X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Annem beni 'şehla gözlüm' diye sever
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Annem beni 'şehla gözlüm' diye sever

  • Giriş Tarihi: 21.4.2013

'Kapı' adlı yeni bir single çıkaran Sinan Akçıl, müziğiyle olduğu kadar yakışıklılığı ile de binlerce hayrana sahip. Akçıl, kadınların bayıldığı 'şuh' bakışlarını şöyle açıklıyor: Yıllardır böyle bir bakışım var, annem de beni "Şehla gözlüm" diye sever

Bir kullanımlık şarkıların bol olduğu müzik dünyasında Sinan Akçıl, 'Kapı' adlı yeni şarkısıyla üç günde Youtube'da 300 bin kişi tarafından tıklanıyorsa, 22 Mart'taki Bostancı Gösteri Merkezi'ndeki konserine 3 bin 500 kişi geliyorsa; ortada bir starlık durumu var demektir. Sanatın hem mutfağında, hem de gösteri alanında olup, böylesine ilgi görmek herkesin harcı değil çünkü. Akçıl, "Biz besteciler; 'Ben de mi söyleseydim?' diye tırnaklarımızı yiyeceğimize, ön tarafa geçtik" derken, 5 yaşındayken evin salonunda misafirlere bilet kestiği hayallerini hatırlıyor. Ondaki starlık tohumu, albüm yapmadan oluşan hayran kitlesiyle kendini belli etmişti zaten. Ülkenin en çok beğenilen isimleri, şarkılarını okurken; onu rahmetli Uzay Heparı'ya benzetenler oluyor. O da, "Bu durum benim çabamın dışında oluştu" diyor. Şuh bakışlarına hasta olan kadın hayranlarının farkında ama asla bunun üzerinden kendine farklı bir pay çıkarma çabasında değil. En büyük standardı, ömür boyu bağımsızlık... Uzun bir yolculukta, çıktığı kapılardan geri dönmeyi de bilecek kadar olgun... Binlerce kişiden oluşan hayran kitlesi ve alkışlar arasında, Sinan Akçıl'ın masalsı bir yalnızlığı da var... Galiba bütün sihir de, bu yalnızlıkta gizli...

Albüm çıkardığınızda bu kadar hayranınız olacağını tahmin ediyor muydunuz?
Aslında albüm çıkarmadan önce, beste verdiğim sanatçıların konserlerinde bir kitle zaten kendisini göstermeye başladı. Bana bu oluşumu sağlayan onlar oldu. Albüm yapmadan önce de bu bana cesaret verdi. Bu duruma şükrediyorum. Beni hayatta tutan, bana heyecan veren, şarkı yaptıran onlar...

Kim sesinizi beğendi de albüm çıkarmaya karar verdiniz?
Bütün demo'larımı kendim yorumluyordum. Sözler ve müzik benden çıktıktan sonra, burada Allah'tan sonra ilk durak benim. Şarkıyı o duraktan duymak çevremin hoşuna gidince, ilk albümüm 'Atma'yı yaptım. Öyle bir Unkapanı hikayem yok yani. (Gülüyor)

Bestecilerin ünlü olma hevesi mi var; niye hepsi albüm çıkarmaya çalışıyor?
Benim gibi besteci olup da albüm çıkaran yok. Hepsi DJ albümü yapıyor. Besteciler tabii ki albüm yapacaklar; bu trend meselesidir. İnsanlara ulaşmak daha rahat olunca, besteciler de "Ben de mi söyleseydim?" diye tırnaklarını yemektense ön tarafa geçtiler.

SAYGI DUYUYORUM

Sesiniz çok eleştiriliyor. Bu eleştirilere ne diyeceksiniz?
Tabii ki saygı duyuyorum. Benim için o kesimden çok; konserde burun buruna geldiğim, nefes nefese durduğum binlerce insan önemli. Popüler olan insanların, konser yapan şarkıcıların söyledikleri; beş kişiden üçü tarafından beğeniliyorsa, ikisi beğenmeyecektir. Bu yoksa, tehlike var zaten...

Yunan müziklerinin üzerine şarkı yazdığınız iddiası var; doğru mu?
(Gülüyor) Doğru. İki şarkı için geçerli bu: 'Biri Bana Gelsin' ve 'Bay Doğru Bayan Yanlış'... Bu zaten dünyada yapılan bir şey; ne var ki bunda?

Sürekli rahmetli Uzay Heparı ile karşılaştırılıyorsunuz; neden sizce?
Belki yaşam tarzlarımız benzetiliyordur. Konuşulan bir insandı. Şimdi benim bir çabam olmadan kıyaslama oluyor. Benim kontrolümde olmadan gelişen şeyler bunlar. Gerçekten soyadımdan çok mutluyum. Babamdan devraldığım bu soyad için çok mücadele ettim. Mesela Onno Tunç her müzisyenin örnek aldığı idoldür; benim babamla da kesişme noktaları vardır. Babam onun okulunda hocaymış. Uzay da pop akımında özel bir görev edinmiş. İkimiz de klasik müzik kökenliyiz ve ikimiz de Saint Benoit'lıyız. Bunlar etken tabii.

HİÇBİR ŞARKIM GERİ DÖNMEDİ

Adamına göre şarkı yaptığınız doğru mu?
Doğru. Şu anda mesela elimde şarkı yok. Talep oluyor, istekte bulunuyorlar; elimdeki şarkıyı sunmak yerine zaman istiyorum. O kişinin röportajlarını, diskografisini okuyorum, hayatını inceliyorum, bugüne kadar yaptığı şarkılara bakıyorum; mahcup olmayacağımı hissettiğimde arayıp "Şarkınız hazır" diyorum. Böyle olunca da hiçbir şarkım geri dönmedi. Bir sanatçıyla karşılaştığımda yükseldiysem, inandırıcılığı, heyecanı yüksekse; o anda ilk kelimeler düşmeye başlıyor. Ajda (Pekkan) Hanım'la da böyle oldu. Kıbrıs uçağındayız, ikimiz de konsere gidiyorduk; yanıma oturdu ve konuştuk. O yerine geçtiğinde 'Arada Sırada' şarkısının ilk sözlerini yazmaya başlamıştım.

TORPİL YOK!

Kendi albümünüze alacağınız ve başkasına vereceğiniz şarkıları nasıl seçiyorsunuz?
Kendi albümüme girdiğim zaman, o dönemde sırf kendime konsantre olduğum için onları kimseyle paylaşmıyorum. Başka birisi için çalışmaya başladığımda da; o kişi için oturduğumdan kendimeymiş gibi devam etmiyorum. Kendime de torpilim yok yani.

Kameralara neden şuh bakışlar atıyorsunuz?
Bilmiyorum, annem de beni "Şehla gözlüm" diye sever. Yıllardır böyle bir bakışım var. Belki insanların gözüne de öyle bakıyor olabilirim. Bu konuda beni destekleyen çok bayan var diyebilirim. (Gülüyor)

İZEL BENİM AİLEM GİBİDİR
Eski sevgiliniz İzel ile arkadaşlığınız devam ediyor; aynı dengeyi Hadise ile niye kuramadınız?
İzel benim gerçekten ailem gibi olmuştu. İki ilişkinin arasındaki fark; birinin üzerinden 10, diğerinin üzerinden iki yıl geçmiş olması. Yıllar sonra belki diğer ilişkiyle ilgili de zincirleri kırabiliriz.

Hadise'yle ilişkinizi herkes biliyordu ama gözler önünde yaşamadınız. Hande Yener ile ilişkiniz olduğu söylendi ama hiç kabul etmediniz. Bir anda dansçı sevgiliniz Nihal Öztürk ile öpüşürken fotoğraflarınızı paylaşmaya başladınız. Bu aşkı neden gözler önünde yaşıyorsunuz?
O fotoğrafı ben paylaşmadım. Haberimiz dışında yayıldı. Hiçbir ilişkimi göz önünde yaşamadım. Tabii ki her genç bir şeyler yaşar. Biz de etten, tırnaktanız; robot muamelesi yapılmaması gerekiyor. Ama o fotoğraf olayı bizim isteğimizle gerçekleşen bir şey değil.

Diğerlerinde yakalanmadınız, bunda yakalandınız yani?
Aynen öyle oldu.

'KAPI' ŞARKISI DEĞİŞEN KİLİTTEN DOĞDU
'Kapı' şarkısı nasıl doğdu?
Bu şarkının hikayesi çok ilginç. Adını vermeyeceğim -zaten tanıyorsunuz- bir ilişkim sırasında; telefonda ağır bir kavgadan sonra atladım, evine gittim. Ortak anahtarımız vardı. Gittiğimde anahtarın kapıyı açmadığını gördüm. Çilingir 20 dakika içinde evin kilidini değiştirmiş. Komşuya sorduğumda; "Sinan Bey öyle bir kapı yok artık" dedi. O rezil olduğum komşuya teşekkür ediyorum. (Gülüyor) Bir daha o kapı açılmadı diyebilirim. O gün çok ağır bir ders almıştım. O lafı söyleyen komşuya teşekkür ediyorum; sayesinde bu şarkı çıktı.

BAŞKA DUYGU VARSA GETİRİN YAZAYIM
Şarkılarınız haset, kıskançlık, ima, alay, ayrılık, aldatma, gösteriş gibi konular etrafında dönüyor; neden?
(Kahkaha atıyor) Bu saydıklarınız dışında duygu varsa, getirin onlarla da yazayım.

kalan karakter 1000

sanaz sanaz

cok guzel bi rop olmus..cok begendim.emeginize salik.safc dan sevgiler

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 22.04.2013 10:22

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.