X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kimselere kolay kolay eyvallah demem
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kimselere kolay kolay eyvallah demem

  • Giriş Tarihi: 18.4.2013

Bardağın dolu tarafını görenlerden olduğunu söyleyen Pınar Altuğ Atacan, "Kimseye kolay kolay eyvallahım yoktur. Kimseye de zararım yoksa, "Ben böyle uygun gördüm" der ve yoluma devam ederim" diyor

Pınar Altuğ Atacan, son günlerde tekneler için yaptığı tasarımların yanı sıra kendi adına çıkardığı çanta ve ayakkabı koleksiyonuyla da adından söz ettiriyor. 4 yaşında bir kız çocuğu annesi olan Atacan'ın yaşam enerjisi ve coşkusu gözlerine vuruyor. Atacan; güzellik felsefesinin olmazsa olmazlarını New Beauty dergisinin genel yayın yönetmeni Şah Yaycı'ya anlattı...

Sizin için güzellik kavramı nedir?
Benim için öncelikle duruluk, sonra gözlerdeki ışıltı önemli. Çünkü dünyanın en güzel kadını da olsa; gözü ışıldamıyorsa bana göre güzel değildir.

Gözlerinizin içi ışıldıyor. Buna neden olan etkenler nelerdir?
Benim gözümü ışıldatan en önemli şey; yaşama sevgisi... Ben yaşamayı, hayatı ve üretmeyi seviyorum. Bunu yaparken de sevilmeyi seviyorum. Hayatımda beni gerçekten çok seven bir adam ve bir çocuğum var. Son dört yıldır gözümün ışıltısının arttığının siz de farkındasınızdır. Anneliğin bana çok iyi geldiğini düşünüyorum.

Hayata bakışınız nasıldır?
Bardağın dolu tarafını görenlerdenim. Depresyona düşmem ve kolay kolay yıkılıp kafamı düşürmem. Hep kendimi yükseltecek bir şey bulurum. Düşmenin bir faydası yok çünkü insana kendisinden başka kimsenin faydası olmadığını düşünüyorum. Önce ben! Hep güçlü olmayı tercih ettim. Kimseye kolay kolay eyvallahım yoktur. Kimseye de zararım yoksa, "Ben böyle uygun gördüm" der ve yoluma devam ederim.

MİNİ ETEKTEN VAZGEÇEMİYORUM

Giyim tarzınızı genel olarak nasıl tanımlarsınız?
Kendimi nasıl iyi hissediyorsam öyle giyinen biriyim; ruhum böyle. Giyeceğim en ağır kıyafet bile küçük bir elbisedir.

Ama tarz da insanın yaşını etkileyen bir durum...
Mini etek; en zevk aldığım kıyafetlerden biridir. Kilo verdikten sonra, en büyük takıntım skinny jeanler oldu. Rahat giyinir oldum. Hâlâ mini eteklerden vazgeçemiyorum.
Jest ve mimikleriniz de genç bir kız gibi... Ruhum böyle... Ben kızım Su'yla tramboline çıkıp zıplıyorum. Çok eğleniyoruz.

İyi ve güzel yaş alan bir kadınsınız ve bir kız yetiştiriyorsunuz. Kızınızla ilgili nasıl bir planlama yapıyorsunuz?
Benim annem temiz ve bakımlı kadındı. "Saçlar düzgün taranacak", "Krem sürülecek", "Duş alınacak", "Düzgün oturulacak" gibi uyarılarda bulunurdu. Ben de bazen Su'ya 'Göbeğini içeri çek, dik otur' diyorum. Annemin bana yaptıklarını ona yapacağım. Umarım başarılı olurum.

GÖRMEK İSTEMEDİĞİMİ GÖRMEM

Yani siz de küçük kadınlar sendromuna karşısınız...
Karşı olmamak mümkün değil. Bana çok acayip geliyor; suratlarında kalıp makyajla geziyorlar. Bu yaşta cilde bu nefessizliği yaşatırlarsa ileride ne olacak? Bence her şeyin bir yaşı var.

Güzel bir kadınsınız, aile ve iş hayatınız çok iyi gidiyor. Dostlarınız olduğu kadar size negatif enerji veren insanlar da vardır. Bunlarla nasıl baş ediyorsunuz?
Ben görmek istemediğini görmeyen biriyim; bunu bana kocam öğretti. Eskiden herkesin söylediğini duyan biriydim, duyunca da etkilenirdim ama artık duymamayı, dinlememeyi öğrendim.

Kızınıza güzelliğinizle ilgili neyinizi miras bırakmak istersiniz?
Dişlerimizin benzemesini çok isterim.

Estetik operasyonlara nasıl bakıyorsunuz?
Eğer cebinde buna ayıracak bütçen varsa, doğru doktoru da buluyorsan; yapılması gereken bir şey.
Olmazsa olmazlardan mıdır size göre? Eğer yüzümdeki kırışıklığı yok etmenin ya da oluşumunu engellemenin çaresini biliyorsam ve bunu yaparken de hayatımdaki herhangi bir şeyden ödün vermiyorsam; bence yapılması lazım.

SU OKULA BEN DE SPORA BAŞLADIM
Anne olduktan sonra hayatınızda nasıl bir değişiklik oldu?
Su, doğmadan birkaç sene önce spor yapmayı bırakmıştım. Çok küçük yaştan beri spor yaptığım için bunalmıştım. Sonra kızım Su doğdu. Onu bırakıp spora gidemedim. Artık 4 yaşında ve okula gidiyor; bu durumda günün yarısı bana kalıyor. "Tamamdır artık, kendini toparla" deyip tekrar spora başladım.

Anne olmak sizi kadınlaştırmaktan öte daha da yükseltti...
Gencecik kızlar evlendikleri zaman ağırlaşırlar. Benim de öyle bir dönemim olmuştu. İnci küpeler falan takıyordum. Kısa bir süre sonra, "Alt tarafı evlendim, yüzük bir parmağından öbürüne geçti; hayat devam ediyor" deyip normale dönmüştüm. Bir de benim ruhum böyle... Kışın ortasında da şort ve spor ayakkabıyla çıkabilirim. Kışın ortasında beni mini etekle çorapsız gören kişi "Deli mi bu?" diyebiliyor ama ben böyleyim.

GÜZELLİĞİMİN SIRRI YAĞSIZ SEBZE
Güzellik için neler yapıyorsunuz?
Haftada iki gün antrenman, bir gün de kaslarım uzasın diye pilates yapıyorum.

Güzellik ve sağlık için tercih ettiğiniz besinler var mı?
Kesinlikle su. Evde de yemeklerim yağsız pişer. Sebze düşkünüyümdür. Kızıma da bu alışkanlığı aşıladım. "En sevdiğin yemek ne?" diye sorulduğunda "Brokoli" diye cevap veriyor.

ZAYIF NOKTAM ÇOCUKLARDIR
Pınar Altuğ, "Benim zayıf noktam hep çocuklar oldu" diyor: "Anne olmadan önce de böyleydi, ancak anne olduktan sonra iyice delirdim. Sosyal sorumluluk projelerine elimden geldiği kadar destek veriyorum."


kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.