X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bana piyanist değil iyi yorumcu deyin
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bana piyanist değil iyi yorumcu deyin

  • Giriş Tarihi: 18.1.2013

'Şöhret Dediğin' isimli kitapta hayatını anlatan ünlü sanatçı Ferdi Özbeğen: Hiçbirimiz Fazıl Say değiliz. Bana piyanist değil, iyi yorumcu denilmesini isterim

Yarım asırlık müzik kariyerine 30 albüm ve 400 şarkılık bir repertuvar sığdıran Ferdi Özbeğen'in hayatını anlatan 'Şöhret Dediğin' isimli kitap; Alfa Yayınları'ndan çıktı. Gazeteci Ali Rıza Türker tarafından kaleme alınan kitapta, Özbeğen müzikle geçen yıllarını ve özel hayatına dair bilinmeyenleri kendi ağzından anlattı. İşte, kitaptan en dikkat çekici satırbaşları:
Hiçbirimiz Fazıl Say değiliz ama yarattığımız iş gücü; keşfettiğimiz müziğin ciddi bir ekonomik geri dönüşüdür. Ben ve piyanist arkadaşlarım; işletme patronundan, onbinlerce garson, komi, aşçı ve bulaşıkçıya kadar herkese para kazandırdık. Bunları düşündükçe, "Bu kadar insanın ekmek yemesine vesile olmuşum. Ne mutlu bana!' diyorum.

TÜRKİYE'DE BİR İLKİM
Kendisini öven insanlardan nefret ederim ama içtenlikle belirtmeliyim ki; bana piyanist denmesinden çok, 'iyi yorumcu' denmesini arzu ederim. Çünkü Fazıl Say gibi çalamıyorsan, "Piyanistim" diye gezemezsin ortada.
Müziğimin öncülüğünü kovboy salonlarındaki klavyeciler başlattı. Türkiye'de 'eğlendirici piyanist' kavramını ilk kez ben yarattım. İlk elektronik klavyeyi de bu ülkeye ben getirdim. Babam da Türkiye'ye ilk özel otomobili getirmiş adamdır. Benim otomobil merakım da ondan geçmiştir.

DELİLER GİBİ ARABA ALDIM
Kazandığım paraların büyük kısmını, deliler gibi otomobil değiştirmeye harcadım. Şimdi bakıyorum; çoğu genç sanatçının da otomobil merakı var. Otomobil deliliği farklı bir şey. Meşhur olduktan sonra imkanlarımı otomobil alıp satmaya kullanmasaydım daha iyi olurdum. Geleceğimi düşünmeden arabalara büyük paralar harcadım.
2001 yılıydı. Bodrum'dan İstanbul'a döndüm. Eski dostum dişçi Sadık Yazıcı'ya gittim. Dişlerimi yaptırırken, bir kan tahlili de yaptırdım. Her şey normaldi ama PSA 10 çıkmıştı. Bana bir üroloğa görünmemi tavsiye ettiler. İlk muayeneden sonra hemen biyopsi yapılmasını tavsiye ettiler. Çıkan sonuç üzücüydü. Kanser, prostatta 15 noktaya yerleşmişti. Yıllardır tedavi oluyorum.
Kanser psikolojik bir hastalıktır. Siz ne kadar müspet ve vurdumduymaz olursanız, tedaviye o kadar yardımcı olursunuz. Hayatı bu psikolojiyle devam ettirmek zorundasınız. "Benim hiçbir şeyim yok, sağlamım. Daha iyi olacağım" demeniz gerekiyor.

ONUN ARKADAŞIYIM DİYE ÇOK HAVA ATTIM!
Kitapta;
Ümit Besen, Coşkun Sabah, Şebnem Bozoklu, Nükhet Duru gibi isimlerin Ferdi Özbeğen'le anılarını anlattığı bir bölüm de bulunuyor.
Şebnem Bozoklu: 2010 yazında Bodrum'daydım. Ferdi Özbeğen beni arayıp "Saat 20.00'de hazır ol" dedi. 20.05'te beni üstü açık retro bir arabayla aldı ve "Hoşgeldiniz prensesim" dedi. Beni Bodrum'da güneş batana kadar dolaştırdı.
Coşkun Sabah: İlk sahne aylarımda çalıştığım lokalin dolup taşması beni Ferdi'yle rakip duruma getirmişti. Şimdi böyle bir rekabet olsa, birbirlerinin gözünü oyacak duruma gelirler. Oysa ki, biz dosttuk. Annemin cenazesini bile Ferdi ile birlikte aldık.
Nükhet Duru: Pek kişi bilmez, Ferdi'nin olağanüstü bir espri yeteneği vardır, beni çok güldürür.
Fedon: Şarkıcılığa başlamadan önce koyu bir Ferdi Özbeğen hayranıydım. Kendisiyle tanışıp yakın olduktan sonra, Ferdi Özbeğen'in arkadaşı olarak herkese ne kadar çok hava attım, anlatamam!

TARKAN: ŞÖHRET GİRDAP GİBİDİR
Ünlü isimler, kitapta şöhret kavramının kendileri için anlamını da yorumladı. O isimlerden biri olan Megastar Tarkan, şöhreti şöyle anlattı: "Şöhret, zorlu bir yolculuk. Onun tuzaklarına rağmen kendin olabiliyorsan doğru yoldasın. Yoksa bir girdap gibidir şöhret, seni içine çeker."

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.