X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ekrana çıkmadığımız için bizi özlüyorlar
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ekrana çıkmadığımız için bizi özlüyorlar

  • Giriş Tarihi: 29.4.2013

Bir sosyal sorumluluk projesi kapsamında işitme engelli çocuklarla aynı sahneyi paylaşacak olan Yeni Türkü: Nereye gidersek gidelim, dinleyicimiz bizi bulur. Her yıl konser sayımız artıyor. Ekrana fazla çıkmadığımız için hayranlarımız bizi özlüyor

10 yıl aradan sonra çıkardıkları 'Şimdi ve Sonra' isimli albümlerinin üçüncü klibini 'Sezenler Olmuş' adlı şarkıya çeken Yeni Türkü; yarın Kayseri'de bir konser verecek. Konserde; 'Bana Bir Masal Anlat' isimli şarkıyı işitme engellilerle birlikte söyleyecek olan grup üyeleri Derya Köroğlu, Erkin Hadimoğlu, Serdar Barçın ve Furkan Bilgi, konser öncesi sorularımızı yanıtladı.

30 Nisan Kayseri konseriniz aslında bir sosyal sorumluluk projesi...
ERKİN HAMDİOĞLU:
Yeni Türkü dostlarının hazırladığı bir konser olacak. Çok kalabalık bir seyirci kitlesi bekliyoruz. Tıp dünyasından arkadaşlarımız organize ediyor ve birçok sürpriz var.
DERYA KÖROĞLU: İşin içinde işitme engelli ilk ve ortaokul öğrencileri olunca koşa koşa geliriz dedik. Çocuklar 'Bana Bir Masal Anlat' şarkısını işaret diliyle söyleyecek, biz de onlara eşlik edeceğiz. Güzel bir sinerji yaratacağımızı düşünüyorum. Bu alanda bir ilk olacak; onun heyecanını yaşıyoruz.

YILDA 90 KONSER VERİYORUZ
Konser maratonunuz son hız devam ediyor. Nasıl kaldırıyorsunuz bu yoğunluğu?
E.H.:
Zor oluyor ama alıştık artık. Tempomuz her yıl daha da artıyor. 10 sene önce yılda 30-40 konser verirken şimdi 90'a dayandık. Bundan çok büyük gurur duyuyoruz.
Dinleyici sizi nasıl karşılıyor? İlk yıllardaki enerjiyi hâlâ alabiliyor musunuz?
D. K.:
Konserlerimiz çok başarılı geçiyor. Konser verme sayısının, medyada görünmeyle veya popülerlikle alakası yok. Televizyonda çok fazla yer almadığımız için insanlar bizi özlüyor ve konserlerimize yoğun talep gösteriyor.
Jenerasyon değişti ama siz her dönem hayran kitlenizi arttırdınız. Bunu nasıl başarıyorsunuz?
D.K.:
7'den 70'e uzanan bir kitleye hitap ediyoruz. Nereye gitsek, seyirci bizi buluyor. Her sene konser sayımız artıyor, üniversitelerde de varlığımız devam ediyor. Hatta yeni albümümüzü gençler daha iyi biliyor. Gençler yeni şarkılar istiyor bizden. Bunun sırrı samimiyette... Ne sözlerimiz, ne de müziğimiz düşünülmeden yapılmış şeyler değil... Oturmuş bir müzik tarzımız var ama söz yazmak bizi giderek daha çok zorluyor. Şarkı sözleri tıkandı gibi geliyor bana. Mesela ben pek şarkı sözü yazmazdım; bu yeni albümde ben de yazdım.

POPTAN DAHA DUYARLIYIZ
Neden, şarkı sözlerinin tıkanmış olması olabilir mi?
D.K.:
Bizim şiir geleneğimiz var; biz şiirleri besteliyorduk. O edebi ağırlığımızdı insanları yakalayan... Şimdi ise 'biz büyüdük ve kirlendi dünya' gerçeğiyle yaşıyoruz. Dünyaya bakan, hayatla ilgili sorumluluk duyan bir grubuz. Dolayısıyla sadece aşk şarkıları yapmıyoruz; o aşkların nerede ve nasıl yaşandığını da anlatıyoruz. Pop şarkılarda hissedemedikleri duyarlılığı bizde buluyorlar.
Teknolojinin müzikte üretimi olumlu yönde etkilemesi gerekmez miydi peki?
D.K.:
Seni sınırlayan, sadece senin kendi hayalgücündür. Artık bilgisayara bağlı ve sürekli cep telefonlarına bakarak yaşamaya başladık. Teknoloji seni insani ilişkilerden koparırsa, o zaman hiçbir işe yaramaz.
SERDAR BARÇIN: Herşey çok çabuk tüketiliyor. Güzel ve kaliteli olan ise her zaman kalıyor. Her şeyin yüzeysel olması ve hızlı tüketilmesi, şarkı sözlerine de yansıyor.
D.K.: İnsanlar hiçbir şeye kafa yormak istemiyor. Bu da yaratıcılığı engelliyor tabii ki...

KANALLAR DİZİ MÜZİKLERİNE MÜDAHALE EDİYOR
Son albümünüz 'Şimdi ve Sonra'dan haberi olmayıp sizden yeni albüm bekleyenler var...
E.H.: En son 10 yıl önce albüm yapmıştık. Bu uzun aranın ardından, dokuz ay önce 'Şimdi ve Sonra'yı çıkardık. Fakat hâlâ yeni albüm yaptığımızı bilmeyenler var. O yüzden albüme üçüncü bir klip çekmeye karar verdik ve 'Sezenler Olmuş' adlı parçamızı kliplendirdik.

TOYGAR IŞIKLI İYİ YAPIYOR
Dizi müziği furyasını 'Süper Baba' ile başlatan ilk sizsiniz. Devamı neden gelmedi?
D.K.: Geldi aslında... 'Yeditepe İstanbul', 'Hayat Türküsü', 'Maskeli Balo' gibi dizilerin müziklerini yaptık ve soundtrack albüm çıkardık. Ondan sonra tüm diziler şarkı yapmaya başladı. Artık kanallar da karışmaya başladı müziklere. Genelde müzik en son kalem olarak akla gelir; müziğe yeteri kadar özen gösterilmez ve zaman ayrılmaz. Öyle olunca biz de biraz geri durduk. Şu anda Toygar Işıklı bu işin altından çok iyi kalkıyor.

BÜTÜN ŞARKILAR BİRBİRİNE BENZİYOR
Gelişen teknoloji, sizin müziğinizi nasıl etkiledi?
D.K.:
Teknoloji, müzisyenlere tek tuşla bir dizi armoni ve değişik ses yapma imkanı tanıdı. Eskiden müzik üzerine kafa yormayanlar bile müzik yapar hale geldi. Bu büyük bir ucuzlama demek... Hazır şeyleri birleştirip beste yaptıklarını sanıyorlar. Bütün müzikler birbirine benzemeye başladı.
S.B.: Diğer yandan artık makara kayıtlara dönüş başladı. Sıkıştırılmış müzik dinlemeye alışan insanlar, kaliteli kayıtları da fark etti. O yüzden plaklara dönüş başladı.
FURKAN BİLGİ: Plakçıların sayısı da arttı. Önceki yıllarda eskiciye verdikleri plakları, şimdi dünyanın parasını vererek almaya başladı insanlar...

YILAR NASIL GEÇTİ!

Neden 10 yıl albüm yapmadınız?
D.K.:
Doğan Müzik'ten koleksiyon albümlerimiz çıkmaya başlayınca, bizi daha geniş ve genç bir kitle tanıdı. Öyle olunca konserlerimiz de arttı. Bubir yandan da tembelliğe itti bizi. O yüzden seneler nasıl geçti anlamadık.


kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.