X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Amacım 'Bu kız gerçekten kör mü?' dedirtmek
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Amacım 'Bu kız gerçekten kör mü?' dedirtmek

  • Giriş Tarihi: 28.9.2014

ATV'DE 2 Ekim'de başlayacak olan 'Üç Arkadaş' adlı dizide gözleri görmeyen 'Gülperi' karakterini oynayan Leyla Feray: Bu dizide limitlerimi zorlayacağım. Amacım; 'Acaba bu kız gerçekten kör mü?' dedirtebilmek...

Yeşilçam'ın iki kez çekilen 'Üç Arkadaş' filminin dizi versiyonu, 2 Ekim'de ATV'de başlayacak. Daha önce Muhterem Nur ve Hülya Koçyiğit'in canlandırdığı, gözleri görmeyen 'Gülperi' karakterini dizide 21 yaşındaki Leyla Feray oynuyor. Sosyetik işletmeci Lal Dedeoğlu'nun kızı olan Feray; Hakan Yılmaz, Anıl İlter ve Bülent Seyran'la birlikte oynadığı diziyi, rolünü ve annesiyle olan ilişkisini anlattı.
'Üç Arkadaş'ın daha önce iki kez sinema filmi yapıldı. İzlediniz mi filmleri?
Evet, ilk işim iki filmi de izlemek oldu. Filmler yönetmen Memduh Ün tarafından önce 1958'de, sonra da 1971'de çekilmiş. Siyah-beyaz olan ilk versiyonunda; Fikret Hakan ve Muhterem Nur, sonraki ve daha çok hatırladığımız versiyonunda ise Hülya Koçyiğit, Kadir İnanır, Halit Akçatepe rol almış. İki filmi de çok beğendim.
Muhterem Nur ve Hülya Koçyiğit'ten sonra aynı rolü oynayacak olmak size ne hissettirdi?
Çok büyük onur ve büyük sorumluluk tabii ki. Bu tip uyarlamalarda seyirci genelde önyargılı olabiliyor; yani Muhterem Nur ve Hülya Koçyiğit'ten sonra o role başkasını yakıştıramayabilir. Ama ben bu diziye çok güveniyorum ve o önyargıyı yıkabileceğime inanıyorum.
Bu güvenin sebebi ne?
Sonuçta hikaye çok güzel ve çok iyi bir kadromuz var. Orijinal hikayeye bağlı kalındı ve bozulmadı. Çok iyi bir uyarlama olduğunu düşünüyorum.

AŞK OLMASA DA OLUR

Dizi, filmden ne kadar farklı?
Çok güzel bir melodram yine. Hakan'ın oynadığı 'Murat' karakteri, dizilerde figüranlık yapıyor. Anıl'ın oynadığı 'Mahir', taksi şoförü, Bülent'in oynadığı 'Rıza' da güvenlik görevlisi. 'Murat', ekibin en aklı başında olanı, yöneticisi gibi. 'Mahir' zıpır, 'Rıza' da sempatik biri. Yetimhanede büyüyen bu üç arkadaş; intihar etmek üzere olan 'Gülperi'yi bulunca, devreye aşk girecek. 'Murat', Gülperi'ye aşık olacak. Orijinal hikayeye birtakım eklemeler yapıldı tabii ki. Mesela Burak Hakkı'nın karakteri de ilerleyen bölümlerde 'Gülperi'ye aşık olacak. Onun, Ayçin İnci'nin oynadığı kardeşi de 'Murat'a aşık olacak. Dizi aşkla zenginleştirildi.
Siz aşkla ilgili ne düşünüyorsunuz?
'Gülperi' iki aşk arasında kalır mı bilmiyorum. Beni soruyorsanız; ben bu konuda büyük cümleler kuracak kadar aşk yaşamadım. Henüz gencim, çok fazla iddialı laflar edecek kadar tecrübem olmadı. Umarım olur, kısmet. Aşk olmazsa olmazım değil.
'Gülperi'nin görmeyen gözleri belli bir süre sonra açılacak. Ondan sonra karakterin dönüşümü nasıl olacak?
Filmde şarkıcı oluyor 'Gülperi'. Bizde de dizi yıldızı olacaktı ama senaryo grubumuz değişti. O yüzden net bir şey söyleyemeyeceğim.
'Gülperi'nin hiç tanımadığı üç erkeğin evine gitmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Tabii ki bu günümüzde çok rastlanan bir şey değil. Hatta üç erkeğin, bir kızı evlerine götürmesi farkı sonuçlar doğurabilecek bir durum ama o dönemlerde öyle bir şey yok. O zamanların verdiği çok masumane bir olay. 'Gülperi'nin de aklına hiç kötü bir şey gelmiyor. Ayrıca 'Gülperi' de zaten sokakta kalıyor, yani çok kötü bir durumda. Tam intihar edip canına kıyacakken üç arkadaş 'Gülperi'yi buluyor ve ona yardım ediyor. Seyirci de 'Bu kızı eve götürüp acaba ne yapacaklar?' diye düşünmez çünkü o üç erkek de çok iyi karakterler.

ANNEM ÖRNEK ALDIĞIM BİRİ

Kör bir kızı oynayacağınızı duyunca endişelendiniz mi?
Hayır, endişelenmedim, Aksine çok heyecanlandım. 'Gülperi'yi nasıl daha iyi oynayabilirim?' diye düşündüm. Ben zaten oyunculuğa yapabileceklerimin sınırını görmek için başladım. Bu rol de benim için çok büyük fırsat oldu. Limitlerimi zorlayacağım. Amacım 'Acaba bu kız gerçekten kör mü?' dedirtmek.
Oyunculuk kariyeriniz için iddialı bir rol, öyle değil mi?
Kesinlikle, ben bu işte henüz çok yeniyim. Daha önce 'Ben Onu Çok Sevdim' ve 'Paşa Gönlüm' dizilerinde rol aldım ama henüz yolun başındayım. Öğrenecek çok şeyim var. Yolun başındayken böyle bir rolün gelmesi benim için çok büyük şans. Zor bir adımla başlıyorum ama kendime güveniyorum.
Tanınır olmaya alıştınız mı? Hepimiz popüler kültürün bir parçasıyız. Çok fazla tüketim var. Tutan dizide popüler olan kişi, bir yıl sonra hiç hatırlanmayabiliyor; hoş değil bu. Ben kalıcı olmaya çalışıyorum. Şöhreti kısa zamanda yakalayıp, popüler olma gibi bir çabam olmadı.
Anneniz Lal Dedeoğlu cemiyet hayatının önde gelen isimlerinden biri. Annenizle ilişkiniz nasıl?
Gayet iyi. O kendi alanında çok başarılı bir işletmeci. Annem olmasının yanı sıra duruşuyla ve bakış açısıyla çok beğenip örnek aldığım biri. Onun kızı olarak anılmak rahatsızlık vermiyor ama hayat boyu böyle anılmak istemem. Kendi yaptığım işlerle anılmayı tercih ederim.

HAYATTA EN KORKTUĞUM ŞEY GÖREMEMEK!

Rolünüz için belli bir hazırlık yaptınız mı?
Evet, öncelikle çok fazla bu türde film izledim. Sonra Altı Nokta Körler Derneği'ne gittim. Oyuncu koçumla beraber orada görme engellileri deneyimledik. Oradakilerin de yardımı oldu bana, çok sıcakkanlılardı. 'Sopayı şöyle tutarsın, gözünü şöyle yana kaydırırsın' gibi tüyolar verdiler. İşin manevi zorluğunu atmamda çok yardımcı oldular.
Onların dünyasına girince neler hissettiniz?
Hayatta en korktuğum şey görememek. 'Gülperi' gibi önce görüp daha sonra kör olmak çok yıpratıcı. Ama onlar gören insanlardan bile çok daha hassaslar ve durumu o kadar benimseyip kabullenmişler ki...

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.