İLİŞKİLİ HABERLER
Tarantino'dan sorumsuz bir fantezi
New York Times kompleksinden nasıl kurtuldu
En saf haliyle dehşet

Tarantino'dan sorumsuz bir fantezi

Tarantino'nun Cannes'da dünya galasını yapan filmi, sıcağı sıcağına ülkemizde. Bir kez daha izleyince emin oldum: İlk izlenimlerim kesinlikle doğruymuş. Yani kısacası, bu keyifli, eğlenceli, gırgır bir yeni Tarantino opus'u. Ama aynı biçimde, ciddiye almak, iyi film saymak, ödül verip yılın en iyileri listelerine sokmak da gerekmiyor. Onu olduğu gibi kabul etmek en iyisi. Yani, tıpkı Tarantino'nun kendisi gibi... Has bir sinema tutkunu, gerçek bir eski filmler meraklısı, sanki sinema tarihinin çöplüklerinde dolaşıp kıymeti bilinmemiş olanları bulup çıkaran, biraz büyümemiş bir çocuk yanı taşıyan, sinemaya majör bir sanat değil, gösterişli, hatta görkemli bir oyuncak gibi yaklaşan, sanki daha çok kendisini eğlendirmek için film yapan biri. Bir zenaatkârlıktan zaman zaman sanatçılığa doğru bir köprü kuran... Filmlerinin başkalarını da (hatta çok kişiyi de) eğlendirdiğine ise şüphe yok.

SAVAŞI BİTİRME MİSYONU
Ama geriye ne kalıyor? En azından bu filmden? Bir yandan Nazilerin bu kez Fransa'da yaptıklarına çevrilen kamera, önce kırsal Fransa'da saklı Yahudileri avlayan binbaşı Hans Landa'yı ve bir baskın sırasında kaçıp kurtulan gencecik bir kızı bizlere tanıtıyor. Daha sonra, yine Fransa'daki Naziler'in peşine düşen, hepsi Yahudi ve kırsal ABD kökenli, sanki The Dirty Dozen-12 Kahraman Haydut filmi yöntemleriyle oluşturulmuş sekiz kişilik bir çeteyi tanıyoruz: Yani 'soysuzlar çetesi'ni. Başlarında inanılmaz bir Texas aksanıyla konuşan, boğazında boydan boya bir bıçak yarası taşıyan Brad Pitt'in bulunduğu, her birine 'en az 100 Nazi öldürmek' ve kafa derilerini yüzüp getirmek görevi verilmiş kanlı bir çete! Üç yıl sonra, kaderler Paris'in göbeğinde eski bir sinema salonunda buluşuyor. Naziler, bir savaş kahramanının hayatını anlatan bir filmin galasını burada yapma kararını veriyorlar. Hem de, sıkı durunuz, Göbbels, Göring, Borman ve bizzat Hitler'in katılmasıyla... Alman Nazizminin kaymağı, Paris'te küçücük bir sinemada buluşuyor. Yani yerseniz! Sinemanın sahibi ise o kızdır, yani üç yıl önce Landa'nın elinden kaçıp kurtulan Yahudi kızı. Yanında siyah renkli makinisti ve arkalarında 'soysuzlar'la birlikte, bu küçücük ekip tüm Nazi büyüklerini temizleyip savaşı bitirme misyonunu yükleniyor. Ve bilin bakalım ne oluyor? Tarantino, dediğim gibi, yine aynı. Görkemli bir müzikle açılıyor film. Ama özgün değil, Dimitri Tiomkin'in Alamo Fedaileri için yaptığı ünlü müzik. Film boyunca bu eski filmlerden çalıp-çırpma merakı kadar, yönetmenin sinefilliğini ispat çabası da sürüp gidiyor. Kimi Ennio Morricone besteleri, yer yer rölanti (yavaşlatılmış) sahnelerin de katılmasıyla, bu 1940'lar Fransası savaş öyküsüne bir Sergio Leone havası katıyor. Leone, yani Tarantino'nun gözde sinemacısı... Hikâyenin İngiliz subayı, bir film eleştirmeni çıkıyor! Hitler'in tanıtma bakanı Göbbels'in sinema merakı, bir tartışmaya yol açıyor: O Alman sinemasının Louis B. Mayer'i midir, yoksa David O'Selznick'i midir diye! Sinema salonu vesilesiyle Tarantino, dönemin sinemacılarını anıyor: Clouzot, Clair, Riefenstahl, vs. Ve filmin âşıkların birbirini vurduğu finali, Vidor'un Kanlı Aşk'ına ve Huston'un ondan esinlenen Prizzi'lerin Onuru'na sanki şapka çıkarıyor!

GEVEZE VE TÖRENSEL
Yönetmen bizlere yine ustalıkla oluşturulmuş 'parçalar' veya sekanslar sunuyor. Baştaki ilk Nazi avı kadar, lokantada geçen ve silahların konuşmasıyla biten bölüm de çok sinemasal. Ama, aynı ölçüde geveze ve törensel. Yönetmenin mekânı kavrayışı, kamera hareketleriyle karakterleri adeta sarıp sarmalayışı mükemmel. Ama bu sinemasal dinamizm, sanki gerçeği aşan ve giderek gerçekçiliğe meydan okuyan bir konuşma şehvetine yol açıyor: Bir tür gevezelik, giderek boşboğazlık duygusu uyandıran... Her kahramanın kendi diliyle konuşması ise ilginç bir tutum. Tarantino'nun aksiyon veya gangsterlik öykülerinde, yani tipik Amerikan bir çevrede, sinemasal özellikleri pek göze batmıyordu. Ama burada, yakın tarihin en büyük faciası, tüm dünyayı kana bulamış bir savaş ve soykırım söz konusu. O açıdan, o ABD'den ithal edilmiş kafa yüzme yöntemleri, o ağır Amerikan aksanları ve de o eğlendirme pahasına çok iyi bilinen olayları deforme etme çabası geri tepiyor. Ve filmi en hafif deyimiyle sorumsuz bir çıkış haline getiriyor. Hele sonunda Nazilerin takım halinde uğradıkları katliam, sanki bir Yahudinin elinden çıkmış bir tür 'wishful thinking- keşke öyle olsaydı' etkisi yapıyor. Sivri dilli Amerikan (kadın) eleştirmeni Pauline Kael, 30 küsur yıl önce, John Schlesinger'in ünlü Marathon Man filmi için "Bir Yahudi intikam fantezisi" diye yazmıştı. Benzer bir şey bu film için de söylenebilir. Pauline Kael artık yok, ama umarım çağdaş ABD'de iz sürücüleri vardır.

SOYSUZLAR ÇETESİ **
(Inglourious Bastards) Yönetim ve senaryo: Quentin Tarantino Görüntü: Robert Richardson Oyuncular: Brad Pitt, Christoph Waltz, Melanie Laurent, Diane Kruger, Michael Fassbender, Eli Roth, Til Schweiger, Daniel Brühl, Sylvester Groth, Martin Wuttke, Jacky Ido, Mike Myers/ Amerikan filmi.
Yazarın Önceki Yazıları
Mazoşistler için matem töreni ( 15.08.2009 )
Çevreci ve yeşilci bir canlandırma örneği ( 08.08.2009 )
Çocukların katil olduğu bir korku filmi ( 01.08.2009 )
Aşkın saati geç vakitte de çalar ( 18.07.2009 )
Bir zamanlar ABD'de, gangsterler çağında... ( 11.07.2009 )
Çıkışı olmayan bir hapishane ( 04.07.2009 )
Ah, yeniden genç olabilseydik! ( 20.06.2009 )
Evrensel teröre Amerikan bakışı ( 13.06.2009 )
Makinelerle savaş ( 06.06.2009 )
Göçmenler çağının gerçek dostları ( 30.05.2009 )

kalan karakter 460

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Sinema Haberleri
www..com.tr
Facebook’un en iyi gazetesi
SABAH’ı beğen,
son dakika haberlerini kaçırma
facebook.com/Sabah
Son dakika haberlerini
Twitter’ın en iyi gazetesi
Sabah’da takip et
twitter.com/sabah
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol