İLİŞKİLİ HABERLER
Filmi kronometreye baka baka çektik
Fazlasıyla anımsatıyor

Filmi kronometreye baka baka çektik

  • 06.06.2010

Oyuncu Caner Özyurtlu ile ağabeyi Alper Özyurtlu'nun yazıp yönettiği 'Ev', kendisine BBG evlerini fon seçiyor. İki kardeş, film gerçek zamanlı olsun diye kronometreyle çalıştıklarını söylüyor

Hemen her yerin kameralarla donatıldığı bir evde, birbirini hiç tanımayan insanların, para ödülünü kazanmak için kapalı kaldıkları şov programlarını hatırlarsınız... Caner ve Alper Özyurtlu kardeşlerin yazıp yönettikleri ilk sinema filmleri 'Ev', işte böyle bir yarışmada yaşanan gerilimli bir hikayeyi anlatıyor. 'Biri Bizi Gözetliyor' yarışması sürerken; silahlı bir adamın eve girip, bu 'sıkıcı' programı daha 'eğlenceli' hale getirmek için çıkışlara bomba yerleştirip yarışmacıları rehin almasıyla gelişen olayları konu eden filmde Deniz Celiloğlu, Gülçin Santırcıoğlu, Ahmet Saraçoğlu ve Kerem Atabeyoğlu rol alıyor. Alper ve Caner Özyurtlu, Sinema dergisinin sorularını yanıtladı.

OYUNU BİTİREN ÖNEMLİ
Filminiz, bir BBG evinde geçiyor. Niyetiniz neydi?
Alper Özyurtlu: BBG uzun zamandır yok ama yayınlandığında bütün ülkeleri meşgul etmişti. BBG tek başına ortadan kalkmış olsa da, onun yarattığı programcılık anlayışı günümüzde hâlâ devam ediyor. Belli insanların hayatlarını gözetleme fikrinin bu kadar yaygın olarak televizyonculuğun içine girdiği ilk programdı büyük ihtimalle. Özellikle şunu söylemek istiyorum; filmde eleştiri kısmı var ama temelde bizim istediğimiz; bir sinema filmi yapmaktı, bir gerilim filmi çekmekti.
Filminizin cümlesi ne peki, ne anlatmak istediniz?
Caner Özyurtlu: Filmin afişinde de yazan şey; 'Oyunu kimin başlattığı değil, kimin bitirdiği önemlidir.' Ama biz de buna nokta koyuyoruz iddiasında değiliz tabii, bu içeri giren adamın iddiası. O yüzden de filmin iddiası, adamınkiyle örtüşebilir belki. Biz aslında basının bu filmi bir sosyal sorumluluk projesi gibi sunmasını sevmedik.
A.Ö.: Film bir psikolojik gerilim ve bizim derdimiz burada en temelinde medya değil. Bizim asıl derdimiz insan karakterleri üzerinden gitmekti. Bunları izleyen insanlar ve içerideki insanlar arasındaki temel ilişkiden çıkan bir şeydi aslında derdimiz. Gerçekten kafamızı kurcalayan sorulara cevap aradık ve bununla ilgili bir senaryo yazdık aslında.
Diyaloglar çok canlı. Senaryo mu böyleydi, yoksa doğaçlama var mı?
C.Ö.: Biz yazdık hepsini. Özellikle sesçi ve görüntü yönetmeni başta olmak üzere, bütün teknik ekiple verdiğimiz kavga oydu. Her şeyiyle BBG evini, -o kirlilikte, o gerçeklikte, o çirkinlikte- istiyorduk. Oyunculara da "Bir şey söylerken diğerinin susmasını bekleme, direkt gir üstüne" dedik. Görüntü yönetmeni de fluya düşsün, yakalayamasın, -çoğu repliği filmde yakalayamıyoruz- gerçek bir canlı yayında ne oluyorsa öyle çeksin istedik. Sesler patlasın, kirlensin. Gerçek zamanlı çektik, çünkü başka türlü gerçekliği yakalamak imkansız olurdu.
A.Ö.: 'Aman hata yapmayalım' demedik, denemek istedik. Öncelikle, 'Bakalım bu yarattığımız gerçekliği yakalayabilecek miyiz?'den yola çıktık.
Yönetmenliği nasıl paylaştınız?
A.Ö.: Herhangi bir rol ya da görev dağılımımız yok aramızda. Kararları beraber veriyoruz.
C.Ö.: Genelde hep aynı cümle çıkıyor ağzımızdan. Senaryoyu beraber yazdığımız için, oyuncular bir şey sorduğunda aynı anda aynı cevabı veriyorduk. 'Matrix'deki ikizler gibiydik. (Gülüyor).
A.Ö.: BBG evini BBG evi gibi çektik bu filmde, içeride oyuncuların hiçbiri ışık ve kamera görmediler. Aynaların arkasında altı tane kamera vardı ve biz buna ne zaman karar verdiğimizi hatırlamıyoruz.
BBG evi çeker gibi çekmek size teknik anlamda belli bir kolaylık sağladı mı?
A.Ö.: Sağladığı kolaylıklar da var zorluklar da... Sağladığı kolaylıklardan biri, kamerayı yerleştirip ona göre bir mizansen yaratmadık mesela. Zor tarafı da bunun gerçekten bir tiyatro oyunu gibi başından sonuna kadar çıkarılma süreciydi. Tek mekanda geçmesine rağmen tek mekan klostrofobisini çok yaratmadan aksiyonu da içine katmalıydık. Bunu provalarla aştık.
C.Ö.: İki haftalık provalarda filmi bitirdik aslında, çekime girerken başından sonuna sahnede oynanabilecek haldeydi.
GERÇEK ZAMANLI OLDU
Sizi en çok zorlayan noktalar neydi?
A.Ö.: Bıçak sırtı bir işti; herkes en başından beri, özellikle oyuncular çok heyecanlıydı; daha senaryoyu gönderdiğimiz ilk anlardan beri,"Biz bu projenin içinde yer almak istiyoruz" dediler ama bir taraftan da korkuyorlardı. Biz de korkuyorduk. Kötü çekilseydi iğrenç olabilirdi.
C.Ö.: Bir de gerçek zamanlı çektik, hiç zaman atlatamadık mesela. BBG evinde çektiğimiz görüntüleri her gece kurguladık ve reji odasındaki monitörlere verdik.
A.Ö.: Kronometreyle çalıştık, gerçekten zamanlar tutuyor mu diye. Daha sonra çekilen her şey günlük olarak sabahlara kadar kurgulandı ve reji odasındaki monitörlere verildi. BBG evi seti çekilirken, reji odasındaki insanları da özellikle çok fazla getirmedik sete. Onlar gerçekten reji odasındaki monitörlerden gördüler her şeyi, dolayısıyla onlar için de ilginç bir deneyimdi. Biz şunu istiyoruz: Sanki bu olay olmuş ama televizyonlarda yayınlanmamış, biz birkaç yıl sonra bunların kasetlerini bulmuşuz, kurgulamışız ve belgesel haline getirmişiz. İzleyici bu tarz bir hisle ayrılsın sinemadan istiyoruz.

kalan karakter 460

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Sinema Haberleri
Diğer Sinema Haberleri
Altın Koza Film Festivali ertelendi!
New York sıcağı tüm ekibi bunalttı
Korku filmlerinde Kuran-ı Kerim modası
Geceyarısı Ekspresi ilk onda
Kısa film ödülü Fransız yönetmene
Ünlü oyuncu Dennis Hopper yaşamını yitirdi
Sinema
İzleyiciden yana 'bahtı kara' bir film
Kiarostami'nin filmi ülkesinde yasaklanacak
Laçin'den iki film birden
Vizyona girenler
Bazen konuşmak daha zordur
'Romantik komedi'ye devam
Al Pacino ile De Niro bir arada
İndim maden ocaklarına!
Troia Film Festivali eylül ayında yapılacak!
Bir sinemacının 'iktidarla' imtihanı
Emek'in yıkımına yargı 'dur' dedi
Hem musluk tamircisi hem kağıt toplayıcısı
Sevişme değil tedavi sahnesiydi...
'İstanbul'a tekrar gelmek isterim'
Yanlış anonsu diline doladı
Cannes'ın tercihi genç sinemacılar!
Cannes'da 'bahisler açıldı'
Çizgi kahramanlar belgesel oluyor
Taner Birsel'e Monaco'dan ödül
Macaristan'da 'ifakat'a büyük ilgi
'Peşpeşe' romantik komedide oynadı
Cannes'da politika zamanı!
Monaco'da 'En İyi Oyuncu' seçildi
www..com.tr
Facebook’un en iyi gazetesi
SABAH’ı beğen,
son dakika haberlerini kaçırma
facebook.com/Sabah
Son dakika haberlerini
Twitter’ın en iyi gazetesi
Sabah’da takip et
twitter.com/sabah
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol