X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Seyirci gelecek sezon çok daha fazla şaşıracak
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Seyirci gelecek sezon çok daha fazla şaşıracak

  • Giriş Tarihi: 18.6.2014

'Kara Para Aşk'ın 'Komiser Hüseyin'i Burak Tamdoğan, dizinin bu akşamki sezon finalinde seyirciyi büyük bir şokun beklediğini söyledi ve ekledi: Gelecek sezon daha fazla şaşırmaya hazır olun çünkü hiçbir şey göründüğü gibi değil

ATV'de yayınlanan 'Kara Para Aşk' dizisinde 'Komiser Hüseyin'i canlandıran Burak Tamdoğan, Ankara'da başlayan ve İstanbul'da devam eden oyunculuk serüvenini anlattı...

Dizideki rolünüz sizin için nasıl bir deneyim oldu?
'Hüseyin' benim için çok tanıdık biriydi. Sevdiğim bir sürü insanın özelliğini taşıyor. Ailesi için canını verebilecek biri.

Polisi canlandırmanın zorlukları var mı?
Cinayet büroda çalışanlar, her gün inanılmaz vakalarla karşılaşıyorlar. Cinayetle bu kadar içli dışlı olduktan sonra ailenizin yanında gündelik hayatınıza devam edebilmeniz çok zor. Sağlam bir psikoloji istiyor. Role gelirsek; 'Hüseyin'in, çocukluğumuzdan beri bize sunulan süper kahramanlardan olmaması lazımdı. Ne iş yaparsanız yapın; insanı ortaya koymalısınız.

Bir bölümde türkü söylemiştiniz ve çok beğenilmişti...
Öğrenciliğim boyunca geçimimi yazarak, oynayarak ve şarkı söyleyerek sağladım. Çocuklarımı her gece uydurduğum masallar ve söylediğim şarkılarla uyuttum. Müziği çok seviyorum. 10'uncu bölümde söylediğim 'Naçar Ömrüm' ise kendi üretimim diyebilirim, yani doğaçlama söylediğim bir türküydü. Sanırım uydurmayı çok seviyorum. Birçok izleyiciden şarkının tamamını nerede bulabileceklerine dair mesajlar aldım. İnanın tamamı yok ama söz; tamamlayıp internete yükleyeceğim.

İSTANBUL'DA TURİST GİBİYİM
İzleyiciyi sezon finalinde neler bekliyor?
Çok fazla şey söyleyemem ama sezon finalinde seyirciyi büyük bir şok bekliyor. Fakat gelecek sezon çok daha fazla şaşırmaya hazır olsunlar. Hiçbir şey göründüğü gibi değil.

Ankara'dan İstanbul'a taşınmak sizin için cesaret gerektiren bir süreç olmalı...
Ankara'da doğup büyüdüm. Tiyatroya erken yaşlarda, Ankara Sanat Tiyatrosu'nda aldığım eğitimle başladım. ODTÜ Psikoloji Bölümü'nde okuyordum ancak geçimimi oyunculukla sağlıyordum. Bir zaman sonra tiyatro okumam gerektiğine karar verip tiyatro bölümüne girdim. O zamanlar İstanbul'dan teklifler alıyordum ama kafam bu konuda karışıktı. İstanbul'u bir turist olarak seviyordum. Sonunda olan oldu ve İstanbul'a geldim. Cesaret gerektiriyordu ve zor bir karardı. Ama zor diye daha önce yapmadığımız şeylere deriz; yaptım ve artık kolay. İstanbul'da hâlâ turist gibiyim.

ENGİN'LE ERKEK KARDEŞ SEVGİSİNİN NE DEMEK OLDUĞUNU ÖĞRENDİM
Rolünüze nasıl hazırlandınız?
Yönetmenimiz Ahmet Katıksız eşliğinde Engin'le (Akyürek) geçmiş anılar yarattık; 'İki kardeş nasıldır, çocukluk anıları nelerdir?' gibi... Ben gerçek hayatta iki kız kardeşin abisiyim, benim erkek kardeşim yok. Engin'le erkek kardeş sevgisinin ne olduğunu anladım. Kendisi çok içten ve güzel bir adam. Birlikte doğaçlamalar yaptık, dizideki ailemizle buluşup aramızdaki yabancılığı attık. Bu çalışmalar bizi çok daha farklı bir noktaya getirdi. Aile sahnelerindeki doğallığı ve içtenliği buna borçluyuz. Cinayet şube polislerinin nasıl yaşadığını, hayata nasıl baktıklarını anlamak için de emniyete gidip sohbetler yaptık. Ben kendi çevremden ulaşabildiğim polis tanıdıklarla, iş yerlerinin dışında buluştum ve bol bol gözlem yapmaya çalıştım. Tabii silah kullanımı ve çatışma teknikleri ile ilgili de dersler aldık.
İnsanların

'YAKALA ŞU KATİLİ' DEMELERİNE ALIŞMAM GEREK!
'Hüseyin'le ilgili nasıl yorumlar alıyorsunuz?
Halkımız 'Hüseyin'i çok sevdi. Bunu sokaktaki insanlardan görüyorum. Sanırım uzun bir süre onların 'Komiserim' diye gülümseyip 'Yakala artık şu katili yahu' demelerine alışmam gerekecek.

Kamera arkasında neler yaşıyorsunuz?
Çok insani şartlarda çalışılan bir setimiz var. Genelde dizi setleri inanılmaz yorucu ve hırpalayıcıdır fakat hem yönetmenimiz Ahmet Katıksız, hem ikinci yönetmenimiz Hakan Eren bu konuda çok duyarlı. Ay Yapım'ın da insani şartları oluşturmadaki payını unutmamak gerek. Aile sahnelerinin çekimlerinde inanılmaz eğleniyoruz. Kadromuz şaşırtıcı derecede egosunu kırmış ve candan insanlardan oluşuyor. Aynı şekilde kamera arkası da eğlenceli insanlarla dolu.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.