Yazar Virginia Woolf'un eleştirmen tarafı

  • 28.07.2010

Virginia Woolf'un İletişim Yayınları tarafından yayımlanan ve bir edebiyat eleştirisi olan Granit ve Gökkuşağı kitabını YANKI ENKİ tanıtıyor. Kitapta Woolf'un bir eleştirmen gibi değil, samimi bir okur diliyle kaleme aldığı denemeler ve eleştiriler yer alıyor

Uzun zaman önce yazılmış deneme ya da eleştiri metinlerini okumak ve değerlendirmek, yine uzun zaman önce yazılmış roman ya da öyküleri okumak kadar kolay olmayabilir. Kurgusal metinler zamanda ve mekânda hep aynı noktayı, hep aynı yoğunlukta ya da en azından azalmadan kaplayabilir. Zaten böyle kitaplara 'klasik' diyoruz. Halbuki kimi edebi eleştiriler, denemeler, gazete makaleleri gibi yazılar zaman ve mekânın sınırlarını aşma potansiyeline sahip olmayabilir. Ne var ki bu kaideyi bozan birçok ölümsüz eser, birçok deneme veya eleştiri klasiği de yok değildir. Örneğin Montaigne'in Denemeler'i ya da Walter Benjamin'in Pasajlar'ı gibi. Bir de, asıl olarak romanlarıyla öne çıkmış, klasik olmuş, diğer türlerde verdiği eserler bu yüzden gölgede kalmış yazarlar vardır. Örneğin H. P. Lovecraft, Poe ile birlikte en ünlü korku öyküsü yazarlarından biri olarak bilinir. Halbuki o, tarihin en önemli gotik edebiyat eleştirilerinden birine de imza atmıştır. Dahası, ciltler dolusu mektup yazan Lovecraft'e bir mektup yazarı bile denebilir. Ursula Le Guin'in de denemeleri, fantastik kurgu eserlerinden daha az parlak değildir. Granit ve Gökkuşağı kitabında görülüyor ki, İngiliz edebiyatının ağır toplarından Virginia Woolf da bir eleştirmen olarak yeterli ilgiye kavuşamamış, daha doğrusu Mrs. Dalloway ya da Dalgalar gibi romanları, eleştiri yazılarının önüne geçmiştir. Belki de bunda Woolf'un bilinç akışı tekniğiyle roman türünde yarattığı etkinin, edebiyata kattığı yeni lezzetin, belki de yazarın intiharla biten yaşamının payı vardır.

DENEME TADINDA ELEŞTİRİLER

Virginia Woolf, anne ve babasını genç yaşta kaybetmişti. İntihar ettiğinde ise birçok örneğin aksine genç bir kız değildi. 28 Mart 1941'de, 59 yaşındayken ceplerini taşlarla doldurup evinin yakınındaki nehre giren Woolf, o nehirden bir daha çıkmadı. Geriye birçok roman ve eleştiri yazısı ile kocasına yazdığı sevgi dolu fakat hüzünlü bir not bırakmıştı. Birçok okur, bir 'iç ses' edebiyatı olan bilinç akışı tekniğini onun romanlarıyla benimsedi. Gölgede kalan diğer yazıları ise onun ölümünden sonra yayımlanmaya devam etti. Yazarın diğer klasikleri gibi yine İletişim Yayınları tarafından yayımlanan Granit ve Gökkuşağı adlı kitap da Woolf'un zamanında yazmış olduğu ancak sonradan bir araya getirilen yazılardan oluşan önemli bir edebi eleştiri eseri. Kuramsal olmaktan ziyade deneme tadındaki eleştirilerden oluşan kitap, bize Woolf ile ilgili çok önemli bir şeyi hatırlatıyor: Evet, Woolf çok değerli bir yazardı, ama bir o kadar da iyi bir okurdu. Woolf gerçekten de bir kurgu yazarı olarak yerini aldı edebiyat sahnesinde. Eğer bir eleştirmen olarak yeterli ilgiye kavuşsaydı, herhalde bu yazıların bir araya getirilip yayımlanması ölümünden yıllar sonra olmazdı. Granit ve Gökkuşağı'ndaki yazıların değeri, ele alınan konuların, kitapların veya yazarların nasıl ele alındığında gizli aslında. Eleştiri yazılarının içeriği her zaman ilgi çekicidir bir kitap meraklısı için; fakat elinize alıp okumaya başladığınızda içinizdeki merak ve istek yok olabilir. Sizin ilgilendiğiniz bir yazarın eserleriyle ilgili bir eleştiri kitabı, sizin kurduğunuz ilgiyi hiç mercek altına almamış olabilir. İngiliz yazar ise, bir eleştirmen gibi değil de, sadece çok kitap okuyan sıradan biri gibi yazıyor. Yukarıdan bakmadan, mesafe koymadan, samimi bir dil kullanıyor. Kendini eleştirmenlerden ayırdığı ve onları ayrı bir sınıf olarak gördüğü, yazılarında açıkça belli oluyor. Bu yazıların bizim için önemli bir yanı daha var. Genellikle 1920'ler civarında kaleme alınmış bu yazılarda, eleştirel denemenin belki de en temel unsuru olan her zaman güncel olma özelliğiyle karşılaşıyoruz. Woolf'un sorduğu sorular, verdiği örnekler, tartıştığı fikirler ve gündeme getirdiği açılımlar, bugünün yazarının veya eleştirmeninin de dile getirebileceği güncellikte.

ACABA HAYALET ÖYKÜLERİNE NE DERDİ?

Daha kitabın ilk satırlarında şöyle soruyor Virginia Woolf: "Çok sayıda eleştirmen sırtını şimdiki zamana dönüp gözünü sabit bir şekilde geçmişe dikmektedir... Eleştirmenin görevi her zaman geçmişe bakmak mıdır?" Neredeyse yüzyıl önce sorulmuş bir soru, ama bugüne dek eskitemediğimiz, taze bir soru. Eleştirmenin biraz da bugüne, hatta geleceğe bakmak zorunda olduğundan bahsediyor Woolf. Peki kendisi bunu yapabiliyor mu? Zaten bu soruyu sorarak ilk adımı atmış oluyor. Yine de belirtelim; Woolf kendi çağının eserlerini ve yazarlarını, hatta zihniyetini ve felsefi arka planını da etkili bir biçimde eleğinden geçiriyor. Her bir yazı birçok ayrıntıdan, bilgi kırıntısından, örneklerden aynı anda bahsederken, yazıdaki bütünlüklü yapı hiç bozulmadan sonucuna kavuşuyor. Belli ki Woolf yazarken, kendisini de bir elekten geçiriyor ve okura bunu içtenlikle yansıtıyor. Bu yazılarda görülüyor ki Woolf, gotik edebiyatı, doğaüstü unsurları ve hayalet öykülerini ele alıp, özellikle Ann Radcliffe, Henry James ve Horace Walpole gibi yazarları eleştirisinin süzgecinden geçirmeyi belirli aralıklarla sürdürmüş. Dahası, bugün çok ciddiye alınmayan bu türdeki romanlar üzerine yapılmış inceleme kitaplarını da gündeme getirmiş ve sorgulamış. Acaba Virginia Woolf bugün yazmaya devam etseydi, günümüzün doğaüstü edebiyatının en önemli koluna, çok satan vampir romanlarına nasıl bakardı? Acaba herkesin yaptığı gibi edebi türe mi eleştiri getirirdi yoksa nitelikli eleştirinin olmamasından mı yakınırdı?

Granit ve Gökkuşağı Virginia Woolf, Çeviren: İlknur Güzel İletişim Yayınları, 292 s., 21 TL.


kalan karakter 460

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Kitap - Edebiyat Haberleri
Diğer Kitap - Edebiyat Haberleri
Bu kitaplara dikkat!
Uzaklara gitmek isteyenlere...
Pippi ve Ottoline
Klasikleri gözden geçirme zamanı!
Tarihi romanlar büyük bir çıkışta
Felsefenin şakası olur mu?
Türkiye'ye "enerji verenler" kitaplaştı
Mücevher gibi kıymetli
Kitap dünyası
Yaza yakışanlar, SABAH Kitap'ta
Norveçli yazara 'deşifre' cezası
Kitap
'Ayna'nın Güleryüz'ü şiirle yeniden buluştu
Benim tırnak kesmem halkı ne ilgilendirir?
Fethi Naci'ye armağan!
Genç yazarın 'Madalyon'u
Mavi Marmara'da gerçekte ne oldu?
Franz Kafka'nın 'kasası' açılıyor
Tahran, 1915 tehciriyle ilgili kitaba izin vermedi
Dövüş Kulübü'nün yazarından yeni kitap
Kafka'nın gizli eserleri gün ışığına çıkıyor
Romantik bir ara...
İngiliz yazar Singapur'da kitabı yüzünden tutuklandı
Kitap
Sacit Özkanlı'dan bir aşk kitabı
Tanem'in anneannesi hayatını yazdı
Turkuvaz Kitap'tan iki aşk romanı birden
Harvey Pekar, 'sıkıcı' hayatına veda etti
Klasikleri gözden geçirme zamanı
Homeros'un şiiri Bozcaada'da sürüyor
www..com.tr
Facebook’un en iyi gazetesi
SABAH’ı beğen,
son dakika haberlerini kaçırma
facebook.com/Sabah
Son dakika haberlerini
Twitter’ın en iyi gazetesi
Sabah’da takip et
twitter.com/sabah
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol