X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Niyazi'nin yardımıyla oyunculukta pişiyorum
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Niyazi'nin yardımıyla oyunculukta pişiyorum

  • Giriş Tarihi: 19.3.2013

'Benim İçin Üzülme' dizisinin 'Niyazi'si olarak dikkat çeken Tansel Öngel: Ben oyunculuğum için "Hamdım, piştim oldum cümlesinin pişme aşamasındayım" diyorum. 'Niyazi' de o aşamada, harlı yanan bir ateş gibi

atv ekranlarının sevilen dizisi 'Benim İçin Üzülme'de; Tansel Öngel sevdiği kadınla annesi arasında sıkışıp kalan 'Niyazi' karakterini canlandırıyor. Rolü için bir dönem Hopa'daki bir balıkçı barınağında yaşayan Öngel, şimdi de dağ evine taşındı. Set dışında oyuncu arkadaşlarıyla birlikte kurdukları sanat atölyesinde vakit geçiren Öngel, set aralarında da bol bol kitap okuyor. Öngel; GÜNAYDIN için hem setteki bir gününü anlattı, hem de sorularımızı yanıtladı...

SABIRLI BİRİ DEĞİLİM!

Set dışında Hopa'da nasıl vakit geçiriyorsunuz?
Set dışında çok vaktim olmuyor ama eğer dizi çekimim yoksa, hafta sonları Hopa'da oyuncu arkadaşlarım Timur Ölkebaş ve Elif Korkmaz ile birlikte kurduğumuz sanat atölyesinde ders veriyoruz. Set dışında atölyede ya da köpeğimle vakit geçiriyorum. İstanbul Devlet Tiyatrosu'nda oyunlarım var. Ayrıca Hopa'daki köyleri dolaşıyor, köy halkıyla sohbetler ediyor, gelen senaryoları okuyorum.

Peki dizi setinde en iyi arkadaşınız kim?
Dizi setinde Fulya (Zenginer) ile partneriz. Kendisi hem çok saygı duyduğum, hem de beğendiğim bir oyuncu... Bu da benim için büyük bir zevk... Aslında bütün oyuncu arkadaşlarımla kaliteli vakit geçiriyoruz. Kendimizi geliştirecek sohbetler ediyoruz. Hemen hemen tüm oyuncularla sahnem oluyor. Bu nedenle çok şanslıyım. Herkesten farklı bir şeyler öğreniyorum. Bu da beni ve oyunculuğumu çok geliştiriyor.

Dizinin ilk bölümlerinde balıkçı barınağında kalıyordunuz; şimdi ise bir dağ evinde yaşıyorsunuz. Peki balıkçı barınağında mı yoksa, dağ evinde mi yaşamak daha keyifli?
Balıkçı barınağında mesleğim için yaşadım. Orası 'Niyazi' ile aramdaki bir bağdı. Ben Ankara'da büyüdüğüm için deniz çocuğu değildim ve öğreneceğim çok şey vardı; bu nedenle oradaydım. Arhavi'deki dağ evinde ise kendi iç dünyamla ilgileniyorum. İkisinin de keyifli yanı ayrı...

'Niyazi' karakteriyle yaşadığınız yolculuk size neler kattı?
Ben çok sabırlı bir adam değilim. Çok sabırlı olmadığım için de 'Niyazi' gibi düşünerek ve bekleyerek vakit geciktirmem. Aşkım için ne yapmam gerekiyorsa, yaparım. 'Niyazi' çok sabırlı. Bu rol bana sabırlı insanları anlama fırsatı verdi. Ben oyunculuğum için "Hamdım, piştim oldum cümlesinin pişme aşamasındayım" diyorum. 'Niyazi' de o aşamada, harlı yanan bir ateş gibi.

DAĞDA KAMP YAPIYORUM

Karadeniz'de neyi keşfettiniz?
Birçok dağın zirvesini yeniden keşfettim. Hayat ritminin büyük şehirlerdeki gibi akmadığını, büyük şehirde bir güne ne kadar az şey sığdırdığımı ve insani ilişkiler anlamında birçok şeyi nasıl atladığımı fark ettim. Aslında Karadeniz'in birçok güzelliğini keşfetmiştim, ancak şimdi yaşıyorum.

Boş zamanlarınızda balık tutuyor musunuz?
Balık tutmuyorum ama dağa kampa çıkıyorum. Çünkü ben deniz çocuğu değilim ama barınakta yaşarken tabii ki balığa çıkmıştım. Baharda yeniden çıkarım herhalde.

GAZETECİLERİN YOĞUN OLDUĞU YERE GİTMEM!
İstanbul'da nerelere gidiyorsunuz?
Çoğu insanın gitmeyi tercih etmediği yerlere gidiyorum. Alışveriş merkezlerine, bilindik barlara ve gazetecilerin yoğun olduğu semtlere gitmiyorum. Onun dışında her yere gidiyorum diyebilirim. Mesela Arkeoloji Müzesi'ne gitmeyi çok seviyor, oraya her gittiğimde yeni bir şeyler öğreniyorum. Gülhane Parkı'nda kitap okumayı, Sultanahmet'te kendimi dinlemeyi seviyorum. Bu arada uzun zamandır Kadıköy'de yaşıyorum. Yani "Kadıköylü oldum" diyebilirim. Orada her kesimden insan görebilirsiniz ama maalesef ayda iki ya da üç kere İstanbul'a gidebiliyorum.

KARADENİZ'İ ÇOK ÖZLERİM

Projenin uzun süre devam edeceği belli ama sonlandığı zaman en çok neyi özlersiniz?
Çok şeyi özlerim. Bir ayrım yapmam zor. Komşuluk yapmayı, yardımseverliği, kendimi dinlemeyi, tiyatro ve bale binası görmeyen çocukların bunlarla tanıştıkları anda, gözlerinde gördüğüm mutluluğu, doğayı, yüzmeyi; her şeyi özlerim ama ben buradan çok uzak kalamam, çünkü en yakın arkadaşlarım Karadeniz'de. Diziden sonra da sık sık geleceğim.

İYİ Kİ 'NİYAZİ' GİBİ ADAMLAR VAR!
'Niyazi'nin yaşadığı aşk için ne diyeceksiniz?
Bir yanda annesi, bir yanda sevdiği kadın... Bazı adamları bir kadın sever, bazıları da 20 kadın sever ama içinde tek kadını bir başka sever. 'Niyazi', tek bir kadın sevenlerden. İyi ki 'Niyazi' gibi adamlar var. Bence bu adamlar için tüm zorluklar önemsiz. 'Niyazi', aşkını kaybetmemek için elinden geleni yapar. Anne gibi yar olmaz, ama anneler de çocuklarının seçimlerini dikkate almalılar. Ne annem yüzünden sevdiğimden vazgeçmeliyim, ne sevdiğim yüzünden annemi hiçe saymalıyım.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.