İstanbul hızlı ve sihirli bir şehir

Giriş Tarihi: 16.11.2013

Mart ayında gösterime girecek olan 'Panzehir' filminin esas kadını Christina Gottschalk, Touch İstanbul dergisine konuştu: İstanbul, çok hızlı ve sihirli bir şehir. Bana New York'u hatırlatıyor

'Büşra've 'Dağ' filmlerinin yönetmeni Alper Çağlar'ın imzasını taşıyan 'Panzehir', uluslararası oyuncu kadrosuyla dikkat çekiyor. Filmin esas kadını ise Alman asıllı model Christina Gottschalk... Film çekimleri için ilk defa İstanbul'a gelen Gottschalk; rolünü ve yeni tanıştığı İstanbul'u anlattı...

Almanya'nın hangi şehrinde doğdunuz?
Stuttgart'ta doğup, büyüdüm. Son derece doğal bir ortamda, doğa ile iç içe, korunaklı küçük bir kasabada geçti çocukluk yıllarım.

MODEL OLMAMI SÖYLEDİLER
Model olmaya nasıl karar verdiniz?
Daha büyük bir şehirde yaşamak, daha uzağa gitmek istiyordum. Uzun boyluydum, ergenlik çağlarında bile 1.80 boylarındaydım. Pek çok insan benim model olmam gerektiğini söylüyordu. Ben de model olmak için yarışmaya katıldım.

Film için ilk kez İstanbul'dasınız. Burası size göre nasıl bir şehir?
Sihirli bir şehir... Bana New York'u hatırlatıyor çünkü çok hızlı ve aynı anda pek çok şey olup bitiyor.

İstanbul'da favori mekanlarınız var mı?
Şehirde dolaşmak için pek vaktim olmadı ama Karaköy'e gittim. Bir arkadaşım beni gezdirdi. Brooklyn'i andırıyor; pek çok kafe var çevrede.

KÖR BİR İNSANLA TANIŞMAMIŞTIM

İstanbul'un sizin için en olumlu yanı neydi?
Çok güzel bir havası var. Yeni ve eskinin bir arada bulunması, Boğaz çok güzel... Büyük kuleler, gökdelenler, yeni alışveriş merkezleri...Modern ile eski arasında iyi bir denge var.

'Panzehir' sizin ilk oyunculuk deneyiminiz mi?
Daha önce ABD ve Avrupa'da reklam çekimlerinde bulundum. Başka oyunculuk deneyimlerim de oldu fakat bu ilk sinema filmi deneyimim.

Filmde 'Elsa' isminde, İstanbul'da yaşayan görme engelli Alman müzik öğretmenini oynuyorsunuz...
Yabancı, görme engelli bir kadını, gene yabancı bir ülkede oynamak benim için büyük bir meydan okuma. Karakterim çok hassas bir kadın; onun insani tarafı beni etkiledi. Çok sayıda pratik yaptık, rolün gerektirdiği çok şey vardı.

Rolünüz sayesinde görme engellilerle ilgili daha önce bilmediğiniz neler öğrendiniz?
Daha önce kör bir insanla tanışmamıştım, rolden sonra onlar hakkında düşünmeye başladım. Bu rolü yerine getirmek için, gündüz kalktığınızda her tarafın karanlık olmasının nasıl bir şey olduğunu düşünmeniz gerekiyor. Diğer duyularınızı, mesela kulaklarınızı daha fazla kullanmanız lazım.

Rolü nasıl aldınız?
Alper (Çağlar) ile bir araya gelmemiz tamamen tesadüfen oldu. Alper ajansta fotoğrafımı görmüş ve "Bu kız filmdeki karakter 'Elsa'ya benziyor" demiş. Bana konudan bahsetti ve daha sonra üzerine konuşmaya başladık.

Filmde Almanca mı konuşuyorsunuz?
Almanca ve az miktarda Türkçe...

TÜRKLER'İN FARKLI BİR MANTALİTESİ VAR
Türkler, Almanlar'a göre daha rahat insanlardır. Bu farkı hissedebildiniz mi?
Türk insanları ile çalışmak çok ekstrem bir deneyim oldu benim için. Farklı bir mantaliteniz var. Almanya'da her şey çok organizedir, çok dakik davranırız.

Filmin ana karakterlerinden 'Kadir Korkut', 'Elsa'ya aşık olup onun için bu dünyadan vazgeçmeyi istiyor. Bu gerçek hayatta mümkün olabilir mi?
Filmin metnini ilk okuduğumda çok romantik buldum. Aşkta daha iyi bir insan olmak istiyorsanız, böyle bir ilişki gerçekleşir. 'Kadir', 'Elsa' için daha iyi bir insan olmak istiyor.

OYUNCULUĞA KARŞI TUTKUM YÜKSEK
Geleceğe yönelik hayaliniz nedir? Türkiye'de mi kalacaksınız, yoksa ülkenize mi döneceksiniz?
New York'a döneceğim. Oyunculuğa karşı tutkum yüksek, gerçekten oyunculuğu seviyorum. Bu alanda daha çok şey yapmayı hayal ediyorum. Sonra da Bahama'da bir yerde yaşamak istiyorum.
ARKADAŞINA GÖNDER
İstanbul hızlı ve sihirli bir şehir
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz