X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Hayat sana güzel' ile zenginler sınıfına girdim
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Hayat sana güzel' ile zenginler sınıfına girdim

  • Giriş Tarihi: 26.7.2013

Ünlü yönetmen Murat Şeker; 'Hayat Sana Güzel' filmiyle, farklı bir ortama girdiğini söylüyor: Hem maliyeti, hem de konusu itibariyle bu proje sayesinde ilk kez zenginlerin dünyasına girmiş oldum

Şimdiye kadar kendi şirketi Sugarworkz yapımcılığında çektiği filmlerle adından söz ettiren Murat Şeker; son filmi 'Hayat Sana Güzel'i Erler Film'in çatısı altında çekti. Şevket Çoruh, Tuba Ünsal, Timur Acar ve Hande Katipoğlu'nun rol aldığı film; 'salon filmi' tabir edilen komedilerden. Şeker ile, 'Hayat Sana Güzel'in çekildiği Çengelköy'deki villada buluşup konuştuk...

Üst üste iki filminizi kendi şirketinizin dışında bir şirketle çektiniz. Neden böyle bir tercihte bulundunuz?
Türker (İnanoğlu) Bey'le yıllardır çok hoş bir dostluğumuz var. Uzun zamandır birlikte film çekmeyi planlıyorduk. Üç-dört yıldır "Kışın görüşüp yazın çekeriz" diyorduk; ondan ses çıkmayınca, ben kendi filmlerimi çekiyordum. Bu sene böyle olmadı; hayata geçirmeyi planladığımız filmi çekmeye karar verdik.

YÖNETMENLİK AVANTAJ

Bu film; kendiniz yazıp yapımcılığını üstlendiğiniz diğer filmleriniz arasında nasıl bir yere oturuyor?
Hem maliyeti, hem de konusu itibariyle bu proje sayesinde ilk kez zenginlerin dünyasına girdim. Çok zengin bir müteahhitin hikayesini anlatıyoruz ve Boğaz'a nazır, havuzlu bir villada çekimler yapıyoruz; bu benim için çok yeni bir dünya. Önceki filmlerim orta sınıf mahalle hikayeleriydi; parayı bulup köşeyi dönmeye çalışanların hikayesini anlatıyorduk. Bu yüzden kariyerimde farklı bir yere oturuyor bu film.

Sadece yönetmenlik yapmak işinizi kolaylaştırıyor mu?
Yazdığım, yönettiğim ve yapımcısı olarak hayata geçirdiğim diğer filmlere oranla; rejisör koltuğuna oturup sadece yönetmenlik yapmak büyük avantaj; keyifli oluyor.

SALON FİLMİ OLDU

'Hayat Sana Güzel' nasıl bir film?
Sugarworkz projelerine göre eleştiri ve hiciv düzeyi biraz daha düşük; eskilerin deyimiyle 'salon filmi' mantığında çektiğimiz bir proje. Sugarworkz'le Erler Film'in remiksi gibi bir film olacak. Genel izleyiciye dönük bir film tasarlıyoruz.

Oyuncu kadrosu belirlenirken müdahalede bulundunuz mu?
Kadroyu Türker Bey'le birlikte oluşturduk. Şevket Çoruh'un olacağı zaten belliydi. Ayrıca daha önce birlikte çalıştığımız Hande Katipoğlu, Tuba Ünsal, Timur Acar, Hakan Bilgin gibi isimler de var. Birbirini tanıyan oyuncularla çalışmak; sadece yönetmen için değil, oyuncular için da çok avantajlı oluyor.

Filmde sürpriz var mı?
Filmin bombası Dilberay; Şevket'in annesini oynuyor. Tuba'nın ve Şevket'in tipi çok değişti. Onlar da seyirci için çok sürpriz olacak.

Filmin konusundan bahseder misiniz?
Şevket Çoruh'un oynadığı 'Azmi Yapıcı'; hastalık hastası çok zengin bir müteahhit. Panik atağı var, ölüm korkusu yaşıyor. Doktoru ona öleceğini söyleyince geçmişini sorgulamaya başlıyor. Diğer tarafa giderken en temel prensip, kul hakkı yememiş olmak. O da yediği hakların peşine düşüyor ve herkesten helallik almaya çalışıyor.

POLİSİYE ÇEKECEĞİM
Yeni projeleriniz olacak mı?
Bizde proje bitmez. Biri çocuk filmi, diğer polisiye olmak üzere hazırda iki tane senaryomuz var. Sonbaharda polisiye filmi çekmeyi düşünüyorum. En büyük hayalim; dizi sezonunda film çekmek.

Neden?
Biliyorsun, diziler yüzünden biz mevsimlik işçi gibi çalışıyoruz. Film çekebilmek için dizilerin bitmesini bekliyoruz. Kışın vizyona giren filmlerin çoğu yazın geçen hikayelerle dolu. Bu nedenle sonbaharda, hatta kışa doğru sinema filmi çekmek istiyorum.

Polisiye sizin için farklı bir tür. Özellikle polisiye yazmanızın belli bir sebebi var mı?
Polisiye sinemaya; dizilere olduğu kadar hakim olamadı. Halbuki herkes polisiye işleri sever. Bunun için üçüncü sayfa haberlerine bakmak yeterli; benim yazmayı tahayyül edemeyeceğim şeyler zaten gerçek. "Şunu yazarsam çok uç olur" diyebileceğim şeyin zaten gerçek olduğunu görüyorum. O yüzden polisiye sinema türü benim için de ilk ve eğlenceli olacak. Gerilimi severim ve iyi gerilim filmi çekeceğimi biliyorum.

Hayat size güzel mi peki?
Yazın değil; kışın da film çekebildiğimiz zaman hayat bana daha güzel olacak.

'ÇAKALLARLA DANS-3' GELİYOR
'Çakallarla Dans' filmleri hâlâ ilgi görmeye devam ediyor ve herkes sizden serinin üçüncü filmini bekliyor. Üçüncü film gelecek mi?
Evet, senaryoyu yazmaya başladım; seneye çekeceğiz. 'Çakallarla Dans' filmleri kemik bir kitle oluşturdu; televizyon tekrarlarında bile birinci oluyor. Serinin ikinci filmini seyirci baskısıyla hayata geçirmiştik. Üçüncüsünü çekmek artık farz oldu.

BABA OLMAK İÇİN ERKEN
Tuba Ünsal'la çalışıyorsunuz ve kendisi yine hamile...
Tuba'yla çalıştığımız her filmde hamile olacak diye endişe ediyorum! Anlamlandıramadığım bir tesadüf. Biliyorsunuz, Bergüzar Korel de 'Aşk Geliyorum Demez'i çekerken hamileydi. Allah'ın bana bir uyarısı mı, "Evlen de çocuk yap" diye; bilemiyorum.

Bu kadar uyarı üzerine siz baba olmayı düşünmüyor musunuz?
Baba olmaya daha var. Filmlerim benim çocuklarım; sekiz tane oldu.


kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.