Polanski, gelemediği basın toplantısında anıldı
İsviçre'de ev hapsinde tutulan Yönetmen Roman Polanski'nin yeni filmi Ghost Writer, Berlin Film Festivali'nde görücüye çıktı
YÖNETMENLER büyük festivallere bizzat gelip filmlerini sunmakla yükümlüdür. Film seçildiği anda bu anlaşma yapılır ve bundan geriye dönüş yoktur. Ama bu yıl Berlin'de bir yönetmenin gelemeyeceği biliniyordu. Hem de çok önceden... Ama gelmemesi, sanki gelmesinden daha büyük ilgi topladı. Gerek filmin basın gösterimi ve galası, gerekse basın toplantısı âdeta adam almadı. Roman Polanski'den söz ediyorum. Polonyalı büyük usta, şu anda İsviçre'de ev hapsinde tutuluyor. Ve Berlin'e gelmek bir yana, her an 'reşit olmayan bir kıza tecavüz' suçundan hapis yatabileceği ABD'ye yollanacağı korkusuyla yaşıyor. Ama tüm bunlar, çok güzel bir gerilim filmi olan The Ghost Writer/Hayalet Yazar'ın Berlin'i ayağa kaldırmasına engel olamadı. Polanski dışında filmin tüm ekibi gelmişti. Perdenin James Bond'larından Pierce Brosnan'ın geçmişte işlediği hatalar yüzünden başı derde giren ve hapse atılma tehlikesi yaşayan eski bir İngiliz başbakanını canlandırdığı filmde, bu kişiliğin ne kadar Tony Blair'i andırdığı konuşuldu. CIA'in filmdeki gibi en kanlı cinayetleri işleyip işlemediği soruldu. Ama en çok Polanski anıldı. Yapımcılardan oyuncularına, senaryo yazarından bestecisine herkes onun ne denli büyük bir sanatçı olduğunu anlattı. Brosnan, onun "Herkese bulaşan enerjisinden" söz ederken; Ewan McGregor, "Filmde başarılıysam, bunun yüzde 50'sini ona borçluyum" dedi. Güzel yıldız Olivia Williams ise "Onunla birlikte çalışmak, insandaki yeteneği katlıyor" diye konuştu. Yapımcıları ise onun uzun süre üzerinde çalıştığı kurgu tam bitmeden, eylül ayı sonlarında gittiği İsviçre'de tutuklandıktan sonra, filmi diğer kurgucuların bitirdiğini, ama yapılan işin bölüm bölüm ona yollanarak onayının alındığını belirtti.
YILMAZ GÜNEY MİSALİ
Toplantıda bulunan biz Türkler ise hiç şaşmadık. Çünkü yıllar önce benzer bir şey de bizim ülkemizde yaşanmıs değil miydi? Çok başka nedenlerle de olsa hapiste bulunan Yılmaz Güney'in yazıp başkalarının çektiği filmler hapishaneye getirilerek sanatçı tarafından izlenmiş ve son şekli verilmiş değil miydi? Ne demişler: Tarih hep tekerrür eder... Biraz şekil değiştirerek de olsa...
YILMAZ GÜNEY MİSALİ
Toplantıda bulunan biz Türkler ise hiç şaşmadık. Çünkü yıllar önce benzer bir şey de bizim ülkemizde yaşanmıs değil miydi? Çok başka nedenlerle de olsa hapiste bulunan Yılmaz Güney'in yazıp başkalarının çektiği filmler hapishaneye getirilerek sanatçı tarafından izlenmiş ve son şekli verilmiş değil miydi? Ne demişler: Tarih hep tekerrür eder... Biraz şekil değiştirerek de olsa...