X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Sahnedeyken daha özgür oluyorum
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Sahnedeyken daha özgür oluyorum

  • Giriş Tarihi: 6.11.2014
Sahnedeyken daha özgür oluyorum
Sahnedeyken daha özgür oluyorum

'Müziksiz Evin Oyunları' isimli oyunda çocuk kalmış bir kadını canlandıran Özge Özder: Eskiden biraz içe dönük bir tiptim. Sahnedeyken daha da özgürleştiğimi ve daha dışa döndüğümü hissettim

Özge Özder, Tiyatro Kare'nin sahnelediği 'Müziksiz Evin Konukları' adlı oyunla, bu yıl da tiyatroseverlerle buluşmaya devam ediyor. Neil Simon'un Pulitzer ödüllü oyununda sevgisiz büyümüş yaşı büyük aklı küçük 'Bella' karakterini canlandıran Özder, başarılı performansıyla birçok ödüle layık görüldü.
Özge Özder; özel hayatı ve kariyeriyle ilgili merak edilenleri anlattı...

Geçtiğimiz sezon sizin için yoğun geçti, değil mi?
Evet, 'Müziksiz Evin Konukları'nı geçtiğimiz sezon 50'den fazla oynadık. Şehir Tiyatroları'nda da bir oyunda rol almıştım. 'Umutsuz Ev Kadınları' isimli dizi de devam ediyordu. Ayrıca reklam dublajlarına da koşturdum. Tüm bu koşuşturma içinde bir de Bana Göz Kulak Ol isimli bir dernek kurduk.

Bu sene de yoğun mu geçecek?
'Müziksiz Evin Konukları'nın yanı sıra Şahika Tekand'ın 'Oyun' adlı oyununda da rol alıyorum. Dizi bitti ama yeni bir dizide rol alabilirim.

YORULMAK LÜKS
Bu kadar yoğun çalışmaktan şikayetçi misiniz?
Az uyuyabildiğim için sanırım çabuk yaşlanacağım. Kendime dikkat etmeye çalışıyorum ama o kadar yoğun tempoda bir yere kadar oluyor.
Ben bu işin eğitimini aldım. Bu benim mesleğim. Herkes oyunculuk yapıyor ama ben bu işi okudum. Ömrüm vefa ettiğince bu işi yapacağım. O yüzden yorulmak benim için lüks. Yorulmaktan şikayet etmem, aksine ne kadar sahnede olursam o kadar mutlu oluyorum.

'Müziksiz Evin Konukları' adlı oyunla yollarınız nasıl kesişti?
Nedim (Saban) bana 'Bella' rolünü teklif eder etmez, "Bu rolü oynamam lazım" dedim.

Neydi size cazip gelen şey?
Şimdiye kadar hiç oynamadığım bir roldü. Geçirdiği ateşli hastalık yüzünden 5 yaşına kadar konuşmayan 'Bella', 35 yaşında ama zeka yaşı küçük biri. Bütün eksiklerine rağmen çok pozitif olan 'Bella', inandığı şeyler için savaşıyor; sosyalleşemiyor ama ailesinin sistemini değiştirmeye çalışıyor.

'Bella' karakteriyle ödül de aldınız...
Geçtiğimiz yıl oyun sekiz ödül aldı. 'Bella' karakteriyle üç ödül kazandım. Daha önce de ödüllerim vardı ama 'Bella'yla ödüle layık görülmek benim için önemliydi.

'Bella' karakteriyle benzer yönleriniz var mı?
Düşündüğüm zaman tabii ki kendimden bir parça bulabiliyorum. Ben çok neşeli bir çocuktum. 'Bella' gibi bir hayal dünyam vardı; bir kalem ve bir kağıtla saatler geçirebilirdim. Kendi kendini oyalayan, hayal dünyası çok geniş bir çocuktum.

Çocukken hayalini kurduğunuz hayatı mı yaşıyorsunuz?
Evet, kesinlikle. Henüz anaokulunda çıktığım sahneyi çok sevdim. Oyunculuğu meslek olarak seçmeye lisede karar verdim. Biraz içe dönük bir tiptim. Sahnedeyken daha da özgürleştiğimi ve daha dışa döndüğümü hissettim.

Geniş kitlelerce tanınmanız 'Haziran Gecesi' dizisiyle oldu değil mi?
Evet, diziyle tanındım ama bir şikayetim yok, bu duruma gücenmiyorum. Dizilerde de beni izleyenler benim tiyatro oyuncusu olduğumu biliyor. Çok şükür ki beni bir manken ya da fotomodelle karıştırmıyorlar.

Bana Göz Kulak Derneği'nden bahseder misiniz?
Bu proje; yunus parklarıyla ilgili yapılan programa tepki olarak doğdu. 50 sanatçı toplanıp sosyal sorumluluk projesi başlattık. Bu sayede iki tane yunus parkı kapandı. Sonra derneğe dönüştürdük. Birçok sanatçı üyemiz var.

Nasıl çalışmalar yapıyorsunuz?
Barınaklara mama yardımı yapıyoruz. Medyada farkındalık projeleri gerçekleştiriyoruz. Bilinçli nesiller yetiştirmeye çalışıyoruz. Kürk giymenin ayıp olduğu bilincini insanların kafasına yerleştirmeye çalışıyoruz.

ERHAN ABİ BİZE BABA GİBİ YAKLAŞIYOR

'Oyun' adlı oyunu Kore'de de sahnelediniz. Sizin için nasıl bir deneyim oldu?
Kore, gitmeyi çok istediğim bir ülkeydi. Koreliler disiplinleriyle ünlüler. Bildiğiniz gibi sürprizli ve tuzaklı bir oyun ama Koreliler, o tuzaklara düşmeden oyunu tamamladığımız için performansımıza hayran kaldılar. Oyun aslında geçen sene repertuvardan çıkmıştı.
Erhan (Yazıcıoğlu) Bey "Şehir Tiyatroları'nın 100'üncü yılında bu oyunun olması lazım" diyerek yeniden sahneye koydu.

Erhan (Yazıcıoğlu) Bey'in Şehir Tiyatroları'nın genel sanat yönetmenliği görevine getirilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ben çok mutluyum. Erhan Abi'nin bu göreve getirilme ihtimali olduğunu öğrendiğimde çok sevinmiştim. Erhan Abi; çocukluğundan biri Şehir Tiyatroları'nın içinde olan, herkes tarafından çok sevilen ve tiyatronun sorunlarını bilen bir insan. Şehir Tiyatroları genel sanat yönetmenliğine getirilmesine çok sevindim. Biz oyunculara da baba gibi yaklaşıyor. Bizi en iyi bizden biri anlar. Dolayısıyla onun görevi almasına çok mutlu oldum. Çok iyi bir ekip kurdu. Takım ruhuyla hareket ediyorlar.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.