Para, seks ve şizofreni...

Yüksel Arslan'ın ilk retrospektif sergisini bir hafta olmadan 4 bin 500 kişi gezdi. 500'ün üstünde yapıtın bulunduğu sergide Marx'ın Kapital'i, cinsellik ve insan hastalıkları dikkat çeken öğeler

Katedilmiş yolların dışında da ressam olmadan da resim yapılabilir, ressam olunabilir...' Yüksel Arslan Retrospektifi'nin girişinde, yani santralistanbul'un üçüncü katında ziyaretçileri bu cümle karşılıyor. Bu cümle, Yüksel Arslan'ın çağımızın sıradışı sanatçılarından olduğunun göstergelerinden biri. Hoş o kendini sanatçı olarak tanımlamıyor; "Ben ressam değilim; hatta resim sanatından iğreniyorum. Bende daha çok ozanlık, şairlik var," diyor. Sergiyi dolaşırken Yüksel Arslan'ın kendi ağzından hayat hikâyesini dinliyorsunuz sanki: "24 Temmuz 1933'te, Haliç'in ucunda, İstanbul'un ilçesi Eyüp'te Pierre Loti'nin evinin pek yakınında, fabrikalarla ve dehşet verici mezartaşlarıyla dolu eski mezarlıklarla kuşatılmış Bahariye denilen mahallede doğdum... Mezartaşları arasında oynarken en sevdiğim oyun, taşları yerinden sökerek altındaki her türlü böceği incelemek. İlk cinsellik dersleri: Evde karasineklerin, dışarıda böceklerin, kurbağaların, kedilerin, köpeklerin çiftleşmesini inceliyorum..." Bu mezartaşları, fabrikalar, çiftleşen kedi-köpekler, sonradan onun eserlerinde büyük yer kaplayacak tabii... Ama o yaptıkları eserler için resim kelimesini kullanmayı reddedetmiş biri. Resimlerine, 1962'de art sözcüğüne -ure (literature'den gelen) ekini ekleyerek arture (artür) ismini veriyor. Yüksel Arslan, 1961'de Ferid Edgü'den bir mektup alıyor ve 15 eseriyle birlikte Paris'in yollarını tutuyor. Burada ilk başta pek çok zorluk yaşıyor... "1963 yazında sefalet dönemi geçiriyorum. Hayatımı kazanmak için 'yan iş' kabul etmiyorum. İzmarit topladığım ve günler boyu hiçbir şey yemediğim oluyor..." Arslan, 1970'te kesin olarak Paris'e yerleşiyor ve bir daha Türkiye'ye gelmiyor. Ta ki bu serginin açılışına kadar...

NOT DEFTERLERİ

Oldukça disiplinli bir şekilde çalışan Yüksel Arslan'ın çalışmasının önemli kısmı defterlerine tuttuğu notlarda şekilleniyor. Bazısı biner sayfayı bulan bu not defterlerinin 20 tanesi, mekânın giriş katında sergileniyor. 13 Eylül'de açılan ve 21 Mart 2010'a kadar devam edecek sergiyi, pazar gününden bugüne kadar ise 4 bin 500 ziyaretçi dolaştı. Serginin küratörü Levent Yılmaz, "İlgi yavaş yavaş gelişerek artacak; şimdiye kadar Yüksel Arslan'ı tanımayanlar da ondan haberdar olacak," diyor. Erkek cinsel organlarıyla mezartaşlarının iç içe geçtiği Yüksel Arslan Retrospektifi yazmakla bitmez, gidip gezmelisiniz. Tel: (0212) 311 78 09

kalan karakter 460

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Sergi Haberleri
Diğer Sergi Haberleri
Teneke oyuncaklara yoğun ilgi
Akbank Sanat'ta Nâzım ruhlu sergi
Banksy'nin resmine badanalı müdahale
Elmasın kanla sınavı
Ara Güler'e onur madalyası
Bereket tanrısının 'sanatsal' sürprizi
"Bilgelik Mabetleri: Kütüphaneler"
Havlubayrak ile İstiklâl Caddesi
Emeğin rekorluk çizgileri
Bienale iki günlük 'Mardin açılımı' geldi
İFSAK'ın 50'nci yılına özel 'İz'ler
Nişantaşı'nda bu akşam açılış var
New York Times'tan Güres'e övgü
Jackson portresi sonunda satıldı
Karagöz & Hacivat sergileniyor
New York sanatı İstanbul'a geldi
New York'un tüm çeşitliliği Pera'da
Maykıl yaşlansaydı nasıl biri olacaktı?
Bilgi'den biraradalığa övgü
www..com.tr
Facebook’un en iyi gazetesi
SABAH’ı beğen,
son dakika haberlerini kaçırma
facebook.com/Sabah
Son dakika haberlerini
Twitter’ın en iyi gazetesi
Sabah’da takip et
twitter.com/sabah
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol