X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Diyet diye diye milleti psikopat ettik!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Diyet diye diye milleti psikopat ettik!

  • Giriş Tarihi: 20.1.2013

Prof. Dr. Bingür Sönmez, bugüne kadar 13 binin üzerinde kalp ameliyatı yaptı. Konu sağlık olunca ülkede kapısı çalınan ilk isim o. Peki, kendi durumu nasıl; şekeri, kolesterolü var mı? Kalbimizi emanet ettiğimiz adam, check-up restimizi "Varım!" diyerek gördü...

Aman tereyağı yemeyecekmişiz... Yumurta da zararlıymış... Tatlı kötü, tuzlu kötü; şeker desen zaten evlerden ırak... Bol bol sebze tüketilmeliymiş... Günde üç öğün zararlıymış; en iyisi beş diyorlar... Brokoliyi mutfağından eksik etmeyecekmişsin... Yok yok, tereyağı zararsızmış; en güzeli dedelerimiz gibi beslenmekmiş zaten... Yumurtadan da özür dilediler; gelsin menemenler... 'Her şeyden azar azar yedikten sonra bir sorun yok' dediler... Sebze iyiymiş de et de yemek lazımmış... Brokolinin de fazlası zararmış; kanser yapıyor diyenler bile var... Aklınız karıştı değil mi? Yardım edeyim. Son yıllarda beslenme ile ilgili yaşadığımızın kısa bir özeti bu. Onlarca uzman, her biri kendi bildiğine göre bir yaşam şekli sunuyor. Birinin 'Bol bol tüketin' dediğine diğeri 'Aman yaklaşmayın!' diyebiliyor mesela. Ama başlıktan da anlayabileceğiniz gibi ülkenin en ünlü kalp damar cerrahı, kalbi çarpanın soluğu kapısında aldığı Prof. Dr Bingür Sönmez; hem nalına vuruyor, hem mıhına! Ve o her zaman merak edilen 'Doktorlar, bize yemeyin, içmeyin diyorlar da bakalım kendileri yapıyorlar mı?' sorusunun cevabını vermek için bu sayfalara konuk oluyor. Kalp sağlığıyla ilgili medyanın en güvenilir kaynağı olan Bingür Sönmez'i sizler için kalp testine sokuyorum. Bakalım, yıllarca "Onu yemeyin, bunu yemeyin" derken; kendisi tenhada, kızgın mangaldan serin ayranlara koşmuş mu?

Hocam bakıp bakıp içinizin gittiği ama mesleğinizden dolayı yiyemediğiniz şeyler mutlaka vardır. Yok mudur?
Beslenme konusunda insanları psikopat yaptık. Ne yiyip ne yemeyeceğimizle ilgili sihirli bir formül yok maalesef. İnsanlar sihirli bir besin ismi vermemizi bekliyor. Misal, "Kaf Dağı'nın arkasında bir ot var, ölmez otu; onu yersen tamamdır" dememizi bekliyorlar. Gılgamış'tan bu yana ölmez otunu arıyoruz ama ölmez otu diye bir şey yok. İnsanlar sadece sağlıklı beslenerek sağlıklı olabileceklerini zannediyor; bu mümkün değil. Çok faktörlü bir durumdan bahsediyoruz. Spor yapacaksın, sağlıklı besleneceksin, düzenli yaşayacaksın, kilo almayacaksın, stresten uzak duracaksın… Tüm bunları yapabiliyorsan, sağlıklısın. Ee tabii benim de yemek isteyip de kendimi frenlediğim şeyler var. Bazılarında da frenleyemiyorum maalesef. Sonuçta ben de insanım; doktor da olsam, bazı zevklerden vazgeçmek kolay olmuyor.

SAÇMALIK!

Onlarca diyet var ortada; onları ne yapacağız?
Teşbihte hata olmaz; delinin biri kuyuya bir taş atıyor, 40 akıllı çıkaramıyor. İki kitap karıştırmış adamlar çıkıyor, kendi adlarıyla beslenme sistemleri anlatıyor. Bunların hepsi saçmalık! Özellikle tek tip diyetlerin insan vücuduna hiçbir yararı yok. Bunların çoğu kalp sağlığını koruyormuş gibi görünürken, diğer yandan da kanser riskini artırıyor. En güzel beslenme şekli; 'Her şeyden az az, hepsinden biraz'dır. İnsan genetiğinin temeli, milyonlarca yıl öncesine dayanıyor. Ve genetiğimizde öyle zannettiğimiz gibi büyük değişiklikler olmuyor. Bakalım geçmişimize... Biz, yerleşik düzene geçip tarım yapmadan önce; av hayvanlarıyla, meyvelerle, bitki kökleriyle besleniyorduk ve tüm sistemimiz buna göre organize edilmişti. Sonra yerleşik tarıma geçtik ve buğdayla tanıştık. Biz tanıştık ama pankreasımız tanımıyordu buğdayı. Bir anda acayip şekilde insülin salgılamaya başladı. Şekerde de aynı şey yaşandı. Yıllar boyunca; bal ve pekmez kullanırken önce şeker pancarıyla, daha sonra da endüstriyel şekerle tanıştık. Vücut yine şaşırdı ne yapacağını. Son yıllarda mısır şurubu çıktı ortaya. Zaten şaşkın olan pankreas iyice kafayı yedi.

Şimdi de başımıza insülin mi çıktı diyorsunuz yani?
İnsülin şimdi çıkmadı, her zaman vardı. Vücudumuzda üç önemli hormon vardır, bunlar olmadan yaşayamayız; insülin, adrenalin, endorfin. Vücut bunları dışarıdan almıyor, kendisi üretiyor. Ama bu üç hormonun da fazlası zarardır. İnsülinsiz yaşam yok ama insülinin fazlası zarar. Doğrudan damar sertliği.


kalan karakter 1000

Sarıkamjş Sarıkamjş

Allh size uzun ömür versin hocam

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 20.01.2013 23:42
muzaffer muzaffer

doktorlardan bir teseli aver demiyelim tere yaglar tatlilar falan filan cocuklugundan iyi beslenmeyip abur cuburlarla yasarsin 45/ 50lerinde dokulmeye baslarsin ozaman senin doktor benim doktor dolasiriz kim yasallarida yutariz geclik elden cikarken sifaaramak tesellidir bir teseliver orhan baba orhanbabada teselliyi amerikan doktorlarindan aldi hayat guzel. guzel yaniyla yasiyalim tskler

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 20.01.2013 07:53

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.