Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Türkiye film müziğinin pek farkında değil

Giriş Tarihi: 13.4.2013

Bugüne kadar onlarca dev bütçeli sinema filminin ve reklam filmlerinin müziklerine imza atan Rahman Altın: Türkiye'de film müziği konusu es geçiliyor. 2000'lere kadar kullanılan müziklerin yüzde 90'ı çakma. Film şarkısını biliyoruz ama film müziğinin farkında değiliz

'Cenneti Beklerken', 'Keloğlan Kara Prense Karşı' gibi yerli filmlerle 'Mumya Firarda' ve 'Kara Şövalye Yükseliyor' gibi birçok Hollywood yapımının müziklerine imza atan Rahman Altın; İstanbul'un 2020 Olimpiyatları adaylığı için hazırladığı tanıtım filmi müziğiyle gündemde. Bugüne kadar birçok Hollywood yapımı ile reklam filminin müziklerini de yapan Altın ile projelerini konuştuk.
İstanbul'un 2020 Olimpiyatları adaylığı için müzik hazırlama fikri nasıl doğdu?
Teklif, geçen yıl geldi. Biz çok kültürlü, 700 yıllık bir gelenekten geliyoruz ama aynı zamanda çok genç nüfuslu, dinamik bir ülkeyiz. Tam da buna uygun bir müzik yaptık. Büyük bir çıkış yakaladık.
Filmden çok müzik öne çıktı diyebilir miyiz?
Evet, amaca çok iyi hizmet eden bir çalışma oldu. Bu yıl birçok sunum yapacağız. Şimdi daha büyük bir şey yapıyoruz; hem Türkiye, hem de İngiltere'deki birkaç ajansla katılım filminin müziklerini yaptım. Çok daha müthiş ve iddialı bir şey oldu. Olimpiyattaki temamız 'Bridge Together'a göre müzikler hazırladık. Dünya çapında ses getireceğiz.

OLİMPİYATTA ŞANSLIYIZ

Nasıl bir çalışma oldu?
Daha önce denenmemiş bir şey yaptık. Full elektronik müzik üzerine kanun, ud, kemençe ve tasavvuf müziğinden ney kullandık.
Siz olimpiyat şansımızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Çok avantajlıyız bence. Şansımızın yüksek olduğunu düşünüyorum. Olimpiyat Komisyonu üyeleri, İstanbul'dan ayrılırken sunumdan çok etkilendiğini ve İstanbul'u çok beğendiğini söyledi. Türkiye her alanda çok popüler. Bunun getirisine ihtiyacımız var.
Her şeyi 1.5 dakikada anlatmak çok zor olsa gerek...
Öyle tabii ama ben buna 20 yıldır hazırlıklıyım. Reklam sektöründe de çalışmalarım olduğu için, 30 saniyede o matematiği çözmeye alışmış biriyim.
'Kelebeğin Rüyası' filminin müzikleri de size ait. Bu projeye nasıl dahil oldunuz?
'Batman: Kara Şövalye Yükseliyor' filmine yaptığım müziğin Lucas Film tarafından Star Wars'ta kullanılmak üzere satın aldığını öğrendiğim gece, 'Kelebeğin Rüyası'ndan haberdar oldum. "Keşke yapsam" diye geçirdim içimden. Aradan bir yıl geçti. Yılmaz Erdoğan, "Los Angeles'tayım, hadi gel" diye aradı beni. Hikaye böyle başladı. Zaten kendisiyle 2003'te 'Vizontele Tuuba'dan beri tanışıyoruz.

STÜDYODA KAMP KURDUK
Ne kadar sürdü çalışmanız?
Ben o kadar çok istemiştim ki filmin müziklerini yapmayı; kendimi valizimle Yılmaz'ın evinde buldum. Los Angeles'ta kamp kurduk ve altı hafta beraber çalıştık. Yılmaz filmin montajlarını yaparken, ben de müziklerini yaptım. Filmde, dünyadaki en iyi müzisyenler çaldı.
Filmden etkilendiniz mi?
Hem de çok... Üç ay boyunca her gün seyrettim. Ben filmdeki müzikleri bestelerken; konuşulan tonu ve diyalogları içine alacak şekilde besteledim. O ikisi oturunca çok daha etkili bir şey çıktı ortaya.
Sizin kariyerinizde nasıl bir yere sahip bu film?
Küçükken televizyonda bir film seyrettim ve o filmin müziklerini yapmayı hayal ettim. O filmin adı 'Kelebek'ti. Yıllar sonra da 'Kelebeğin Rüyası'nın müziklerini yaptım. Bu film sadece benim için değil, Türk sineması için de çok önemli. İçinde 70 dakika senfonik müzik var.
Yönetmenlerin çok fazla müziğe önem vermediği söylenir. Siz ne düşünüyorsunuz?
Bu Türk sinemasında böyle, Los Angeles'ta böyle bir şey yok. Bizde teknik kısım zayıf ve orkestraların kayıt yapacağı bir stüdyo yok. Müzik, filmin en son halkası oluyor ve es geçiliyor. Yeşilçam'dan 2000'li yıllara kadar olan film müziklerinin yüzde 90'ı çakma. Film şarkısının farkındayız ama film müziğinin pek farkında değiliz.

OLAĞANÜSTÜ YETENEK SEÇİLDİM
Amerika maceranız nasıl başladı?
Çok büyük bir sinema hayranıyım. Müzisyen olmaya karar verip konservatuvara girdiğimde bir şey dikkatimi çekti; beni etkileyen filmlerin hepsinin müziklerini aynı adam yapmış: John Williams... Fark ettim ki; ben aslında o filmlerin müziklerini dinliyorum. Film müziğine kendimi bu şekilde hazırlayarak büyüdüm. 2001'de CNN'de; Los Angeles'ta yapılacak bir film müziği atölyesiyle ilgili bir duyuruya denk geldim. "Geleceğin Oscar adaylarını burada keşfediyoruz" diyorlardı. Tüm dünyadan 10 film müziği bestecisi seçiyorlar. 15 dakikalık senfonik film müziğinizi yolluyorsunuz ve arasından eleme yapıyorlar. Ben de seçilen o 10 kişiden biri oldum.

GREEN CARD SAHİBİ OLDUM
Sonra önemli Hollywood yapımlarında çalışmanız nasıl oldu?
O eğitimin birincisi oldum ve Los Angeles'ta çok iyi çevre edindim. Eğitimin son günü Sony'nin CEO'su geldi ve "Sizin yaptıklarınız diğerlerinden farklı" dedi. Onların müziğini, onlardan daha iyi yaptığım için keşfettiler beni. Çok gururlandım. Ben olağanüstü yetenek vizesi alarak Green Kart sahibi oldum. Onu alınca da orada stüdyo açtım.

LADY GAGA İLE İŞBİRLİĞİ YAPTIK

Üzerinde çalıştığınız yeni bir film projesi var mı?
Çok var ama şu an beni en heyecanlandıran tek şey; Amerika'da hazırlanan bir animasyon film. Önümüzdeki 10 yılın çizgi filmi olacak bu. TV dizisi, sinema filmi ve Broadway müzikali de hazırlanıyor. Bono ve Lady Gaga bu işin sözcüsü... Böyle büyük çaplı bir işin müziklerini yaptım. Çizgi film konusunda şansım açıldı. Evliya Çelebi filminin de müziklerini yapmaya başlayacağım
ARKADAŞINA GÖNDER
Türkiye film müziğinin pek farkında değil
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz