X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Hayat standardımı koruyabilsem TV'yi bırakırım
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Hayat standardımı koruyabilsem TV'yi bırakırım

  • Giriş Tarihi: 9.2.2013

'Mutlu Aile Defteri' filminde ve '20 Dakika' adlı dizide oynayan İlker Aksum: Restoran açacağım. Bu meslek çok yıpratıcı. Ana gelirimiz TV ama şartları çok vahşi; sağlığımız bozuluyor. Hayat standardımı koruyabilsem, TV'yi hemen bırakırı

Dün vizyona giren 'Mutlu Aile Defteri' filminde rol alan ve Star'da yayınlanan '20 Dakika' adlı diziyle de seyirci karşısına çıkan İlker Aksum; oyunculuk sektörüyle ilgili çarpıcı açıklamalar yaptı...
İki sene önce festival filmlerine ağırlık vereceğinizi, Nuri Bilge Ceylan'dan teklif beklediğinizi söylemiştiniz. Teklif gelmedi mi?
Aslında teklif geldi, 'Bir Zamanlar Anadolu'da' filmi için görüşecektik ama o dönem benim dizim vardı, olmadı. Festival filmi olayı çok güzel ama beklemek durumundasın. Bu işi yapan, yazan ve yöneten kişi sayısı az.
Bu hayaliniz devam ediyor yani...
Öyle ama illa sanat filmi yapacağım demek değil bu. İşte son olarak 'Mutlu Aile Defteri'nde rol aldım. Bu tamamen iyi senaryoyla alakalı.

OYUNCULAR ÇOK AĞIR İŞÇİ

'Mutlu Aile Defteri'nin nesi size cazip geldi? Ben, tipe yönelik sulu zırtlak komediden çok; draması kuvvetli, hayatın içinden bir hikayesi olan komedileri seviyorum. Film hem komedi, hem dram öğeleri taşıyor. İki duyguyu verebilmek çok önemli çünkü hayat böyle!
"Gereğinden fazla komedide yer aldım, biraz da dram türündeki projelerde oynamak istiyorum" diyor musunuz?
Üst üste aynı tür işler yapmak, insanı yerinde saydırır. Cahil cesaretine girmeden sınırlarını zorlamalısın. Renk renk işlerde olmalısın ki, seyirci senden sıkılmasın.
Filmi ve canlandırdığınız 'Kudret'i nasıl tanımlarsınız?
Baba-oğul ilişkisini anlatan bir film. Baba, emekli asker; baskıcı, otoriter, çocuklarının hayatına hep müdahale etmiş bir adam. Bu nedenle çocuklar sürekli yalan söylüyor. 'Kudret', babasının istediği gibi bir evlat olamamanın ezikliğini yaşayan, babasının açtığı dükkanı batıran, fakir ama gururlu bir adam. Babası, 'Kudret'in evine gelince her şey gün yüzüne çıkıyor ve olaylar değişiyor; entrikalar, ihanetler, yalanlar...
Sizinle özdeşleşen yanı var mı 'Kudret'in? Siz de mekan açıp ticarette başarısız olmuştunuz...
Doğru ama 'Kudret'in başına gelenler gibi olmadı Allah'tan! Ama ben ticaret yapmaya devam edeceğim, restoran açacağım. Oyuncuların mutlaka bir ek işle uğraşması gerektiğine inanıyorum.
Oyunculuktan kazandığınız yetmiyor mu?
Bu meslek yıpratıcı olmaya başladı. Hayat standardımı yukarıda tutacak kazancım olsa, TV'yi bırakırım. Ama ana gelirimiz televizyon. Dizi sektöründeki şartlar ise vahşi, setler insanlık dışı. Artık TV'de severek yer aldığımı söyleyemem. Bu, rolümü savsakladığım anlamına gelmesin; canla başla 18 saat çalışıyoruz.
"Şartlar zor ama karşılığını maddi olarak fazlasıyla alıyorlar" deniyor...
Bunun karşılığı yok! TV sektörü sağlığımızı bozmaya başladı. İddia ediyorum; şu anda ülkede bizden daha ağır çalışan insanlar yok! Sağlığımızı kaybetmenin hiçbir karşılığı olamaz!

EN ÇOK İZLENEN FİLMİM OLABİLİR
Filmin gişesiyle ilgili bir öngörünüz var mı? Bu film sizin en çok izlenen filminiz olabilir mi mesela?
Olabilir ama çok etken var. Cem Yılmaz'ın, Şahan Gökbakar'ın filmleri var. Yılmaz Erdoğan'ın filmi girecek vizyona; yani rekabet büyük. Ama kötü bir gişe yapmayacağız gibi geliyor. En yüksek gişe yapan filmlerim 'Güz Sancısı' ve 'Küçük Kıyamet'ti; 500 bin kişi izledi. Bu film, bu rakamı geçebilir. Çünkü 7'den 77'ye hitap eden, mutlu, sıcak bir aile hikayesi. 10 yaşında bir çocuk da var, 77 yaşında Tuncel (Kurtiz) Abi de var. Hatta köpeğimiz de var. Hayvanseverler de gelsin!
Cem Yılmaz'ın tek kişilik gösterisinin 3 milyondan fazla kişi tarafından izlenmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Mükemmel bir proje. Bunu Türkiye'de sadece bir kişi başarabilirdi; o da Cem Yılmaz'dı. Sinemaya seyirci kazandırması açısından çok önemli. 'Celal ile Ceren' de öyle. Çarklar dönsün, yoksa kime film yapacağız biz?

HER ROLÜN ADAMI OLMAK LÜKS!
Dramatik karakterleri de canlandırdınız ama sadece komedide oynuyormuşsusunuz gibi algılanıyorsunuz...
'Yabancı Damat' ve 'Canım Ailem' gibi komedi işlerinden kaynaklanıyor bu. Örneğin rol aldığım 'Bizim Büyük Çaresizliğimiz' filmini 6 bin kişi izledi. 'Kara Yılan' adlı dizide kötü bir komutanı oynadım ama tutmadı. Bunlar izlenseydi, sadece komedi işlerim hatırlanmazdı. Ama yine de şanslıyım; sinemada komedi yapıyorum, dizide dram oynuyorum. Bu kulvara gelebilmem 40 yılımı aldı.
Her rolün adamı olmak zor, öyle değil mi?
Öyle. Piyasada "İlker bunu oynar" dendiğini görüyorum. Hem komedi, hem dram oynayabilmek büyük bir lüks. Bunu başaran oyunculardan biri olduğum için mutluyum.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.