X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Hipnozcu Ayşe Hatun
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Hipnozcu Ayşe Hatun

  • Giriş Tarihi: 10.3.2013

Birol Giray ile birlikte 'Sen ve Ben' isimli bir single çıkaran Ayşe Hatun Önal, hayatını genel geçer kurallara göre sürdürmediğini söylüyor: Ben olması gerektiği gibi değil de, olmasını istediği gibi yaşayan bir insan oldum hep

Birol Giray, nam-ı diğer Bee Gee ile beraber 'Sen ve Ben' isimli bir single'a imza atan Ayşe Hatun Önal'la röportaj yapmak için buluşuyoruz. Amacımız sadece single'la ilgili soru sormak değil; onunla ilgili kulağımıza gelenleri de öğrenmek istiyoruz.
Mesela Zeki Demirkubuz'un ona bir filminde oynaması için teklif götürdüğünü, sesini çok beğenen ünlü isimler olduğu yolundaki iddiaları konuşacağız ama o hiç oralı değil!
Telefondaki ses tonu aksi biri olduğu izlenimi verse de, bir araya gelince gördük ki son derece sıcak biri... Ünlüler dünyasının 'kağıt bebekleri'nden değil!
Kendini geliştirmek, ruh dünyasını zenginleştirmek için yapmayacağı şey yok.
Bir de erkek hayranları arasında tartışılmaz bir yeri var. Santralistanbul'da iki hafta önce onu sahnede dinleyen bir erkek arkadaşım "Daha sahneye çıkmadan melek enerjisi veriyor" diyor mesela. Bir başkası "Röportaja giderken beni de götürseydin yanında" diye bana kızıyor.
İşte Ayşe Hatun Önal'ın bilinmeyenleri...
Birol Giray ile nasıl bir araya geldiniz?
Bir gün, kız arkadaşlarımla bir restoranda yemek yemek için plan yaptık.
İçimden bir ses "Bu akşam işinle ilgili biriyle karşılaşacaksın" dedi. Birol da aynı şeyleri yaşamış. Birol'la yıllardır çalışmak istiyordum zaten. Elektronik müziğin en iyilerinden biri kendisi...
Yemek sırasında Birol'la "Neden bir şeyler yapmıyoruz?" diye konuşmaya başladık.
Hatta o kendi iç sesini, ben kendi iç sesimi söyledim.
Yani iç seslerimiz bizi bir araya getirdi.

ESKİDEN SAHNEDE TİTRERDİM

Size dışarıdan bakan biri hayatınızdan çok çabuk sıkıldığınızı düşünür.
Mankenliği en ünlü olduğunuz dönemde bıraktınız mesela... Hayattaki amacınız ne?
Ben biraz da olması gerektiği gibi değil de, olmasını istediğim gibi yaşayan bir insanım. Güzel bir şeyler yapmak istiyorum, yapıyorum; yapınca da bitiyor benim için. Bir de negatiflikten çok çabuk etkilenen bir yapım var.
Olumsuz bir şey, beni yaptığım işten hemen soğutabiliyor. Piyasaya ilk çıktığım dönemde insanlar elektronik müziğe çok da hazır değildi. Manken olan birinden daha farklı işler bekliyorlardı belki de... Artık daha hazırım. Eskiden sahneye çıktığımda titrerdim, amatör ruhun verdiği heyecan fazlaydı, mikrofondan bile korkuyordum ama şimdi öyle değilim.
İnsanın kendi içinde olgunlaşmasıyla ilgili bir şey bu.
Peki bu kadar alışkın olunmayan bir müzik tarzını yerleştirmeye çalışırken zorlandınız mı?
Hayır, zorlanmadım çünkü zorlamadım.
Hindistan'a gidip orada ruhani dersler aldığınız doğru mu?
Hindistan'a gittim ama dinlenmek için... İnsana iyi geliyor bazen şehirden uzaklaşmak, iç sesini dinleyebilmek... Çünkü insanların hem çevreyle, hem de çevrenin sizinle ilgili yorumları oluyor. Bu da frekansların karışmasına neden oluyor. Şehirden uzaklaşmak, kendine yakınlaşmayı sağlayan bir durum. Bunun Hindistan'la bir ilgisi yok. Ama tabii Afrikalı bir eğitmenden hipnoterapi eğitimi aldım.
Kendi kendime hipnoz yapabilme yeteneğine sahip oldum. Bunu bana Afrikalı bir Şaman öğretti.

OYUNCULUK BAŞKA BİR YETENEK

Dizi ve film projeleri için teklif geliyor mu?
Bir dönem çok sık geliyordu. Birçok yapımcı benimle çalışmak istediğini belirtti ama o dönem çok hazır değildim.
Bir de oyunculuk çok başka bir yetenek gibi geliyor bana. Sabırlı olmak gerekiyor. Bir ışık için saatlerce beklemeniz gerekebiliyor. Sabah sete gelip ertesi sabah çıkabiliyorsunuz; bu bana uymuyor. O işi sevmek lazım.
Peki Zeki Demirkubuz'un 'Kıskanmak' isimli filmi için size teklif getirdiği doğru mu?
Evet ama o dönem zamanla ilgili bir sorunum vardı. Yoksa çok güzel bir teklifti ve çok hoşuma gitmişti.
Zeki Demirkubuz çok sevdiğim ve çok başarılı bir yönetmen. Fakat o dönem yurt dışına gidiyordum ama tabii ki yine bir teklifle gelirse, onun bir filminde oynamak isterim.
Hayalleriniz var mı?
Tabii ki ama benim hayalim sürekli değişiyor ve farklılaşıyor. Bazen çok basit, bazen çok büyük hayallerim oluyor. "Hayatım boyunca hayal etmedim" diyen insanlara çok şaşırıyorum. Bana çok garip geliyor çünkü benim sürekli aylık, yıllık hayallerim vardır.

OSCAR BİR METAL PARÇASI

Peki uzun döneme bağlı hedefiniz var mı? Mesela; oynadığınız bir filmle Oscar almak istemez misiniz?
Onlar, 20'li yaşların başında önemli oluyor insan için diye düşünüyorum.
İnsan kendini keşfettikçe dışarıdan alacağı hiçbir ödülün o kadar da önemli olmadığını keşfediyor.
Bir metal parçası olduğunu anlıyorsunuz.
Şimdiki hedefimi söylemiyorum ama enerjisi bozulmasın diye... Ama hep hedeflerim vardır ve o hedeflere göre yaşarım.
Aslında ben yaşayış şeklimi şöyle adlandırıyorum: Yerleşik hayatta göçebe gibi yaşıyorum.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.