X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Şöhret kız arkadaş gibi kovalarsan kaçıyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Şöhret kız arkadaş gibi kovalarsan kaçıyor

  • Giriş Tarihi: 21.4.2014

'Kendine İyi Bak' filminin yönetmeni, oyuncu Serhan Arslan, şöhreti çok önemsemediğini anlatıyor. Arslan "Şöhret kız arkadaş gibi. Umursayınca kaçıyor, kovalamayınca sana geliyor" diyor

'Hayat Bilgisi' dizisinin 'Kopil'i olarak tanınan oyuncu Serhan Arslan, şu sıralar televizyonda Lipton Ice Tea reklamlarındaki rolüyle dikkat çekiyor. Geçtiğimiz cuma vizyona giren 'Kendime İyi Bak' adlı filmin de yönetmenliğini yapan Arslan'la hem kariyerini, hem de ilk kez yönetmenlik yaptığı filmini konuştuk....

'Kendime İyi Bak' filminin hikayesi nasıl ortaya çıktı?
Filmde, her birimizin başından geçmesi mümkün olan şeyleri anlattık. Sevgilisiyle evlilik kararı alan 'Emre', eski okul arkadaşlarıyla bir araya geldiği davette ilginç bir şey öğreniyor ve hayatı değişiyor. Hayatın ne kadar basit, bizim koca bir evrende ne kadar minicik olduğumuzu anlatan bir film.

Yönetmenlik sizin için bir heves mi, yoksa istediğiniz bir şey miydi?
Ben dizilerde oynarken hep kamera arkasını merak ederdim. 'Kamera arkasını çözersem, oyunculuğumu daha rahatlatır' diye düşündüm hep. 'Hayat Bilgisi' döneminde hem oynadım, hem de asistanlık yaptım. Londra ve San Francisco'da yönetmenlik eğitimi aldım ve bu isteğimi hayata geçirmeye karar verdim.

Filmi izleyenlerden nasıl yorumlar geliyor?
'Biz bu sözleri söylemiştik', 'Benim de başıma gelmişti' gibi yorumlar var. Seyirci, bu filmi kendisi için içselleştirdi. Benim de zaten istediğim buydu; bildik ve kolay anlaşılan bir film çekmek...

SETİMİZ ÇOK SAKİNDİ

Yönetmenlik dünyası nasıl bir dünya?
Zor ama daha hükmedici. Oyuncular çok mutlu oldular. Çünkü setimizde ses hiç yükselmedi, gerginlik olmadı. Ama oyunculuğun mükemmel olmasıyla ilgili hep dertlerim vardı.

Kariyerinizi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Fena değil. 8 yaşından beri oyunculuk yapıyorum. Sevilen ve sadece işiyle anılan biriyim. Yani fena bir kariyer olduğunu düşünmüyorum. 90 yılından beri de tiyatro, 98 yılından beri televizyon yapıyorum.

Kendinizi geliştirmeyi seven bir insansınız; yurt dışında da önemli başarılara imza attınız. Biraz bunladan bahseder misiniz?
Konservatuvar okumadım. Ama San Francisco ve Londra'da eğitimler aldım. Hatta San Francisco'da ünlü oyuncu Sean Penn'le çalışma fırsatım oldu. Berlin Film Festivali'ndeki Talent Campus'a seçilen 47 bin kişi arasındaki Türkler'den biriydim.

ANNEM BENİ DİZGİNLEDİ

Küçük yaştan beri aynı çizgiyi korumayı neye borçlusunuz?
Aileme ve yetiştiriliş tarzıma borçluyum. Küçükken ödül aldığım bir tiyatro oyunu sonrası biraz şımarık davrandım. Annem, beni hemen dizginledi. Yani ağaç yaşken eğildi. Bugün bulunduğum yeri, aldığım terbiyeye borçluyum. Ayrıca Darülbedayi'de çok önemli ustalarla çalıştım. Toron Karacaoğlu, Suna Pekuysal ve Zihni Göktay bana iş disiplinini öğretti. Küçük Serhan'ın onları üzecek, şuursuz hareketlerini görmelerini istemem. Bu böyle olmalı bence.

Şöhret sizin için ne anlam ifade ediyor?
Şöhretin de bir sonu olduğunu düşünüyorum. 'Neden o reklamda veya bu dizide oynamadım?' diye kendimi yemiyorum. Ayrıca şöhretin kız arkadaş gibi olduğuna inanıyorum; umursayınca kaçıyor, kovalamazsan sana geliyor.

MİNYON OLMAMIN KARİYERİME KATKI SAĞLADIĞINI DÜŞÜNÜYORUM
Oynadığınız reklam filminde boyunuzun kısalığıyla ilgili bir espri var. Boyunuzla alakalı bir takıntınız var mı?
Hiç olmadı. Hatta minyon görünmemin kariyerime katkı sağladığını düşünmüşümdür hep. Bu arada özel hayatımdaki kız arkadaşlarımın hepsi de benden uzun oldu. İnsanlar, yanımdaki kızları görüp "Bu kız niye bu çocukla beraber?" diye sordular. Bence bir erkeğin ağzının laf yapması, yakışıklılığından her zaman daha önemli.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.