X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Nişantaşı'nda 3 apartman parasını çiftlikte batırdım
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Nişantaşı'nda 3 apartman parasını çiftlikte batırdım

  • Giriş Tarihi: 19.5.2013

Türk halk müziğinin usta isimlerinden Nuri Sesigüzel, baba mesleği olan çiftçiliği hiçbir zaman bırakmadığını söylüyor: Tam 40 yıllık çiftçiyim; başka hiçbir meslek yapmadım, yapmam da! Bugüne kadar kurduğum tüm çiftliklerde, Nişantaşı'nda üç apartman alacak kadar para batırmışımdır

Bundan 50 yıl önce ülkede bir tek radyo yayını varken, doğru düzgün medya yokken; Urfa'da doğan ve sesini büyük mücadeleler sonucunda tüm Türkiye'ye duyurabilen ilk şöhretlerdendir Nuri Sesigüzel... 72 yaşındaki sanatçı, 50 yılı aşan sanat yaşamında 800 esere hayat vermiş ve 300'ü aşkın albüme imza atmış. Türk halk müziği ve türkü sevenler onu; 'Sarı Sabahlık', 'Dünya Ahret Bacımsın', 'Öksüz Oğlan' gibi türküleri ve 'Ağlayan Gözlerim Bir Gün Gülecek', 'Ela Gözlüm', 'Bir Fincan Kahve Olsam' gibi şarkılarından bilir.... Geçtiğimiz günlerde; çiftliğinde beslediği iki ineği ve bir danasına Fatmagül Beren, Türkan, Behlül Kıvanç isimlerini verdiğini açıklayınca gündeme bomba gibi düşen Sesigüzel ile günümüzü ve eski günleri konuştuk...

Film-San Vakfı'nın kurucularındansınız; çalışmalarınız nasıl gidiyor?
1975 yılında Hülya Koçyiğit, Ayla Algan, Ümit Utku gibi birçok arkadaşım ile birlikte Film-San Vakfı'nı kurduk. 40-50 filmde ikinci-üçüncü rolde figüran oynamış arkadaşları; zaman geldi, devir değişti, kimse sete çağırmadı. Hepsi işsiz kaldı. Zamanında sigortaları da yatırılmamış. Biz bunların en az 300'ünü sigortalı yaptık; şimdi devlet onlara yardım ediyor. Ayrıca bazı hastanelerle anlaşma imzalıyoruz; indirim ve imkanlardan yararlanabiliyorlar. Ben de bu yaştan sonra artık bunları kovalıyorum.

AHIR KOKUSUNU DUYMADAN OLMAZ

Peki çiftlik sevdanız nasıl başladı?
Ben 40 yıllık çiftçiyim; baba mesleği bu. Başka iş yapmadım, yapmam da! Ticaret demek, çiftçilik demek benim için. Avcılar'daki İstanbul Üniversitesi'nin kampüsü benim arazimdi. Orada 110 ineğim, 300 koyunum vardı. Burada hayvanları her türlü müzikle sağardım. Ben bu çiftçilik işinde, Nişantaşı'nda üç apartman parası batırdım. 20 yıl önce çiftçilik çok büyük zararlar ettirdi bana ama baba mesleği diye kopamadım. Şimdi Çatalca'daki çiftliğimde üç hayvanım var; bir dana, iki inek. Onların ürünleri ile ticaret değil, kendimize keyif yapıyoruz. Ben ahır kokusuna alışmışım, duymadan yapamıyorum. Çatalca'daki çiftlikte 40-50 büyükbaş yaptım; yine parayı batırdım. Şimdi kendimi ağaçlara verdim; 385 meyve ağacım var.

Avcılar'daki arazi nasıl kampüs oldu?
Avcılar'daki o arazim varken, ortasından içme suyu dahi kaynıyordu. O zamanlar o kadar mutluydum ki... Üç klip çektim bu arazide. 20 yıl evvel bir sabah devlet geldi, istimlak etti. Bedavaya gitti; gık diyemedim. Dava açtım hiçbir işe yaramadı. Bilirkişi geldi, "Nuri Sesigüzel'in buraya veya paraya ihtiyacı mı var?" dedi. Benim ektiğim meyve ağaçları ve kavak ağaçları halen duruyor. Öğrenciler altında ders yapıyor.

Peki gelelim hayvanlarınızın adına; neden Beren, Kıvanç ve Türkan?
Çalışanlarım ilgileniyor bu hayvanlarla. Hayvanlara bu isimleri verdik çünkü o dönem herkes 'Aşk-ı Memnu' izliyordu. İneğin birinin doğurduğu buzağı; büyüyünce, annesine uygunsuz hareketler yaptı. Biz de diziden etkilenip danaya Behlül Kıvanç adını koyduk. Dizide 'Behlül'; amcasının karısıyla birlikte oluyor ya... İşte bizim dana da annesine uygunsuz hareketler yapınca... İneğe de Beren Saat'in 'Fatmagül'ün Suçu Ne?' dizisinden yola çıkarak Fatmagül Beren dedik. Diğer ineğe gelince; biliyorsunuz, dünyada en güzel göz ineğindir. İneğin gözleri çok güzel olduğu için adını, Türkan Şoray'dan etkilenip Türkan koyduk.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.