X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Tanzanya sizi çağırıyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Tanzanya sizi çağırıyor

  • Giriş Tarihi: 24.5.2014

Unutulmaz bir safari deneyimine hazırlanın. Afrika'nın macera dolu, gizemli ülkesi Tanzanya; hayvan çeşitliliği, el değmemiş doğası ve neşeli insanları ile sizi çağırıyor

'Afrika'ya bir kez ayak bastıktan sonra Afrika hep geri çağırır' derler. Bilinmezlerle dolu bu kara kıta, sizi birçok sürprizle karşılayacak. Cosmopolitan dergisinden Seçil Sağlam, Tanzanya'nın safari alanı Serengeti'deki deneyimlerini yazdı...
Kilimanjaro Havaalanı'nda tertemiz bir hava karşılıyor bizi. Arusha'daki otele yarım saatlik bir yolculukla ulaşıyoruz. Huzur dolu bir bahçede, sazlıktan çatılarıyla yan yana dizilmiş onlarca sevimli kulübeyle karşılaşıyoruz. Enfes kokular salan ağaçlar, pırıl pırıl, bol yıldızlı bir gökyüzü...

FİL AİLESİYLE TANIŞMA
İki-üç saatlik uykunun ardından, ayılmak için Afrika'nın aromatik kahvelerini tadıyoruz. Öğle saatlerinde Manyara Gölü'ne varıyoruz ve ilk safarimiz başlıyor. İki saat sonra, doğal parkın içinden çıkmamıza az kala, bir anda önümüze bir fil ailesi çıkıyor. Kocaman kulakları aracın camına değerek yanımızdan geçiyorlar. İri cüsselerine rağmen zarif hareketlerle yollarına devam ediyorlar.
İlk günkü safarinin ardından geceyi geçireceğimiz Ngorongoro Krateri'ndeki otele, bozuk yollardan geçerek varıyoruz. Otelin aşağısında uzanan 3 milyon yaşındaki kraterden uğultulu sesler geliyor. Sabah olduğunda dev kratere hayranlıkla bakıyorum.
Ngorongoro Krateri'nde yaptığımız safaride, hayvan çeşitliliği çoğaldıkça kendimizi doğanın muhteşem dengesine kaptırıyoruz. Günün en aksiyonlu anlarını; iki gün önce avladıkları bufalonun kalan ufak tefek etlerini yemeye devam eden karnı şiş aslanları izlerken yaşıyoruz. Aslanlar; avın iskeletine yaklaşmaya çalışan sırtlanlara ve uygun bir an yakalamaya çalışan çakallara hiç taviz vermiyor. Hayvanların kendi içindeki diyalogları ve dengesi hayranlık uyandırıcı.
Akşama doğru Serengeti Milli Parkı'nın içindeki otelimize vardığımızda, otelin animasyon grubu bizi yerel şarkıları 'Hakuna Matata' ile karşılıyor. 'Boşver, takma kafana' anlamına gelen bu sözler; Tanzanyalılar'ın hayat felsefesi olmuş. Yoksa bu fakirliğe, çoğu yerde temiz su bile bulunmayan zorlu yaşam koşullarına nasıl dayanılabilir ki!
Otelin resepsiyonundaki görevliler, hava karardıktan sonra odalardan çıkarken daima bir görevli çağırmamızı, aksi takdirde riskli durumlarla karşılaşabileceğimizi söylüyor. Otelin çevresinde hayvanları engelleyebilecek hiçbir şey yok. Odama giderken bir zürafa ile karşılaşınca sevinçten çığlık atıyorum. Sonra havuzun başında bir bufalo olduğunu fark ediyorum. Bahçedeki zebralar ise çimenleri afiyetle yiyor.

UÇSUZ BUCAKSIZ MASSAİ KÖYLERİ
Serengeti'nin hayvan çeşitliliği ve sabah saatlerindeki dinginlik, size eşsiz bir deneyim yaşatıyor. Nehrin içinde yan yana uyuyan yüzlerce hippopotam, devekuşları, zürafalar, filler, aslanlar ve bufalolar; zihnimdeki en güzel imgeler arasında yerlerini alıyor. Uçsuz bucaksız tozlu yollar boyunca sıralanan Massai köylerinden, yol kenarına kurulan pazarlardan ve çocukların siyah, delici bakışları arasından geçiyoruz. Sanırım Afrika'nın kara büyüsüne kapılmamak imkansız. Dönüş uçağının kalkacağı saate kadar otelin bahçesinde oturuyorum. Afrika'da gerçekten bir başka batan güneşi, ağaç dallarının kararan gökyüzündeki silüetlerini ve uzaklardan gelen hayvanların seslerini sonsuza kadar hatırlamak istiyor insan; Afrika'ya bir gün tekrar geleceğinden emin bir şekilde...

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.