X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Eğlenceli film oldu garantisi biziz!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Eğlenceli film oldu garantisi biziz!

  • Giriş Tarihi: 28.4.2013

Kadir Doğulu ve Müge Boz'la 3 Mayıs'ta vizyona girecek 'Bir Hikâyem Var' filmi için buluşuyorum. İkisi de projeyle ilgili son derece iddialı. Sinemaya gideceklerin eğlenmeden çıkmayacağını düşünüyorlar. Aklınızda kendi işinizi yapmak varsa; film ilginizi çok çekecek…

Yeşilçam aşığı bir yardımcı yönetmen; sette bir gün yönetmene kızıp basıyor istifasını. Elde avuçta bir şey yok ama sempatikliğine ve diline güveniyor. Yola, kendi filmini çekmek için çıkıyor. Ufak bir detay; elde para yok. Onu da kendi imkânlarıyla halletmeye çalışıyor. Kadir Doğulu ve Müge Boz'un başrollerini paylaştığı 'Bir Hikayem Var'ın özeti bu. Film önümüzdeki cuma vizyona giriyor. Öncesinde Kadir ve Müge'yle bir araya geliyorum. Röportaj yapmanın en sevdiğim yanı; öncesindeki hazırlıktır. Kimdir, nedir, nelerden hoşlanır, önceki röportajlarda hangi sorulara hangi cevapları vermiş… Bütün bunları gözden geçiririm. Kadir Doğulu… "Yakışıklı" diyeni var, "Güzel gülüyor" diyeni var, "İyi oyuncu" diyeni var… Bir de "Romeo' şarkısının ilham kaynağı olan çocuk" diyeni var. 'Romeo' işine hiç bulaşmadan, diğerlerini sormak niyetim. Müge Boz… "Seksi", "Tatlı" diyeni var, "Yok canım, ne alakası var!" diyeni de var. Müge'ye istisnasız bunların hepsini soracağım. Haydi başlayalım…

Ayrı ayrı kendi hikayelerinizi yazacak olsaydınız, nasıl bir şey çıkardı ortaya?
MÜGE BOZ:
Ben muhtemelen yazamazdım; çok karışık çünkü. Ama konu başlıklarını verirdim, biri tamamlardı. Eminim kesinlikle çok komik bir hikaye olurdu benimki; bir sürü saçmalıkla dolu. İlk baktığında ortada bir şey yokmuş gibi görünürdü ama biraz düşününce, o karmaşanın içindeki lezzet alınırdı bence. Tam benim gibi olurdu işte; karmakarışık...
KADİR DOĞULU: Benimki maceralarla dolu bir durum komedisi olurdu kesin. Ben aslında yazmayı severim ama hep amatör bir şekilde. Ama şimdi düşününce; benim hikayemin macerasız olmayacağı geliyor aklıma.

KADİR İKİ SAT TELEFONSUZ YAPAMAZ
Peki, hikayelerinizi film yapsak; 'olmazsa olmaz' neler olurdu?
M.B.:
Bende tutku olurdu kesin.
K.D.: Aksiyon benim olmazsa olmazım. Yani öyle vurdulu kırdılı değil ama arkadaşlarla ilginç yolculuklara çıkmak tam bana göre mesela. Yapmışlığım da var. Mersin'den, cebimde beş para olmadan otostopla Antalya'ya kadar gitmiştim. O yaşlarda insan etrafındakilere nasıl davranacağını bilmediği için başını derde sokabiliyor. Ben de yaşadım bunları. Gençlik diyelim. Fantastik film hastasıyım bir de. Kesin fantastik öğeler olurdu.
M.B.: Bende felsefe de olurdu kesin.
Senin durumun çok karışık ama... Buradan nasıl bir film çıkar ki. Gişe yapmaz seninki...
M.B.:
Dedim sana ya, benim durumlar biraz karşık diye...
Biraz da izleyici gözüyle düşün. Daha izlenebilir bir film olmalı...
M.B.:
Tutku var, felsefe var... İşte başlasın böyle, başka yerlere gitsin isterim.
Ucu açık yaşamayı seviyorsun anlaşılan...
M.B.:
İstesem çok iyi plan yaparım ama yapmayı tercih etmiyorum. Planlı yaşamayı sevmiyorum çok. Hayatı biraz daha gelişine yaşamayı tercih ederim.
K.D.: Müge arabasına binsin, yanına minimum ihtiyaçlarını alsın; gerisini yoldan, doğadan karşılar. Konuşa konuşa halleder. Öyle bir yaşam tarzı var. Tam 'outdoor' kızı yani.
M.B.: Kadir'i bırak oraya; eli ayağı titrer. İki saat telefonu çekmesin; strese giriyor adam.
K.D.: Ben senden daha maceracıyım bir kere...
M.B.: Ya bırak...
K.D.: Çekim sırasında Edremit'de yaşadığımız olaydan bahsediyor. Benim kardeşlerim var, devam eden bir dizim var ve bir ilişkim var. Bunlardan biri bana ulaşamazsa ne olacak?
M.B.: Bak, dedim işte. İki saat telefonsuz kaldı, eli ayağı titredi adamın. Gören de; iki saat bile telefonu olmadan yapamıyor zannedecek.
K.D.:
Elim ayağım titremedi tabii ama biraz stres oldum.
'Bir Hikayem Var' nasıl bir film? Gelip izlememiz için bize geçerli birkaç sebep söylesenize...
M.B.:
Her şeyden önce ana teması, kendi filmini çekmek isteyen bir gencin başından geçenler olduğu için; insanlara çok tanıdık, çok sıcak geleceğini düşünüyorum.
K.D.: İdealist, maceraperest bir adamın ideallerine ulaşmak için söylediği yalanlar zamanla ayağına dolaşmaya başlıyor. Olayın özü bu. Tabii gittikçe de eğlenceli bir fotoğraf çıkıyor ortaya. Öncelikle filmin çok kuvvetli bir oyuncu kadrosu var. İkimizi dışında bırakarak konuşuyorum; Türk sinemasının efsane isimleri var bu filmde. Nuri Alço var, Coşkun Göğen -nam-ı diğer Tecavüzcü Coşkun- var, Turan Özdemir var, Haldun Boysan var... Sette yönetmeniyle kavga eden genç bir yardımcı yönetmen; kendi filmini çekmek için işi bırakıyor. Nuri Alço'nun o filmde harcandığını düşünüyor çünkü. Setten giderken de "Nuri Abi seni başrol yapacağım!" diye bağırıyor. Olaylar da bundan sonra başlıyor zaten. Bu saydığım kadronun oynadığı filmin eğlenceli olmaması diye bir ihtimal yok zaten. İnsanlar çok eğlenecekler; garantisi benim...
M.B.: Bir durum komedisi bu. Aşk da var, macera da var, yol hikayesi de var .
K.D.: Aslında çok sevimli bir kahraman bizimki. Yani işi gerçekten kotarabilse, o filmi çekebilse; herkese hak ettiği parayı zaten verecek. Ama o film bir türlü çekilemiyor işte.

YETİM HAKI ASLA YEMEM
Sen ne yapıyorsun filmde?
M.B.:
Ben bir arkadaşımla beraber kast görüşmesine gidiyorum. O sırada Kadir'in oynadığı 'Mert' karakteri yanıma gelip benim aslında çok iyi fotoğraf çekebileceğimi söylüyor.
K.D.: Görür görmez aşık oluyorum ve iş bahanesiyle asılıyorum yani...
M.B.: Ben de set ekibine dahil oluyorum ve olaylar gelişiyor.
Başınızdan geçen, şahit olduğunuz gerçek dolandırıcılık olayları var mı?
K.D.:
Bizim üst komşumuza tencere, tava satma bahanesiyle senet imzalatmışlardı yıllar önce. Ortada ne şirket var, ne tencere-tava; ama imzalanmış senetler var. Kocasının da haberi yok tabii; kadın beklemişti tencereler gelecek diye ama ne gelen var ne giden... Bu söylenti bütün mahalleye yayılmıştı.
Beş parasız da kalsanız, "Asla yapmam" dediğiniz bir dolandırıcılık çeşidi?
K.D.:
Ben yetim hakkı yemem.
M.B.: Valla ben, kendi hayatımı devam ettirmek için ne yapıp yapmayacağımı bilemiyorum. O anki şartları bilebilmek lazım. Kesin konuşamam.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.