X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Hayatı deli bir tarzda yaşıyorum
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Hayatı deli bir tarzda yaşıyorum

  • Giriş Tarihi: 22.9.2013

Nilüfer Açıkalın, oyunculuktan şarkıcılığa transfer oldu. 'Başka Şarkılar' isimli bir albüm çıkaran Açıkalın, "Benim için üretmek önemli. Hayatı deli bir usulle yaşıyorum" diyor

Ünlü oyuncu Nilüfer Açıkalın, farklı bir projeyle hayranlarının karşısına çıkıyor. Müzisyen Gökhan Dabak ile birlikte 10 yıldır yazdığı şarkıları bir araya getiren Açıkalın, bu şarkıları internet üzerinden dinleyiciyle buluşturdu. Açıkalın ile şarkıcılığa geçiş sürecini ve albümünü konuştuk.
Albüm yapma fikri nasıl doğdu?
Albüm yapmak, belki de en son aklıma gelecek şeydi. Şarkı söylemeyi çok seviyorum ama şarkıcı formuna girip sahneye çıkmayı sindirmem epey zaman aldı. 10 yıldır müzikle ilgileniyorum, bu işi ne kadar ciddiye aldığım anlaşılıyordur sanırım. Müzisyen arkadaşım Gökhan Dabak'la müzik üzerine kafa yormaya başladığımızda, albüm yapma fikrimiz yoktu. Sadece şarkı yazma, besteleme ve kaydetme üzerine kurulu bir sistemle hareket ettik.

PAYLAŞMAK İÇİN ACELE ETMEDİK
10 yıldır müzikle ilgilendiğiniz pek bilinmiyor. Nasıl gizlediniz bunu?
Yakın çevremin çok iyi bildiği ve çok desteklediği bir şeydi bu. Ama hatları tam olarak belirlemeden sunmam imkansızdı. Gizlemek için bir çaba harcamadık ama paylaşmak için de acele etmedik. Durmaksızın yeni şarkılar yazıp bestelerken, şarkıların kendi dünyasıyla ve anlattığı öykülerle çok zaman geçiriyorduk. Üzerimize düşeni en iyi şekilde ortaya çıkarmalıydık. Sorumluluk duygusu ve mükemmeliyetçilik; utangaçlık ve alçakgönüllülükle birleşince insan zaman içinde kaybolabiliyor.
Tarzınızı Anadolu-punk olarak tanımlıyorsunuz. Şarkılarınızdan bahseder misiniz biraz?
Gökhan Dabak, 2000 yılında 'Reçel' adlı bir albüm çıkardıktan sonra sahnede değil, işin mutfağında olmak istedi. Şarkılar yazmak, bestelemek, aranje etmek, gitar çalmak istedi. Gökhan'la arkadaşlığımız çok eskiye dayanıyor. Beraber çok ilginç işler yapabileceğimizi fark ettik. Gökhan, 'Reçel' albümünü çıkardığında, ona 'Anadolu-punk'ın babası' yakıştırması yapılmıştı. Aslında benimle yaptığı şarkılar, punk tarafının daha da belirginleşmesine neden oldu. Ama Anadolu etkisi her zaman daha ön plana çıkıyor.
Oyunculuğunuzun yanı sıra öyküler de yazıyorsunuz. Bunlar yazdığınız şarkıları şekillendiriyor mu?
Bütün sanat disiplinleri birbirinden güç alarak devam eder ve amacına ulaşır. Yaptığım işleri şekillendiren; sadece hayata bakış açım, kim olduğum, amacım ve emeğim...
Albümünüzü internetten yayınlayacaksınız. Ne zaman dinleyebileceğiz?
Bu hafta itibariyla, dinleyicinin beğenisine sunuluyor. Benim için işin yapılış süreci her zaman daha önemli oldu. Sadece güvenebileceğim insanlarla çalışıyorum. Ayhan Orhuntaş ve Ali Kerrar Akıncı'nın şarkılarımızı keşfetmesi çok iyi oldu. Şimdi onlar Ütopya Müzik etiketiyle bu eserleri dinleyiciye ulaştıracak.
Peki kitap çalışmanız var mı?
Her şeyden önce yazarım ben. Oyunculuğu iş olarak edinmek için konservatuvar okudum. Fakat yazarlığı, varoluşumun nedeni olarak görüyorum. Yeni bir kitap üzerinde dört senedir çalışıyorum. Büyük bir öykü bu...
Birden çok alanda çalışmak sizi yoruyor mu?
Birçok alanda aynı anda çalışmıyorum; yaptığım her şeyin kendince bir işleyişi var. Disiplin ve iyi bir programla, tam konsanstrasyonla, deli bir usulle hayatımı yaşıyorum. Tembellik ettiğim zaman; ya okuyorumdur ya da film izliyorumdur. Benim için çalışmak ve üretmek çok önemli.

ŞARKILARIMIZ ÖYLE TATLI Kİ...
Peki konser vermeyi düşünüyor musunuz?
Sahne provalarına başladım. Bu, çok heyecanlı bir süreç. Şarkılarımız o kadar tatlı ki; söylemeye de, dinlemeye de doyum olmaz. Yeni yılla beraber konserler vereceğiz. Bu şarkılar herkese moral olsun istiyorum; herkesin neşesini yerine getirsin, eğlendirsin, "Oh be!" dedirtsin, insanların kulağının pası silinsin... Bir filmde nasıl senaryo bel kemiği ise, şarkıda da söz öyledir. İyi bir dinleyiciyim ve sözüyle, müziğiyle, her şeyiyle tastamam eserler dinlemeyi seviyorum. Fakat bazen, istisnalar hariç tabii, her şeyin sıradanlaştığını görüp canım sıkılıyor. Biz de belki istisna olacağız ama umarım kaideleri bozan istisnalardan oluruz.

İSYANDAN İLHAM ALIYORUM
Şarkılarınızı yazarken nelerden besleniyorsunuz?
Şarkılarımızı yazarken sokaktan ve isyan unsurlarından çok beslendik. İkimizin de doğasında bir başkaldırı ve karanlık bir mizah var. Bunu benim öykülerimde, Gökhan'ın da karikatürlerinde görmek mümkün. Bir hayat yaşıyoruz ve onu anlamlı kılmak zorundayız. Şarkılarımız; komik ve neşeli, kaotik ve hüzünlü yanlar taşıyan başka başka şarkılar... Adı gibi 'Başka Şarkılar'.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.