Biz 'Fetih'i geçebiliriz

Giriş Tarihi: 12.1.2013

Zengin oyuncu kadrosu ve 12 milyon dolarlık bütçesiyle dikkat çeken 'Karaoğlan' filminin başrol oyuncuları Volkan Keskin ile Hakan Karahan: Bu, Türkiye'de şimdiye dek çekilmiş en pahalı film. 40 yıl öncesinin Kartal Tibet'li 'Karaoğlan'ıyla kıyaslanmasına imkan yok!

Suat Yalaz'ın efsanevi çizgi karakteri 'Karaoğlan'ın sinema uyarlaması dün izleyiciyle buluştu. Yönetmenliğini Kudret Sabancı'nın yaptığı filmde; 'Karaoğlan'ı canlandıran Volkan Keskin ile babası 'Baybora'yı oynayan Hakan Karahan, GÜNAYDIN'ın sorularını yanıtladı. İkili; bu dev bütçeli filmin; 6.5 milyon kişi tarafından izlenen 'Fetih 1453'ün rekorunu kırabileceğini iddia etti.
Bu filmde yer almaya nasıl karar verdiniz?
VOLKAN KESKİN: '
Karaoğlan'ın filme çekileceğini duymuştum ama aklıma hiç 'Karaoğlan'ı oynayacağım gelmemişti. Kudret Sabancı ile karşılaştığımızda, bana bir dönem filmi çekeceğini söyledi. "Rol ne olursa olsun, ben bu filmde oynamak istiyorum" dedim. Daha sonra "Karaoğlan' sensin" diye beni aradılar. Milli Piyango'dan para çıkmış gibi sevindim. Mutluluktan 15 gün uyuyamadım!
HAKAN KARAHAN: Hem çocukluğumda, hem de gençliğimde okuduğum ve çok hakim olduğum bir eser 'Karaoğlan'. Suat Yalaz zaten 1960'larda çizmeye başlamış, ben de 1960 doğumluyum. 'Baybora' rolünü mest olarak kabul ettim! Sonra da beni kampa aldılar.

GÜNDE ALTI SAT ATA BİNDİM

Hazırlık süreci nasıldı?
H.K.:
Kemerburgaz'da dövüş ve kılıç kullanma dersleri aldım. Beni asıl zorlayan şey; ata binmek oldu. Ata binmeyi hiç bilmiyordum ve korkuyordum. Usta bir eğitmen olan Janbi Ceylan'dan iki ay boyunca, günde altı saat binicilik dersi aldım. Gebze sırtlarında, dağlarda dört nala at bindik. Başta zorlandım ama sonra çok keyif aldım. Birkaç kez düşüp kaburgamı kırmama rağmen halen Volkan'la at binmeye gidiyoruz.
V.K.: Ben ata binmeyi ve kılıç kullanmayı bildiğim için çok zorlanmadım ve hemen adapte oldum. Öte yandan; ben de sıkı bir eğitime girdim. Çalışmalar sonunda altı kilo verdim; iyi de oldu.
Hayvanlarla çalışırken zorlandınız mı?
V.K.:
Normalde hayvanlarla çalışmak dezavantajdır ama biz onu avantaja çevirdik. Atlı sporlarda, atın nabzına göre kendi nabzını ayarlaman lazım. Biz saatlerce atın dinlenmesini bekledik. Filmde 'Kestane' isimli bir maymunumuz da vardı.
Filmde atların düşüp yuvarlandığı sahneler var...
V.K.:
Film için yurt dışından 10, yurt içinden de 80 at getirildi. Benim atım 'Yağmur', Hollanda'dan getirilen bir at ve çok özel bir tür. Zaten her atın iki bakıcısı vardı. Hiç kötü bir şey yaşamadık.
H.K.: O yuvarlanan atlar profesyonel. Çekimlerde her at düşmüyor; sadece beş at var düşme sahnelerinde kullanılan. Onlar da düşme sahneleri için özel olarak eğitilmiş. Onları düşürenler de profesyonel. Atlar yere yuvarlandıklarında mutlaka ödül alıyor; havuç, elma, şeker gibi... Atlar da bedavaya düşmüyor yani...

GİŞEDE 'FETİH 1453'Ü GEÇERİZ
Filminizin önceki yıllarda çekilmiş 'Karaoğlan' filmleriyle kıyaslanacağını düşünüyor musunuz?
H.K.:
Kıyaslama yapılmasına imkan yok. Benim hatırladığım; Danyal Topatan, Reha Yurdakul ve Kartal Tibet'li 'Karaoğlan' filminin üzerinden 40 yıl geçmiş. Bu film; Türkiye'nin bugüne kadar çekilmiş en yüksek bütçeli filmi. Dolayısıyla bu bütçeyle çekilen bir filmle, 40 yıllık bir filmi mukayese etmek çok anlamsız olur.
Filmin gişesiyle ilgili büyük beklentiniz var mı?
H.K.:
Benim var. Biz sporcu olarak hedefini en üst yere koymaya alışık insanlarız. Bu filmin 'Fetih 1453'ün rekorunu kırmasını isterim. O filmi geçmememiz için hiçbir sebep görmüyorum. Türünün en yüksek bütçeli, en güzel çekilmiş yapımı bu. İçinde milliyetçilik de olan bir kahramanlık filmi... Yaş sınırı da olmadığı için 'Fetih 1453'ü geçme potansiyelinin çok yüksek olduğunu düşünüyorum.

TARİH DERSİ GİBİ
Bu yapım, diğer 'Karaoğlan' filmlerinden hangi yönüyle ayrılıyor sizce?
H.K.:
Film tarih dersiyle başlıyor aslında. 1238'de Moğollar, Anadolu topraklarını istila etmek için harekete geçiyor. Diğer Türk beylikleri de buna izin vermemek için birleşiyor.
Filmde baba-oğulu oynamak nasıldı?
H.K.
: Baba-oğul olarak onlarca savaştan sağ çıkmışız, dolayısıyla hayatta korktuğumuz hiçbir şey yok. Her türlü tehlikeyi gülümseyerek karşılıyoruz. Bunun için, izleyiciler büyük bir karakter oyunculuğu değil büyük bir kahraman oyunculuğu beklemeli bu filmden. Ayrıca Volkan'la çok iyi anlaşıyoruz.

TABİ Kİ ATTIĞIMIZI VURACAĞIZ!
Filmde gerçekçilik ve inandırıcılık unsurunu seyirciye ne kadar geçirebildiğinizi düşünüyorsunuz?
V.K.:
Savaş ve dövüş sahnelerinde Cüneyt Arkın'ın filmlerindeki gibi bir kişinin 10 kişiyi devirdiği bir sahne olmadı. Tamamen gerçekçi yaklaştık.
H.K.:
Filmin içindeki gerçeklik unsuru, 'Karayip Korsanları' filmindeki gerçeklik gibi olmalı. Tabii ki içinde hayatı ve düşmanı ciddiye almayan, alaycı, kabadayı tavırlar olacak. Tabii ki her attığımızı vuracağız, bir abartı olmalı. Sonuçta biz 7'den 70'e izlenecek bir macera filmi yaptık. "Bu kadar da olmaz" diyeceğiniz sahneler de var bu filmde. Bunlar 'Karaoğlan' çizgi romanlarının içinde olan şeyler.

ARKADAŞINA GÖNDER
Biz 'Fetih'i geçebiliriz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz