemelik oldu
'5. Uluslararası Şiir Festivali' dostluk mesajları ile son buldu
Ve sonunda kazanan güzel öyküler oldu
Çocuk edebiyatı SABAH Kitap'ta
TDK'nın Ermenice açılımı
'Çocuklar stresimi alıyor'
Hindistan, Orwell'e vefa borcu ödüyor
'Şiirden şarkı sözü olmaz!'
Memecan, İzmir Kitap Fuarı'nda
Kalp Ağrısı'nın devamı bu kitapta
Topuz ile Mıstık öksüz kaldı
Gerçek bir savaş hikâyesi nasıl anlatılır?
YKY'den Kemal ve Dağlarca sürprizi
Şiir festivali yarın başlıyor
Kitap
'İğne' İzmir Kitap Fuarı'nda
Rimbaud, 'hayal' olmaktan çıktı
'Ancak iyi kitap tartışma yaratır'
Murakami hayranları yağmur çamur demiyor
Şiir festivalinin konuğu İrlanda
Grass ve Kemal okuyucularla buluştu
Barselona'da Pamuk rüzgârı
www..com.tr
Facebook’un en iyi gazetesi
SABAH’ı beğen,
son dakika haberlerini kaçırma
facebook.com/Sabah
Son dakika haberlerini
Twitter’ın en iyi gazetesi
Sabah’da takip et
twitter.com/sabah
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol