X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kendimi asla bir Venüs olarak görmüyorum
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kendimi asla bir Venüs olarak görmüyorum

  • Giriş Tarihi: 1.11.2014
Kendimi asla bir Venüs olarak görmüyorum
Kendimi asla bir Venüs olarak görmüyorum

Hollywood'un en güzel kadınlarından Charlize Theron, Venüs'e benzetilmesiyle ilgili konuştu: Kendimi asla bir Venüs olarak görmüyorum. Oynayacağım filmleri ise karaktere ve hikayeye göre seçiyorum

Charlize Theron yaş aldıkça güzelleşen kadınlardan. Ünlü oyuncu, Dior'un J'adore isimli parfümünün yüzü oldu. Ayrıca 'Mad Max' isimli film ile hayranlarının karşısına çıktı. Charlize Theron, Harper's Bazaar dergisine hakkında merak edilenleri anlattı...

Yönetmen George Miller imzalı 'Mad Max'te, İngiliz aktör Tom Hardy ile beraber çalışmak nasıldı?
'Mad Max'i çekmek çok yoğun ve farklı bir deneyimdi. Namibya çöllerinde altı aydan daha uzun bir süre çalıştık. Aslında, uzun bir zaman dilimi boyunca böyle zorlu bir tabiatın içinde olmanın performansımı olumlu etkilediğini ve bu anlamda bana çok yardımcı olduğunu söyleyebilirim. Tom, çok yetenekli ve yaptığı işe kendini tamamen adayan bir aktör. Oynadığı karaktere tam anlamıyla bürünüyor. İzleyicilerin filmi izlediklerinde bunu görüp hissedeceklerine eminim.

ROLÜM İÇİN KENDİMİ İZOLE ETTİM
Bir süredir televizyon ve film yapıcılığı da yapıyorsunuz. Hatta oyunculuktan bu alana doğru kayıyor gibisiniz. Neden böyle bir geçiş yapmaya karar verdiniz?
Birkaç senedir yapımcılık yapıyorum. Film ve televizyon dizilerinin yaratım süreci her zaman ilgimi çekmiştir. İyi hikayeler anlatmak ve ilginç malzemeler keşfetmek konusunda tutkuluyum. Bence tüm bunlara sadece bir oyuncunun gözünden bakmak zorunda olmanın kısıtlayıcı bir tarafı var. Oyunculuğu seviyorum, fakat kamera arkasında olmak ve hikayeye o açıdan yaklaşmak; farklı bir tatmin sağlayan bir deneyim.

Dünyadaki en seksi aktrislerden biri, hatta 'Hollywood'un Venüs'ü', ama bir o kadar da cesur bir oyuncusunuz. Bazı karakterleri canlandırmak için fiziksel anlamda değişmekten korkmuyorsunuz, hatta bu konuda çok isteklisiniz. Ne tür projeler ve nasıl hikayeler sizi çekiyor?
Kendimi asla bir Venüs olarak görmüyorum; en başta bunu söylemeliyim. Oynayacağım filmleri karaktere ve hikayeye göre seçiyorum. Bunlar en önemli şeyler. Karakterle bir bağ kurabiliyor muyum? Bu insanın hikayesini anlatmak istiyor muyum? Büyük pencereden baktığımda da, anlatılan hikayenin bütünü ile bir bağ kurabiliyor muyum ya da bu, anlatılması gerektiğine inandığım bir öykü mü? Bir rolü, oyuncu olarak kişisel bir şeyler söylemeye ya da kanıtlamaya çalıştığım için seçmem. Öykünün anlatılması gerektiğini düşünürsem rolü kabul eder ve öykünün en iyi şekilde anlatılması için elimden geleni yaparım.

Farklı bir senaryoda kendinizi şov dünyasından başka bir yerde görebiliyor musunuz? Hiç yapmak istediğiniz başka bir meslek oldu mu?
Oyunculuk hayatıma girmeden önce çok uzun yıllar dans ettim. Sakatlanana kadar, dans etmek benim tek hayalimdi. Neyse ki sonuçta her şey iyi oldu ama dans etmeyi her zaman çok sevmişimdir.

Anne olduktan sonra sizin için neler değişti; dünyaya bakışınız farklılaştı mı?
Her zaman dünyayı daha iyi bir yer yapmayı istemişimdir. Artık bir çocuğum var ve onun gelecekte yaşayacağı dünyanın bugün olduğundan çok daha iyi bir yer olmasını istiyorum. Her anne-babanın çocukları için aynı şeyi istediğine eminim; onlar için daha iyi bir yarın...

Bir anneyi iyi bir anne yapan özellikler nelerdir sizce?
İçinizde hissettiğiniz o büyük sevgi, kendinizden çok onu düşünmek. Annem böyle bir anneydi, her şeyi ondan öğrendim ve ben de onun gibi bir anne olmak istiyorum. Kendime onu örnek alıyorum. Annemin yarısı kadar anne olmayı başarsam bile kendimi şanslı sayarım.

Anneliği, kariyerinizle birlikte nasıl idare ediyorsunuz?
Anneler hep ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalışırlar. Ben de elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum. Önceliğim her zaman çocuğum ve ailemdir. Çekimlerimi her zaman ona göre ayarlıyorum.

AMACIMIZ GENÇLERİ BİLGİYLE TANIŞTIRMAK
Charlize Theron Africa Outreach Project'ten (CTAOP) bahsedebilir misiniz? Projenin ilham kaynağı nedir?
2007 yılında, Güney Afrikalılar'ın HIV/AIDS konusunda yardıma ihtiyaçları olduğunu fark ettim ve aynı yıl bu vakfı kurdum. Dünyada, HIV pozitif insan sayısının en yüksek olduğu yer Güney Afrika. Tedavi alanında bir problem olmasa da; toplulukları, özellikle de gençleri eğitmek ve bilgilendirmek konusunda yetersiz kalınıyordu. Bu projenin amacı da genç nesli bilginin gücüyle tanıştırmak. Böylece onlar Güney Afrika'da AIDS'i durdurma gücüne sahip olan ilk nesil olacaklar. Bu konuda bağışları bekliyoruz.

ROLÜME RUHSAL OLARAK HAZIRLANDIM
Yakında vizyona girecek olan 'Dark Places' filmindeki 'Libby' karakteri için herhangi bir fiziksel değişiklik yapmanız gerekti mi?
'A Million Ways to Die in the West' adlı bir komedi filmini yeni bitirmiştim ve kasttaki diğer oyuncularla birlikte tam anlamıyla o komedi ruhuna girmiştik. Hemen ardından gelen 'Dark Places' için ise kendimi izole etmek ve hikayenin karanlık dünyasına girmek zorundaydım. Aslında fizikselden ziyade daha çok ruhsal bir hazırlık dönemi olduğunu söyleyebilirim. Rolün havasına girdikten sonra sete gittim ve 'Libby'nin gösterişsiz, hatta paspal kıyafetlerini giydiğimde artık kendimi onun gibi hissediyordum.

ÜLKEMİ SIK ZİYARET EDİYORUM
Güney Afrika'ya sık gidiyor musunuz? Geri dönmenin en sevdiğiniz yanı ne?
Annem ve ben mümkün olduğunca sık gitmeye çalışıyoruz. Özellikle de vakfı kurduğumuz 2007 yılından beri. 'Mad Max'in bir kısmını Güney Afrika'da çektik, ayrıca bir sonraki filmim de orada çekilecek. Ülkemi ziyaret etmek için elime bir sürü fırsat geçiyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.