ARKADAŞINA GÖNDER 'Neden Yüksek Sadakat' diye artık sormayın bize!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Neden Yüksek Sadakat' diye artık sormayın bize!

Üçüncü albümlerini 2010 yılının mart ayında çıkarmaya hazırlanan Yüksek Sadakat grubu, davulcusunu ve solistini değiştirmesine rağmen yoluna başarıyla devam ediyor. Grup, değişimini GÜNAYDIN'a anlattı

Gruplarının ismini taşıyan ilk albümüyle büyük bir hayran kitlesi edinen 'Yüksek Sadakat', 'Katil ve Maktül' isimli ikinci albümle de müzikteki başarısının geçici olmadığını kanıtladı. Şimdi harıl harıl martta çıkaracakları üçüncü albüme hazırlanan ünlü gruptan, önce solist Cemil Demirbakan, ardından da davulcu Deniz Alemdar ayrıldı. Alpay Şalt ve Kenan Vural'la yoluna devam eden grup, GÜNAYDIN'a konuştu.

HENÜZ MARKA DEĞİLİZ
Bu yılki konserlerde dinleyici topluluğu nasıldı? Kabullenebildiler mi yeni solisti ve davulcuyu?
Kutlu Özmakinacı: Gayet iyiydi. Türkiye'nin dört bir yanına gidip, konserler verdik. Konserlerin kalabalık geçmesini ve halkın bu ilgiyi göstermesini ben solistimizi de kabul etmelerine bağlıyorum.

Peki markalaştı mı Yüksek Sadakat?
K.Ö.: Markalaşacak kadar profesyonel değiliz hala... Ama ikinci albümün başarısı bazı şeylerin tesadüf olmadığını insanlara gösterdi gibi geliyor bana. Markalaşma dediğiniz kavramın arkasında insanlara kaliteli bir standart verebilme becerisi yatıyor. O anlamda da iki albümü arka arkaya koyduğunuzda; evet, böyle bir standart yakalandı. Bu da bir marka olma anlamına gelebilir. Alpay Şalt: Müziğin nasıl sunulduğu da burada çok önemlidir. Biz bu konuda menajerlik firmamıza da basın danışmanımıza da çok güveniyoruz. Çok güçlü bir web sitemiz var. İnsanlar girdikleri anda bizimle ilgili bütün detayları öğrenebiliyor. Bu da güçlü, güvenilir ve kalıcılığı olan bir grup olarak algılanmamızı sağlıyor.

Siz yeni başlayan iki elemansınız; ne umuyordunuz ne buldunuz?
A.Ş.: 'Yüksek Sadakat'a parçalarını ve grubu sevdiğim, onlarla çalmak istediğim için girdim. Şu an çok rahatım. Kendimi hep bu gruptaymışım gibi hissediyorm. Herhalde bunun da sebebi kafa yapılarımızın aynı olması... Kenan Vural: Alpay'ın söylediklerine katılıyorum. Zaten bu grupla müzik yapma isteğim olmasa yapmazdım. Neticede olay kendi içinde 1- 0 önde başlıyor. Serkan Özgen: İlk büyük konser çok güzeldi mesela.. K.V.: Bir kere çok kalabalıktı izleyicisi çok iyidi, Pinhani vardı. Herkesin gözü bizim üstümüzdeydi. Çünkü elemanlar değiştikten sonra bizim ilk konserimizdi.

ŞARKILARIMIZ HAZIR
Sizi tedirgin etti mi? Sonuçta ortada değişmiş bir solist var.
K.V.: Hayır etmedi, ben şarkı söyleyebildiğim için önde duruyorum o kadar. Aslında ortada duruyorum, yaptığınız işler iyiyse kendinize güveniyorsanız bu tip şeyler hissetmiyorsunuz. İlk konser aslında ilk genel prova demektir.


Peki size genel anlamda gelen tepkiler nasıl?
K.Ö.: Çok yadırgansaydı grubun dinlenip, dinlenmemesinden belli olurdu. Ama öyle bir şey olmadı. Tam tersi biz grafiğimizi yükselterek gittik. O da kimyamızın çok iyi tuttuğunu, insanların şarkıları dinlemekten zevk aldığını gösteriyor.

Peki üçüncü albüm ne durumda, şarkılar hazır mı?
K.Ö.:
Şarkılar büyük oranda paketlendi ama ne zaman gelir onu bilmiyoruz, bizim amacımız albümü 2010'nun martına yetiştirmek onun için çalışmalara başladık. Mümkün olan en iyi şekilde en geniş zamana bırakarak üzerinde düşünerek taşınarak, havasını içimizde hissederek yapacağımız bir albüm çalışması olsun istiyoruz.

Sürpriz var mı, cover düşünüyor musunuz?
K.Ö.:
Birkaç sürpriz olacak cover olmasa bile insanların ilgisini çekecek bir şeyler olacak.

Sizi en çok sıkan soru ne?
Grup:
'Neden Yüksek Sadakat?' (Hep birlikte)

DİN HAYATIMIZDA ÇOK BELİRLEYİCİ BİR UNSURDUR
Sizi diğer Türk gruplarından ayıran en önemli şey şarkı sözlerinde dini öğelere yer vermeniz, bunun nedeni 'bu topraklarda yaşıyorum' bilincinden doğan bir strateji mi yoksa inancınızla mı alakalı?
K.Ö.:
Şarkı sözlerinde dinle ilgili unsurlar var. Ben bunu çok basit bir mantıkla açıklıyorum ki, din hayatımızın ayrılmaz bir parçası, inansanız da inanmasanız da... Benim yazdığım sözlerde inanmak ve inanmamakla ilgili çok da ipucu yoktur. O sözler iki tarafa da yakın olabilir, asıl önemli olan unsur olarak dini görmezden gelmemek... Din hayatımızda çok belirleyici bir unsur.

APOLİTİK DEĞİLİZ!
Yüksek Sadakat apolitik bir grup mu?
Kutlu Özmakinacı:
Bu soruya hayır diyemeyiz ama kavramlar olmalı ki; insanlar anlaşabilmeliler. Bizim yaptığımız şey, bize sorulmadığı sürece fikrimizi söylemek için çok hevesli olmamamız galiba. Bize sorulursa söyleriz ama hangi dünya görüşüne hangi felsefeye gönderme yapıldığını okur-yazar herkes görebilir şarkılarımızda. O yüzden apolitik değiliz ama şuna inanıyoruz politik bir söylem sizi değerli kılmaz. Sizi değerli kılan ne söylediğinizden daha çok nasıl söylediğinizdir. Bu çok fark ettiriyor bunu da insanlar çok karıştırıyorlar.

GİTARA DOKUNMADI
Baba olmanın müziğe nasıl bir etkisi var?
K.Ö.:
Benim kızım Yüksek Sadakat'ten önce doğdu. Ben ondan önce de yazdım sonra da yazdım, sanki biraz değişti sözler, ilk zaman yazdığım şarkılar ve şimdikilerden farklı.

Kızınız kaç yaşında, hayranlarınızdan mı?
K.Ö.:
10 yaşında, fan gibi bir hayranlığı yok, o daha az önemseyerek, kendisinin bir parçası olarak görüyor grubu. Bizi kendisine yakın görüyor, gurur duyuyor daha çok...

Müziğe ilgisi nasıl?
K.Ö.:
Ben hiç yönlendirmem, 'ben müzisyen olmak istiyorum' diyor, gitar aldım ama hiç dokunmadı.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.