X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Sahneye çıkmadan önce mutlaka süt içerim
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Sahneye çıkmadan önce mutlaka süt içerim

  • Giriş Tarihi: 5.2.2013

'Gidenin Suçu Yok' isimli yeni albümünü dinleyiciyle buluşturan Merih Ermakastar: Altı-yedi yıldır içki içmiyorum. Sahneye çıkmadan önce sadece pastorize süt içerim. Pozitif enerjimi buna borçluyum...

Serdar Ortaç'ın orkestrasında trompet çalarak ismini duyuran Merih Ermakastar; üç yıl aradan sonra yeni albümü 'Gidenin Suçu Yok'u çıkardı. Ortaç'ın kendisi için bir 'itici güç' olduğunu dile getiren müzisyen, GÜNAYDIN'ın sorularını yanıtladı:
Müzik serüveniniz nasıl başladı?
Annem viyolonsel; babam klarnet sanatçısı. Onların teşvikiyle müziğe başladım. İki yaşında klasik müzik dinliyordum; 9 yaşında piyano çalmaya başladım. Sonra konservatuvarda trompet bölümünü kazandım. İyi ki de trompeti seçmişim. Daha sonra Mersin Devlet Opera Balesi'nde kadrolu müzisyen oldum. Üç yılın sonunda İstanbul'a geldim ve Mimar Sinan Üniversitesi Tiyatro Bölümü'ne girdim. 1996'dan bu yana hem oyunculuğa, hem de müziğe devam ediyorum.
enerjimiz çok feci!

İlk albümünüzü ne zaman yapmıştınız?
Mustafa Ceceli'nin işbirliğiyle 2003'te ilk albümümü çıkardım ama tanıtım eksikliğinden dolayı çok fazla duyulmadı. Hedefime ulaşamayınca şevkim kırıldı. O yüzden uzun bir süre yeni albüm yapmadım.
Peki, Serdar Ortaç'la nasıl kesişti yollarınız?
2006'da Bodrum'da bir barda çalışırken bir arkadaşımız vasıtasıyla Serdar'la tanıştım. Daha sonra birlikte çalışmaya başladık. Serdar'la sahnede feci bir enerjimiz var! Bu albümün prodüktörlüğünü de o üstlendi. Ayrıca albüme iki parça verdi.
Müzik camiasında böyle dostluklara pek rastlamıyoruz... Bu sizi de şaşırttı mı?
Bu kişi Serdar olmasaydı, şaşırtırdı. Bugüne kadar birçok kişi Serdar'ın şarkılarıyla star olmuş. Demek ki; Serdar paylaşmayı seviyor. Bu işe 'Parayı ben kazanayım' gözüyle bakmıyor. Şanslı olduğumu düşünüyorum.
Serdar Ortaç olmasaydı, yine de bu albümü çıkarır mıydınız?
Belki enstrümantal albüm yapardım. Serdar'ın yönlendirmesi ve desteği, benim için itici bir güç oldu. Kendi başınıza bir parça yapabilirsiniz, 2-3 bin kişi dinler ama Serdar Ortaç şarkısı dediğiniz zaman üç-dört günde, 30 bin kişiye ulaşabiliyorsunuz. İnsanlar onun şarkısını merak ediyor. Yani hayatımda Serdar olmasaydı, arada büyük fark olurdu.
Türk insanı trompeti seviyor mu?
Ben trompeti tanıttığımı düşünüyorum. İnsanlar trompeti sevdi.
Geçmişte oyunculuk da yaptınız. Hangisini daha çok seviyorsunuz?
Buna hiçbir zaman karar veremedim. İkisi de aynı dönemlerde başladı ve ikisi de benim mesleğim. Doğru projeyi beklemek, beklerken de diğer altın bileziklerinimi izleyiciyle paylaşmayı seviyorum. Dublaj da yapıyorum ben. Üç mesleğimin de dönem dönem yükselişleri veya geride kalışları oluyor.
Bu pozitif enerjiyi nereden alıyorsunuz?
Sütten! Altı-yedi yıldır içki kullanmıyorum; pastorize süt içip sahneye çıkıyorum. Enerjimi süte borçluyum. Bir de sevgiye... İnsanları severseniz, bunun karşılığını alırsınız.

SOKAKTA MENDİL AÇAR YİNE TROMPET ÇALARIM
Gelecekle ilgili planlar yapar mısınız?
Uzun vadede planlı ama kısa vadede doğaçlama gidiyor hayatım. Varmak istediğim noktalar var ama kendinizi sıkarsanız hedefinizden saparsınız. "Başarıya giden yolda her şey mübahtır" dememek lazım.
Birçok farklı işle uğraşıyorsunuz. Maddi anlamda kendinizi güvende hissediyor musunuz?
Bizim sektörde garanti yok; dizi biter, albüm satmaz. Ben yine açarım mendilimi, çalarım trompetimi. Kaldırım kenarında da çalarım; bundan hiçbir zaman gocunmam. Çünkü; sanatçı olmanın bir avantajı var. Müzisyen adamın biraz yırtık olması lazım. Sanatçı "Ben bunu yapıyorum ama acaba başkası benim için ne düşünür?" diye kaygılandığı zaman kendini kısıtlar. Bu işte maddi anlamda mutsuz olduğum zamanlar oluyor tabii ama her seferinde dengeyi kurmayı başarıyorum.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.