X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Serra'nın yüzünden mideme kramp giriyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Serra'nın yüzünden mideme kramp giriyor

  • Giriş Tarihi: 21.10.2013

ATV'nin sevilen dizisi 'Karadayı'nın 'Serra'sı Aslı Orcan: Oynadığım karakter bana çok uzaktı ve beni çok zorladı. 'Serra' yüzünden karnıma kramplar giriyor ama ortaya çok güzel bir iş çıktı

Oyuncu Aslı Orcan, ATV'nin pazartesi akşamlarına damgasını vuran dizisi 'Karadayı'da; 'Savcı Turgut'un karısı rolüyle dikkat çekiyor. Orcan dizide, kurnazlığıyla herkese yaka silktiren fettan 'Serra'yı canlandırdığı için çok mutlu olduğunu söylüyor. Aslı Orcan'la rolünü, oyunculuk kariyerini ve dört yıldır birlikte olduğu Yetkin Dikinciler'le olan ilişkisini konuştuk...

Oyunculuk sizin için nasıl başladı?
Aslında ben içine kapanık bir çocuktum. Birileri soru sormadıkça konuşmayan bir tiptim. Ailem, sosyalleşeyim diye beni baleye yazdırdı. Bale yapmayı çok sevdim ve ilk kez sahneye çıktığımda da kendimi çok mutlu hissettim. Ardından konservatuvar eğitimi almaya başladım.

Peki 'Karadayı' macerası sizin için nasıl başladı?
Seçmelere girdim ve tercih edildim. Senaristlerimiz, yönetmenimiz ve yapım şirketi, 'Serra' karakterine beni uygun buldukları için kendimi şanslı hissettim. Ben de o şansa layık olmaya çalışıyorum.

Bunu neye dayanarak söylüyorsunuz?
'Serra' karakterini oynamayı çok istemiştim. İçten hissettiğim rolü böyle bir ortamda oynuyorum. 'Karadayı', yönetmeninden oyuncusuna, set çalışanına kadar müthiş bir ekip. Bu dizide yer almasaydım aklım kalırdı!

FETTAN OLMAK ÇOK ZOR

'Serra', dizide öne çıkan karakterlerden biri oldu. Sizin başarınızın formülü ne?
Bu rolü gerçekten çok isteyerek oynuyorum. 'Savcı Turgut'u oynayan Yurdaer Okur'la da çok iyi paslaştık. Kötü bir karakteri canlandırıyor ama o kadar iyi bir insan ki... Aslında, bana en büyük özgürlük alanını senaristlerimiz verdi. Onlar, oyunculuğumu gördükçe hakkımı teslim ettiler açıkçası.

'Serra' karakterini nasıl tanımlarsınız?
Bir yerlere gelebilmek için erkeğini ve dişiliğini kullanan bir kadın. 'Serra' çok uzak bir karakter ama bu kadar uzak bir rolü oynamak bana büyük keyif veriyor. Bütün karakterleri önüme koysalar ve seç deselerdi, ben 'Serra'yı seçerdim. Serra beni çok zorladı, karnıma çok kramplar soktu. O da acayip güzel bir şey. 'Karadayı' dizisi ve 'Serra' karakteri benim için bir şans.

Fettan olmak zor bir şey demek ki...
Kesinlikle, o kadar zor ki! Fettan kadınlar sürekli ayıktır. Açık kollar, çaktırmazlar. Kafada her zaman hinlik vardır... Üzülüyorum fettan kadınlara. Çünkü çok sıkıntılı bir süreç o. Sürekli bir plan, program içindeler. Yüksek adrenalin, sürekli bir yarış; yorar insanı. Ben de öyle olmadığım için bu rolü ortaya çıkarmak beni çok zorladı.

'Serra'nın dünyasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Hiç kimsenin hayatı dışarıdan göründüğü gibi değildir. 'Serra' her ne kadar feminen ve fettan bir karakter gibi gözükse de, özünde çok çaresiz bir kadın. Var olma mecburiyeti var. Bir taraftan da güzel bir kadın ve bir erkeğe inanmak, sahiplenilmek, kollanmak istiyor.

BANA KADINLAR HAYRAN

İzleyicilerin 'Serra'ya bakışı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Çok ilginç; benim erkeklerden çok kadın hayranlarım oluşku. 'Serra'yı kadınların normalde sevmemesi gerekir ama öyle bir durum olmadı. 'Savcı Turgut' tarafından kadınlık gururu ayaklar altına alınsa da dik durdu. Bu yüzden de izleyici tarafından sevildiğini düşünüyorum.

'Serra' sekreterdi, şimdi 'savcının karısı' oldu, statüsü yükseldi. Bundan sonrası için ne gibi planları var sizce?
İnanın bilmiyorum. Hayatımda hiç bu kadar merakla beklediğim bir şey olmamıştı. Bir sonraki bölümü iple çekiyorum. Sevdiği adamı elde ettiği kesin. Çünkü evlendiler artık. Ama ortada çok büyük bir cinayet var ve Serra o cinayetin tek tanığı.

Ne olmasını istersiniz peki?
Seyirci gözüyle 'Mahir'le 'Feride' evlensin, 'Turgut' da 'Serra'nın her dediğini yapmasın isterim. Bir de herkes mutlu olsun isterim ama öyle bir şey mümkün değil olmaz. Çünkü reyting denen bir şey var.

REYTİNGLERİ TAKİP EDİYORUM
Reytingleri takip ediyor musunuz?
Ediyorum ama sadece 'Karadayı'nın reytingini değil, her şeyi... Her gün reytinglere bakarım.

NOSTALJİK BİR YANIM VAR
Kendinizi 'Karadayı'nın geçtiği o döneme ait hissettiniz mi?
O dönem ben dünyada yoktum. Ama saçım, makyajım ve kıyafetlerim o döneme girmeme yardımcı oluyor. Ben zaten genel olarak, eskilere çok özenen bir insanım. Nostaljik bir yanım var.

Neden nostaljik bir insan olduğunuzu söylüyorsunuz?
Her şey o kadar sade, samimi ve gerçekmiş ki; hayat bu kadar hızlı akmıyormuş sanki. En basitinden, kıyafetler bile çok güzelmiş. İnsanlar kıyafetlerine özen gösterirlermiş. Döpiyes denen bir şey varmış. Şimdi gündelik hayatta kaç kişi döpiyes giyiyor? Benim de yok! İcap ettiği zaman gidip alıyorum. Kotlar yırtılmaya başladı. Kadınlar artık daha maskülen. Erkeklerin fötr şapkaları, takım elbise içine giydikleri yelekleri ve fularları varmış. Şimdi aynı özeni göremiyorum.

YETKİN BENİM RUH EŞİM
Sevgiliniz Yetkin Dikinciler, oynadığınız rolü nasıl yorumluyor?
Beni bu işi yapabildiğime ikna eden, hakkımda güzel şeyler söyleyen kişiler var. Yetkin de onların başında geliyor. Onun tecrübelerinden yararlanıyor, ona sorular soruyorum. O açıdan da kendimi çok şanslı hissediyorum.

Geleceğe dair aile kurma, evlenme gibi düşünceleriniz var mı?
Hiç beyaz gelinlik hayali kuran biri değilim. Evlilik planlarım da yok. Genel olarak yolda birbirine sarılan, mutlu bir çift gördüğüm zaman gerçekten çok mutlu olan biriyim. Herkes ruh eşini bulsun isterim.

Siz bulduğunuza inanıyor musunuz?
Çok şükür ki evet. İnsan; yalnızlığını sevdiği halde yine de biriyle mutlu olabiliyorsa, bence o kişiyi bulmuş demektir.

OYUNCULUK HEDEF DEĞİLDİ
Oyunculuğa başlayalı 10 sene olmuş. Geçmişe baktığınızda ne görüyorsunuz?
Şunu görüyorum: Konservatuvara girerken 'Bu okulu bitireyim; dizilerde, reklamlarda oynar, paraya para demem' düşüncesine sahip değildim. Oyunculuk hedefim olsaydı; bale okumaz, direkt konservatuvarda oyunculuk bölümüne giderdim. Ben yeteneğimi süreç içerisinde keşfettim. Herkes 'Benden başka ne olabilir?' diye düşünmüştür. Benimkisi öyle olmadı.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.