X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER İstanbul gecelerinin en gözdeleri
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

İstanbul gecelerinin en gözdeleri

  • Giriş Tarihi: 26.10.2014
İstanbul gecelerinin en gözdeleri
İstanbul gecelerinin en gözdeleri

Gece hayatı ile ilgili liste hazırlarken oldukça objektif davrandım. Ayrıca etrafımdaki insanların da fikirlerini aldım. İşte sonuçlar:
Son dönemde hakkında en çok konuşulan mekan, Pizza Emirgan. Bence 'en karbonhidratlı mekan' ödülünü hak ediyor. Mekan ödülünü Umut Evirgen'e veriyorum. Umut, önümüzdeki günlerde kalori hesabı yapmayanlar için bir mekan daha açıyor. Üstelik de La Boom'un terasında... Adı da belli oldu: Monica. Meraklı keşifçiler bekleyişte; gidilecekler listenize şimdiden not alın.

AZRA KISKANDIRIYOR

Gecelerin en iyi dans edeni: Azra Akın. Çevresindeki insanlara aldırmadan dans eden Azra, 'Yok Böyle Dans'daki performansını aratmıyor. Bu aralar çapkınların dilinden "Vay be, Azra dans edince ondan gözümü alamıyorum" sözleri dökülüyor. Aman Azra'cığım; umursamamazlık iyidir, güzeldir ama bizimkiler henüz ritm tutamazken onları fena kıskandırıyorsun; benden söylemesi.
Gecelerin en kanlı, en canlı performansı Bora Uzer'den geliyor. Üstünde atleti, kafasında şapkası ile beatbox'dan girip Justin'den çıkıyor. Onun içinde onlarca showman yaşıyor. Onunkisi sıradan bir sahne performansı değil; gayet interaktif, müşteri ile iç içe... R&B, hiphop neymiş baştan öğretir. Müziğin cambazı; kan ter içinde performans sergiliyor, tepiniyor, tepindiriyor...
Gidip dinleyin; o gece bir kilo gitti benden! Gecelerin en şıkları; Raisa ve Vanessa Sason. Tasarımcı ikizlerden bahsediyorum... O kadar iyi giyiniyorlar ki 'Terzi kendi söküğünü dikemezmiş' sözünün aksini ispat ediyorlar. Bu ödül de onlara gidiyor...

16 YAŞINDAKİ KANATSIZ MELEK

Ayşe-Sinan Engin'in kızları Elif Engin'e Ulus 29'da rastladım. Bir kutlama yemeğine katılan Elif'e "Hayırdır, neyi kutluyorsun?" diye sordum. O da "Bak" deyip elime kartvizitini tutuşturdu; Kansersiz Yaşam Derneği'nin gençlik komitesinin bir parçası olmuş. Elif henüz 16 yaşında ama o gün karşımda sanki yaşının ötesinde biri var. Hayata karşı sorumlulukları olan, ümit ve mutluluk saçan bir genç kız. Kanserle savaşan birçok gence ümit ve mutluluk veriyor. Genç olmasına rağmen hayatın gerçeklerinin bu denli farkında olması beni bile utandırıyor.
1 Kasım'da Kansersiz Yaşam Derneği yararına Çolpan İlhan-Sadri Alışık Tiyatrosu tarafından sergilenecek 'Kafkas Tebeşir Dairesi' oyununa da beni davet ediyor. Vallahi büyük alkış! Elif yanındayım, yanlarındayım ve orada olacağım.

ÖDEM YAPANLARDAN KURTULDUM!

Derya Şensoy, "Kiloları vermişsin, fit olmuşsun anladık ama hayatındaki ödem yapan insanlar ne olacak?" diye sordu. "Nasıl yani?" dedim. "Hayatından çıkması gereken, gitmek isteyenleri yanında zorla tutmak için niye çaba sarf ediyorsun? Bırak gitsinler yeni geleceklere biraz yer aç" dedi. Ne kadar doğru, bir insanı kaybetmekten ne kadar da korkuyoruz. Halbuki keşfedilecek milyonlarca insan var sokakta. Nedir bu yalnız kalma korkusu? Aşmak lazım, gidene 'bay bay', gelene de 'hay hay' demek lazım. Derya Şensoy'un bana basit ama yapmaktan korktuğumuz bu öğretisi haftalık önerimiz olsun. Hayatınızdaki ödem yapan insanlardan kurtulun; kilo vermek kadar keyifli inanın!

BİZDEN GEÇMEDİ, GEÇMEMELİ!

Sosyal yaşamımızın evreleri olduğuna inananlardan mısınız? Yaş aldıkça eğlence anlayışımız, gittiğimiz mekanlar, keyif aldığımız müzikler sizce de değişiyor mu? Bu soruyu kendinize bir sorun. Ben kendime sordum; cevabım "Evet Mert, değişiyor" oldu. Bundan birkaç yıl önce her gece sahil hattındaki gece kulüplerinde loca tepelerinde dans eden ben, bugün önlerinden geçerken "Aman Allah'ım, buralarda gençliğim geçti" diyorum. O zamanlar, birgün sıkılacağımı söyleseler asla inanmazdım. Bir de 'zamansız insanlar' var; mekanların demirbaşı olmuş, yıllardır ilk günkü heyecanıyla aynı mekana gidenler... İşte onlardan biri Erol Aksoy. Kendisiyle hafta içi bir akşam popüler barlardan birinde karşılaşıyorum; bar sandalyesinin tam üstünde! En genç, en dinamik arkadaş grubuyla sosyalleşiyor, eğleniyor ve etraftakilerin bakışlarını umursamadan zamana, hatta mekana meydan okuyor. Sosyal hayatın rengini kaybetmeyen Aksoy'un içindeki genç delikanlı 30'larındaki bizlere ders olacak cinsten. 'Bizden geçmiş artık, 90'lılarla aynı havayı mı soluyacağız' deyip sosyal hayatına set çekenler; daha erken bu genç emeklilik için, benden hatırlatması!

BUGÜN NELER YAPSAM?

Pazar günü brunch yaparken alışveriş yapmak ister misiniz ? O zaman sizi Karaköy'e alalım. Bi Nevi'de ikinci el kıyafetlere bakarken en sağlıklı yemekleri tadabilirsiniz. "Garage Sale'li brunch olur mu?" demeyin; bakın oluyormuş!

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.