X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ben uyuz bir adamım takıntılarım çoktur
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ben uyuz bir adamım takıntılarım çoktur

  • Giriş Tarihi: 20.5.2013

'Merhamet' dizisinde 'Can' karakterini oynayan Fırat Albayrak: Takıntılarım çoktur; biraz uyuz bir adamım. Bana ait eşyalara düşüncesizce davranıldığı zaman parlayabiliyorum. Bu hayatta istemeyen ve vermeyenler vardır ya; ben onlardan biriyim. Kendi yağımda kavrulurum

Fırat Albayrak; 'Adanalı' dizisi ile başladığı oyunculuğu 'Suskunlar'la sürdürdü. Şimdilerde 'Merhamet' dizisinde canlandırdığı ressam 'Can' karakteri ile dikkat çekiyor. Albayrak; dizi oyunculuğunun yanı sıra arkadaşlarıyla birlikte kurduğu tiyatro sahnesinde de rol alıyor. Albayrak, Cosmopolitan dergisinden Elif Öksüz'e; kariyeri ve özel hayatıyla ilgili merak edilenleri anlattı...
'Merhamet'te canlandırdığınız 'Can', kadınların hiç hoşlanmadığı ama aslında vazgeçemediği bir erkek. Siz bu konuda ne diyorsunuz? Erkekler bazen sevgilerini nasıl yansıtmaları gerektiğini bilmez; bence 'Can' da öyle. Seviyor ama sevmiyor gibi davranıyor; vazgeçilemeyen tarafı da o galiba.
Karakterin kendinize benzettiğiniz yanları var mı?
Ne yazık ki evet ama bir dönem öyleydim, artık değilim.

TİYATROYU BIRAKIRIM

Bir kadını üzdüğünüz oldu mu? Ben de herkes gibi üzüldüm ve üzdüm; bilinçli olarak değil, çocukluğumdan.
Oyunculuk eğitimi alırken hayalini kurduğunuz ama işin içine girdikten sonra hayal kırıklığı yaratan bir durum yaşadınız mı?
Tabii canım. Hep sahnede olacağını sanıyorsun ama öyle olmuyor. Gerçi televizyon da güzel ama zor. Emekten fazla şeye ihtiyacın oluyor; insanlarla tanışmak, şans faktörü gibi... Tiyatro öyle değil; daha çok emek işi. Oradan alabildiğin karşılık maddi değil. Belli bir yaştan sonra bu maddi dünyada sen de karşılığını almak istiyorsun. Çünkü kiramızı ödüyoruz, evlenmek istiyoruz. Ama bunu tiyatrodan karşılamak çok zor. Yapabilenlere gıptayla bakıyorum ama yine de tiyatroyu bırakmam. Kamera önü oyunculuğunu da çok seviyorum.
İkisinden birini bırakmanız gerekse, tercihiniz hangisinden yana olur?
Yetişememek gibi bir sorunum varsa hayatta kalmak için tiyatroyu bırakırım çünkü tiyatrodan hiç para kazanmıyorum.

HENÜZ EVLİLİĞE HAZIR DEĞİLİM

Bağımlılıklarınız ve takıntılarınız var mı?
Takıntılarım çok; biraz uyuz bir adamım. Kendi eşyalarıma karşı hassasım. Bana ait eşyalara düşüncesizce davranıldığı zaman parlayabiliyorum. Bu hayatta istemeyen ve vermeyenler vardır ya; ben onlardan biriyim. Kendi yağımda kavrulurum; kimseden bir şey isteyemem.
"Evlenmek için para lazım" dediniz ya; ne zaman evlenmeyi düşünüyorsunuz?
Doğru kişi karşıma çıktığında, zaman da doğruysa evlenirim ama ekonomik ve sosyal olarak bir aile olmaya hazır olmak gerekiyor. Evlenmek çok zor. Evlenmek için evlenmek ya da çocuk için evlenmek bana çok ters. Eskiden çok çapkındım. Hiç boş durmazdım. Sürekli hayatımda birileri olurdu. Yalnız kalmaya dayanamıyordum. Şimdi tam tersi; artık duruldum. Doğru kişi diye de bir kavram yok aslında. Biz; birilerinin hayatında iyi de olduk, kötü de, doğru da olduk, yanlış da...

BİLARDO SALONUNU TİYATRO SAHNESİNE DÖNÜŞTÜRDÜK
Tiyatro bölümünden mezun olmuşsunuz; tiyatroya olan ilginiz nasıl başladı?
Ailem ben küçükken neye özendiysem, ona gönderdi. Gitmediğim kurs yok. En son tiyatroda karar kıldım. Beni bir belediyenin çocuk tiyatrosuna yazdırdılar. Deneme yanılmayla insan neyi istediğini buluyor. Ben de çocuklarıma bunu aşılayacağım.
Televizyona geçişiniz nasıl oldu?
Üniversite birinci sınıfı bitirirken, bir reklamda oynamıştım.
Bir tiyatro sahneniz var; oyun sahnelemeye davam edecek misiniz?
Mecidiyeköy'deki Sahne Hal'i Haliç Üniversitesi'ndeki arkadaşlarımla kurduk. Orayı elimizden geldiğince ayakta tutmaya çalışıyoruz. Çünkü sahne açmak gerçekten de çok zor. Gelir için açılmıyor. Daha çok gideri oluyor. Oyunlar sahneliyoruz. Dışarıdan gruplar da geliyor. Neredeyse her akşam oyun var. 150 kişiye kadar seyirci alabiliyoruz. Eski bir bilardo salonunu; aldığımız yardımlar ve sponsorlarla kırıp dökerek bir tiyatro salonu haline getirdik. Ben cumartesi akşamları 'Eksik' isimli oyunda oynuyorum.

ÇOCUK SOKAKTA SOSYALLEŞİR
Twitter'da "Çocuklarıma, 'Savaş zamanı' diye başlayan cümleler kurmak istemiyorum" yazmışsınız. Çocuklarınıza ilk olarak neyi aşılamak isterdiniz?
Biraz sokakta oynasınlar, yeter bana. Ben İzmir'de büyüdüm ve hiç eve girmedim. Annem bizi "Gidin dışarıda oynayın" diye evden kovardı. Şimdi tanıdıklarımın çocuklarına bakıyorum ve oynayacakları pek yer olmadığını görüyorum. Sosyalleşmek sokakta oluyor, okulda değil. Esnafla tanışsın, koşsun, akşama kadar oyun oynasın, eve gelmesin ama benim içimin rahat edeceği bir yerde olsun. İstanbul'da bu zor.
Sizce evlendikten ne kadar süre sonra çocuk sahibi olunmalı?
Altı, yedi yıl sonra... Öncelikle aşklarını, evliliklerini yaşasınlar. Annemle babama bakıyorum da; hiç birlikte tatil yapamamışlar. Keşke bizi daha geç yapsalarmış...

KİMLİK KARTI
DOĞUM YERİ VE TARİHİ
Aydın, Nazilli 11 Ocak 1985

Göz Rengi
Kahverengiye kaçan siyah.

BOYU
1.85 metre.

MEZUN OLDUĞU OKUL
Haliç Üniversitesi Tiyatro Bölümü mezunu.

LAKABI
Ben herkese 'bro' dediğim için, beni telefonlarına 'Fırat Bro' ya da 'Bro' olarak kaydediyorlar.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.