X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ünlü isimler rock'çıların kılığına girdi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ünlü isimler rock'çıların kılığına girdi

  • Giriş Tarihi: 25.3.2013

Geçmişte bir dönem müzikle de ilgilenen güzel manken Seçkin Piriler, efsanevi müzisyen Axl Rose kılığına girdiği için çok heyecanlandığını söylüyor: Ona çok büyük hayranlığım var! 46 dergisi için David Bowie kılığına giren oyuncu Serhat Teoman, yaşayan bir efsaneyi canlandırdığı için çok sevindiğini ve işlerinde müzikten beslendiğini söylüyor: Yeni bir rol çalışırken örneğin...

AXL ROSE OLMAK HAYAL GİBİ BİR ŞEY
Seçkin Piriler, rock ve alternatif rock müzik dinleyicisi. İnsanların önyargılarından dolayı hep farklı gösterilmeye çalışıldığını, gençlik yıllarında da sektörün dişlilerine takıldığını söylüyor. Axl Rose hayranı olduğunu söyleyen Piriler, 46 için onun bedenine büründü...

Axl Rose olmak nasıl bir duygu? Ne hissediyorsunuz?
O kadar büyük bir heyecan ki bu; hayal gibi! Çok büyük bir hayranlığım var. Tabii büyük bir başarıyla yaptıkları müziklerinin yanı sıra; Axl Rose, Slash gibi isimlerin imajlarının da müzik tarihinde önemli bir yeri var. Bence dünyada rockstar deyince ilk akla gelen isimlerinden biri Axl Rose. Şarkıları, imajı ve yaşayış biçimiyle tam bir rockstar. Tabii Jim Morrison'dan sonra.

Bir dönem müzik çalışmalarınız vardı. Nedir müziğin hayatınızdaki yeri?
Müzik hep hayatımda oldu. Albüm yaptığım dönem 20 yaşındaydım ve piyasanın dişlilerine takıldım. Aslında rock müzik yapmak istemiştim ama mankenlikten gelmem, giyim tarzım; insanlarda rock müzik yapamayacağım gibi bir imaj yarattı. O zaman da alternatif bir iş yapmaya çalıştım. Bu kez de her şeyimi dönüştürdüler, müziğimi etkilediler, ortaya pop çıktı. Oysa şarkı söylemeyi çok seviyorum. Rock ve alternatif rock dinliyorum. Pop müzik dinlemişliğim bile yoktur.

ZAMAN HER ŞEYİ KANITLIYOR

Tanınır ve görünür olmak, bunun acısını da getiriyor mu?
Tabii ki. Albümde yaptığım hata, kendi şarkım ve müziğim olmaması oldu. Ben bunu o zaman yapamadım, başka ellere kaldı. Belki mankenlikte değil de müzik eğitimi alarak müzikle başlasaydım, bir şeyler olabilirdi. Ben de harcanmamak için ilk albümde bıraktım. Sonra çok teklif geldi. Şarkı söylemeyi sevmeme rağmen devam etmedim.

Hatta "Kaan Tangöze'yle nasıl evlenebilir" gibi tepkiler de yağdı o dönem.
Beni tanımıyorlar, Kaan'ı da bilmiyorlar. Biz yedi yıldır birlikteyiz ve çok mutluyuz. Kimseye oturup da bunu anlatmaya çalışmadım. Çünkü zaman her şeyi kanıtlıyor. Sabredebilirsen, zaman en iyi yanıt oluyor.

YENİ ROL ÇALIŞIRKEN BENİ MÜZİK BESLER
'Pragma'nın 'Ramirez'i, 'Kuzey Güney'in 'Burak'ı oyuncu Serhat Teoman, 46 dergisi için David Bowie kılığına girdi ve müzikle ilişkisini anlattı...

Glam rock; rock müziğin en parlak, en renkli, en umarsız dönemini ifade ediyor. Sizin nasıl bir ilişkiniz oldu glam ile?
Glam rock, 70'lerin ruhundan beslenen ve o yıllarda parlayan bir tür. Bu yıllar da benim çocukluğuma denk geliyor. Pek çok yaşıtım gibi ergenlik çağlarımda, o zamanlarımın asi ruhunu arkadaşlarımızla; özellikle Queen başta olmak üzere glam müziğiyle besledim.

BOWIE İLHAM VERİYOR
Müzikle ilişkiniz nasıl?
Müzik, hayatın vazgeçilmezlerinden benim için. İlk gençlik yıllarımda gitara merak sarmıştım hatta; hâlâ hobi niyetine çalarım. Rock müzik vazgeçilmezimdir ama günüme, o günkü halime ve durumuma göre de farklı türler dinleyebilirim. Yaptığım işlerde de müzikten besleniyorum; yeni bir rol çalışırken örneğin.

46 dergisi için Bowie oldunuz. Nasıl bir ruh halini ifade ediyor bu sizin için?
David Bowie evreni diye bir şey kesinlikle var. Bunun nedeni; müzisyenliğinin yanı sıra dansçı ve oyuncu olarak da çalışması bence. Gerek müziği, gerek aykırı ve provokatör tercihleri, gerek yaşam duruşu; günümüzün Lady Gaga, George Michael, Madonna gibi starlarına bile ilham veriyor. Yaşayan bir efsaneyi 46 için taşımak; heyecan verici ve bambaşka bir tecrübe benim için.


90'lar, 80'ler, 70'ler... Hem sanatsal, hem de yaşamsal anlamda özlem duyulan yıllar. Şimdinin eksiği nedir sizce?
2000'li yıllar sanal yaşam çağı. Teknoloji takip edilemez bir hızla ilerliyor, hayat insanları bencilleştiriyor. İnternet hızında koşturuyoruz, her şeye ulaşmak çok kolay, mekanik, köşeli, programlı, bir o kadar dağınık zamanlardayız. Bu nedenle o geçmiş yılların özünü oluşturan o asi romantizm öldü. Özlenen şey; o yıllardan ziyade; o yılların dar alanlarda yaşanan sıcaklığı ve naifliği bence.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.