X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Hiçbir zaman tüm gün marul yiyen bir model olmadım
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Hiçbir zaman tüm gün marul yiyen bir model olmadım

  • Giriş Tarihi: 10.7.2014

Harper's Bazaar dergisine konuşan ünlü manken Tülin Şahin, pek çok model gibi bütün gün aç gezmediğini söylüyor. Hemen hemen bütün dünya mutfaklarını çok sevdiğini belirten Şahin,"Çok şükür hayatımın hiçbir döneminde bütün gün marul yiyen bir model olmadım" diyor. Şahin formunu ise bisiklete binerek, yüzerek ve yürüyerek koruyor

Dokuz yıldır Memet Özer'le evli olan ünlü model Tülin Şahin, hayata dair düşüncelerini anlattı. İşte Şahin'in evliliğinden bilinmeyen pek çok yönüne kadar samimi açıklamaları:
Pazar günlerim boşsa, dinlenmek için evden dışarıya adım atmıyorum. Evde, bahçede vakit geçiriyoruz. Önceliklerim her zaman eşim ve evim. Zaman yönetimi konusunda iyiyimdir. Beni bir tek İstanbul trafiği alt ediyor; tam bir kaos çünkü her gün dört saatim trafikte geçiyor.

DÜNYAYI GEZMEK HAYALİMDİ

Çok hızlı konuşuyorum, podyumda hızlı yürüyorum, tüm işlerimi hızlı ve pratik bir şekilde hallediyorum. Kendimle bu konuda çok dalga geçerim, espri yaparım. Etrafımdakiler bu hallerime çok güler. Biraz yavaşlamaya çalışıyorum. Kişisel gelişim hiç bitmeyen bir yolculuk.
Bu dünya, Birleşmiş Milletler gibi. Tüm önyargılarınızdan arınmanızı sağlıyor. Modellikle ilgili öyle çok anım var ki; anlatsam bütün dergiyi bana ayırmanız gerekir! Sanırım en zoru, aşırı soğuk ya da aşırı sıcak havalarda yaptığımız dış mekan çekimleri.
Çok şükür ki hayatımın hiçbir döneminde bütün gün marul yiyen bir model olmadım. Hemen bütün dünya mutfaklarını severim. Fransız şaraplarına da bayılıyorum.
Bazen düşünüyorum da; okulda en sevdiğim dersler coğrafya ve tarihti. 'Bir gün ben de dünyayı gezeceğim, her şeyi tadacağım' diyordum dersi dinlerken. Duam kabul olmuş. Kuzey Kutbu'nda da çekim yaptım, Ekvator'da da. Henüz görmediğim ve meraktan öldüğüm yerlerin başında ise İzlanda ve Grönland var.

SAÇIMI HAVUZA, DENİZE SOKMAM

Cildimi her zaman, her koşul altında iyi nemlendirmeye ve temizlemeye çalışıyorum. Çantamda hep el ve vücut kremim olur. Saçlarım, kartvizitim gibi. Onları havuza ya da denize kolay kolay sokmam! Haftada bir saç maskesi uyguluyorum, saçımı havlu ile sarıp ertesi sabah yıkıyorum.
'Hangi trend ne kadar sürecek?', 'Bir sonraki ne olacak?' gibi soruların yanıtlarını bilmenin ayrıcalığını yaşıyorum. Ama hepsini çılgınca uyguluyor muyum? Elbette hayır. Her zaman kişinin kendi vücut yapısına ve hayat tarzına uygun giyinmesinden yanayım. Ayrıca biliyorsunuz ki bir kadın tek bir stilden oluşmuyor. Hepimiz içimizde farklı kadınları ve stilleri barındıran matruşka bebekleri gibiyiz. Blazer ceketler, gardırobumun ana parçaları. Her kesimde ve renkte blazer'ım vardır. Deri ceketler de öyle...
Miranda Kerr, Alessandra Ambrosio, Gisele Bündchen, Erin Wasson ve Karolina Kurkova'nın stilleri çok hoşuma gidiyor. En sevdiğim markalar ise; arada değişse de Gucci, Ralph Lauren, Louis Vuitton ve Pucci.

EŞİMLE BİRBİRİMİZE HâLâ İLK GÜNKÜ GİBİ AŞIĞIZ
Neredeyse 16 yıldır Türkiye'deyim. Daha önce ailemle Ege ya da Akdeniz'e tatile geliyorduk. İyi ki mesleğim beni Zeki Triko'nun çekimleri üzerinden buraya getirmiş. Burada büyüyüp olgunlaşmaktan ve yuva kurmuş olmaktan çok memnunum. Hepsinden önemlisi, eşim Memet (Özer) ile burada tanıştım. Eşimle kendimizi hayatımızın sonuna kadar burada görüyoruz. Ama çok kültürlü ortamlarda büyüyüp öyle de bir meslek yapıyor olmaktan çok mutluyum. Kendimi hiçbir yerde yabancı gibi hissetmedim.
Evliliğimizi bunca yıl, yoğun bir tempoya rağmen nasıl sürdürebildiğimizi, özenin nerelerde saklı olduğunu soruyorsunuz. 'Formülümüz şu' demek çok zor. Belki çok naif bulabilirsiniz ama biz birbirimize hâlâ ilk günkü gibi aşığız. Sanırım bu yetiyor. Çocuk hakkında ne düşündüğümüzü sorarsanız, artık vakti geldi diyelim.

TAM BİR DOĞA İNSANIYIM AÇIK HAVA BENİM İÇİN NİMET
Yıllar geçtikçe daha iyi anlıyorum ki, ben tam bir doğa insanıyım. O yüzden daima açık havada spor yapıyorum. İşim gereği o kadar çok ışıkların altında, stüdyoların içinde, kabloların arasında, uçaklarda, havalimanlarında vakit geçiriyorum ki; açık hava benim için bir nimet. Bu yüzden yıllardır bisiklete binerim, yürüyüş yaparım ve yüzerim. Kapalı mekanda yaptığım tek spor, evimde Power Plate makinesiyle yaptığım. Yedi sene önceye kadar ata da biniyordum ama vakitsizlik yüzünden bıraktım. Ama bu yaz yeniden başlamaya niyetim var.
venedik hau te cou ture gibi
Dünyada pek çok favori şehrim var. New York'u çok severim, Paris'in, modelliğe ilk başladığım kent olduğu için kalbimdeki yeri ayrıdır, Kopenhag ise elbette gençlik anılarım demek. Memet ile İtalya'nın pek çok bölgesini severiz. Moda, mutfak, müzik ve sanata şöyle bir bakınca, hayatı bir gusto ile yaşıyor İtalyanlar. Venedik, bana göre tarif edilemez güzellikte bir yer. Aylarca emek verilmiş, el emeği göz nuru bir haute couture elbise gibi.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.