X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bana bir şeyler öğreten kadın güzel kadındır
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bana bir şeyler öğreten kadın güzel kadındır

  • Giriş Tarihi: 3.9.2013

Yakışıklı şarkıcı Murat Boz; Yeni Aktüel dergisine, güzel kadın anlayışının çok farklı olduğunu söyledi: Bana bir şeyler öğreten kadın, benim için güzelliğin de ötesine geçer ve vazgeçilmez olur

Müzik dünyasının son yıllardaki en popüler ve en başarılı erkek vokallerinden biri Murat Boz... Mesleğinde hâlâ gerçekleşmemiş olan hayali ise bir Sezen Aksu bestesi seslendirmek. İşte Murat Boz'un hayatındaki vazgeçilmezleri, aşka ve güzel kadına bakışı...

Hayatınızın en büyük dönüm noktası nedir?
Özel bir üniversitede caz vokal okuyordum. Ailemin maddi durumu da çok iyi değildi. Ya devam edecektim oradaki eğitimime ya da çalışmayı tercih edecektim; ikinci şıkta karar kıldım ve çalışmayı tercih ettim.

Galiba hayatta olumsuz gibi görünen bazı gelişmeler, daha sonradan yaşamımızın istediğimiz gibi şekillenmesine vesile oluyor...
Eğer bu şekilde gelişmeseydi de muhakkak bir çıkış noktası bulurdum. Beni mutlu eden şey müzik olacağı için gene bir şeyler yapardım. O zaman verdiğim karar, şu güne gelmemi sağladı. Kararımdan ötürü pişman değilim.

Hep böyle miydiniz? Yani eskiden beri hiç etki altında kalmayan bir adam mıydınız?
Eskiden kolay etkilenirdim, duygusal da bir yapım var. Ancak bu zamanla köreliyor. Peş peşe hatalar yaptım zamanında, ancak gün geçtikçe düzelttim tüm hatalarımı.

TAHAMMÜL SEVİYEM YÜKSELDİ

Ailenizde kime benziyorsunuz? Sesinizin güzelliğini kimden almışsınız?
Anne tarafımdan... Annem eskiden akordeon çalarmış ve çok iyi bir müzik kulağı vardır. Dayım da bu anlamda yeteneklidir. Fiziksel olarak annem ve babamın karmasıyım diyebilirim, ancak annem biraz daha ağır basıyor.

Bir abiniz varmış; ona en benzer ve en zıt özellikleriniz neler?
Aslında ikimizde de olan ve benim sevmediğim inat huyumuz var. Yani biri bize bir şeyi ısrarla 'yapma' desin, gider tersini yaparım.

Burada Karadenizli olmak devreye giriyor anladığım kadarıyla...
Evet. Sinir var bende... Kesinlikle yörenin özelliklerini taşıyorum. Zonguldak Ereğli'de büyüdüm. Baba tarafım da Trabzon Tonya'dan.

Size bakınca da insan merak ediyor, 'Bu adam acaba sinirleniyor mudur?' diye...
Eskiden bu dürtüm daha fazlaydı, şimdi öyle olur olmaz yerlerde sinirlenemiyoruz. Haliyle mevzuları mümkün mertebe diyalogla çözmeye çalışıyorum, tahammül seviyem yükseldi.

AŞKSIZ YAŞAYAMIYORUM
Sokak kavgasına girer miydiniz?
Yok girmezdim de, çok güzel dayak yerdim. Hatta çocukluğum dayak yiyerek geçti. Çünkü kavga edemem ben; mizacıma uygun bir şey değil. Kavgaya gireceksem hakikaten hayati bir durum olması lazım.

En son dayağı kaç yaşında yediniz?
18 yaşındaydım zannedersem...

Aşk ne ifade ediyor sizin için?
Her şeyi... Aşksız yaşayamıyorum ben; bu benim için bir ihtiyaç.

Aşk zamanla tanım olarak şekil değiştirdi mi?
Şu an yaşadığımla ilk gençliğimde yaşadıklarım arasında fark var aslında. Elbette eskiden de karşıdan söz konusu şahsiyet gelirken heyecan olurdu. Bir de ben ortaokulda çok çirkin bir adamdım. Sınıf arkadaşlarım 2 metrelik adamlardı, ben 1.50, bakardım yukarıya doğru. Hepsi popüler adamlardı üstelik.

Sizi yakışıklı bir adama dönüştüren değişim ne zaman başladı?
Ben hiçbir zaman kendime 'Ne yakışıklı adamım' demem... Uzun yıllar kendimi çok da beğenmedim. Ama üniversitenin ilk senesi spora gidip kendime dikkat etmeye başladım; çok cılızdım o yıllarda. Her zaman da uzun ilişkilerim oldu.

Sizin gözünüzden 'güzel kadın'ın tanımı nedir?
Benim için asla sadece fiziksel olmadı güzellik; oturup sohbet edebildiğim, tıpkı bir arkadaşım gibi birlikte her şeyi yapabildiğim kadın güzel kadındır. İki laf edebilmelisiniz, bu sohbeti de yapabileceğiniz donanıma sahip olmalı karşınızdaki kişi. Güzel kadın tanımlamasını sadece kız arkadaşım olarak algılamıyorum... Bana bir şeyler öğretsin mümkünse, rica ediyorum hatta...

KAFAM HEP ÇOK MEŞGUL
Mutlu musunuz?
Mutlu oldum mu çok mutluyum ama kafam çok meşgul... Kafası benim gibi çok meşgul olan bir adam, her dakika çok rahatlıkla mutlu olamaz. Gergin olduğumda da çok gerginim. Genele bakıldığında mutlu ve huzurluyum, evet bunda sıkıntı yok ancak çok fazla düşünüyorum; bunu yapmamam lazım.

MÜZİĞİN SONU ÖLÜM
Müzik kariyerinizi, bunun üzerine aldığınız eğitimi unutun. Tek bir gün için bütün bunlar olmasaydı ve başka bir hayatı deneyimleme şansı verilseydi size; nasıl bir yaşam olurdu bu?
Çok özeniyorum ama başaramıyorum... Bir yazarın kafasında olmayı çok isterdim. Okumayı çok seviyorum ama konsantrasyon problemim olduğu için bazen kitap okuyamayabiliyorum çünkü kafam meşgul oluyor. Elime bir kitap alıp okurken onu yazan insana karşı büyük bir hayranlık duyuyorum; yazdığı dünyayı nasıl kafasında tasarlayabilmiş diye... Kesinlikle Orhan Pamuk'un kafasının içinden geçmek isterdim.

Müziğinizle ilgili olarak tatminkar bir adam mısınız?
Hayır... Olamam çünkü. Müzik öyle bir şey ki, bitmez. 'Ben oldum' diyebileceğiniz bir şey değil; müziğin sonu ölüm. Ben de Beethoven müziği yapmıyorum elbette ama kendimi geliştirmeyi istiyorum. Gelişimi bitmiyor bu işin.

HAYATIMDA KISKANÇLIK KAVGALARI OLMAZ
Kıskanç mısınız?
Evet kıskancım ama çok belli etmem... Mesela kız arkadaşım Eliz (Sakuçoğlu) bunu tatlı tatlı yapar. Çok güzel bir kadın veya çok yakışıklı bir erkek olmanızın bu dürtüyle bir alakası da yok diyebilirim çünkü ego devreye giriyor.

Egonuz konusunda dengeli misiniz?
Her zaman... Ego zaten Latince 'ben' demek. Ben, benden kaçamam... Ben de kendi hayatımda buna gerçek anlamda önem veriyorum ama sorun çıkarmalarım yoktur, kıskançlık kavgaları olmaz hayatımda; aşırıya kaçmam.

Müzik dünyasında ilk beşinize kimler girer?
Sıla, Mustafa Ceceli, Gülşen, Murat Dalkılıç, Emre Aydın.

İlk kaç yaşında aşık oldunuz?
Ortaokulun başında... Artık o aşksa... Ama kafada vardı sürekli.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.