X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ruhum ihtiyarlamasın diye tiyatro yapıyorum
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ruhum ihtiyarlamasın diye tiyatro yapıyorum

  • Giriş Tarihi: 12.1.2014

'İhtiyar Balıkçı ve Deniz' isimli tiyatro oyunuyla hayranlarının karşısına çıkan Erkan Can, ihtiyarlamaktan korkmadığını söylüyor: Ruhumuz ihtiyarlamasın, mesele o. Ruhum ihtiyarlamasın diye tiyatro yapıyorum ben de

Erkan Can, 2014 yılına hızlı girdi. Tolga Çevik'in son filmi 'Patron Mutlu Son İstiyor'da oynayan Can, 'İhtiyar Balıkçı ve Deniz' adlı tiyatro oyununda ise bir balıkçı rolünde hayranlarıyla buluşuyor. Erkan Can'la hem kapalı gişe oynayan yeni oyununu, hem de filmini konuştuk...
'İhtiyar Balıkçı ve Deniz' adlı oyununuz geçtiğimiz hafta izleyici ile buluştu ve kapalı gişe oynadı. Bu ilgiyi bekliyor muydunuz?
Bizim için sürpriz olmadı. Çünkü İstanbul Halk Tiyatrosu olarak belli bir seyirci kitlesine sahibiz. Bizi takip edenlere layık olmaya çalışıyoruz. Oyun, seyirciyle tamamlanır.
Oyunda hiç yere basmadan, direklere tırmanarak oynuyorsunuz. Bu oyunda sakatlanma riski çok yüksek, değil mi?
Evet ama ben Nadya Komanaçiler'in zamanında 10 yıl yer jimnastiği yaptım; vücudum esnektir. Durduğum yerde beş kez geri takla atıyordum. Şimdi onun meyvelerini topluyorum. Mizansenlerimizi, nereye basacağımızı oynaya oynaya öğreniyoruz.

OYUNDA ÇOK EFOR SARF EDİYORUM

Fiziki olarak zorlandınız mı?
Dekor gelene kadar iki merdiven, bir ip ve bir yatakla çalıştık. O yüzden çok efor sarf etmedim ama son dört provamızı bu dekorla yaptık. Balıkçı teknesi dekorunun bir ucundan diğer ucuna gidip geldiğim ve direklere tırmandığım sahneler olduğu için zorlandım.
Oyunda nefes nefese kaldığınız yerler oluyor, değil mi?
Evet, çok efor sarf ediyoruz. 55 yaşındayım ve sigarayı yeni bıraktım. Yıllarca sigara içmenin ceremesini çekiyorum; kronik bronşitim var. Şimdiki kafam olsa sigaraya elimi sürmezdim.
Oyunun Ernest Hemingway'in ünlü eseriyle bir alakası var mı?
Yok. İhtiyar balıkçı noktasında konu olarak çağrışım yapıyor olabilir ama bu oyunu Yıldıray Şahinler yazdı.
Yeni dünya düzenine ayak uyduramayan yaşlı balıkçının hikayesi olarak tanımlanan oyunda ne anlatıyorsunuz?
Kafası git-gelli yaşlı bir balıkçıyı canlandırıyorum. Palamudu, orkinosu, balık çorbasını, denizciliği, balıkçılığı anlatıyoruz. Geçim derdine düşmüş balıkçıların aile dramını anlatıyoruz. Sendika yok, sigorta yok... Çocuklardan uzak zor bir yaşamları var.

MACERACI RUHUMU SOKAĞA BORÇLUYUM

Oyunda yaptığınız balık çorbası tarifiyle ağızları sulandırıyorsunuz. Peki, siz yapıyor musunuz bu çorbayı?
Yaparım da, yerim de. Aynı anlattığım gibi yaparım. Çok severim.
Sizin denizle aranız nasıl?
Çok iyi. Çocukken balık tutmaya çok giderdim ama son yıllarda vakitsizlikten gidemiyorum. Şnorkel ve zıpkınla dalardım. Denizi severim; kızımın adı da Deniz. Deniz vazgeçilmezim. Bu sevda yüzünden kulakları patlattık. İyi yüzerim, yüksekten iyi atlarım.
Bu maceracı ruhunuzu neye borçlusunuz?
Sokakta büyümeye borçluyum. Düşe kalka sokakta büyüdük. Yıllarca izcilik, dağcılık ve kampçılık yaptım. Gençliğim de çok hareketli geçti.
Yaşlanmaktan korkuyor musunuz?
Hayır. Ruhumuz ihtiyarlamasın mesele o. Ruhum ihtiyarlamasın diye de tiyatro yapıyorum. O adrenalin iyi geliyor bana.
Oyununuzun olduğu gün nasıl hazırlıyorsunuz kendinizi? Özel bir uğurunuz var mı?
Yok, ben inanmam öyle şeylere. Tahtaya vururum, duamı eder, çıkarım.
'Alevli Günler' ve 'Bezirgan' adlı oyunlarda da rol alıyorsunuz. Farklı rollere bürünmek nasıl bir duygu?
'Alevli Günler'de birkaç role bürünüyorum. 'Bezirgan'da ise babaanneyi oynuyorum. Benim her şeyi ben oynayayım diye bir çabam yok.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.