X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Aşkların en güzelini ayrılıkların da en çilelisini yaşadım
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Aşkların en güzelini ayrılıkların da en çilelisini yaşadım

  • Giriş Tarihi: 9.11.2014
Aşkların en güzelini ayrılıkların da en çilelisini yaşadım
Aşkların en güzelini ayrılıkların da en çilelisini yaşadım

Eski eşi Tuğba Altıntop'tan olan kızları ve kısa süre önce evlendiği eşi Ceren Kaplakarslan ile Almanya'da yeni bir hayata başlayan Rafet El Roman, GÜNAYDIN'a konuştu: 46 yaşındayım ve hayat bana beklediğimden fazlasını verdi. Ailem, çocuklarım ve şöhretim oldu. Geçmişe bakınca aşkların en iyisini, ayrılıkların da en çilelisini yaşadığımı görüyorum

Yaklaşık 20 yıldır Türk pop müziğine yön veren isimlerden biri olan Rafet El Roman, önümüzdeki yılın başında kariyerindeki 12'nci albümü çıkarmaya hazırlanıyor. Yıllar boyunca söylediği şarkılarla olduğu kadar özel hayatıyla da gündemden düşmeyen El Roman, geçtiğimiz yaz hayatını Ceren Kalpakarslan ile birleştirdi. Ancak bu evliliğe inanmayanlar ve ünlü sanatçının kızları Su Elnur ile Şevval'in, Kaplakarslan'ı istemediğini iddia edenler oldu. Konserleri için Türkiye-Almanya arası mekik dokuyan Rafet El Roman'la, bir İstanbul seyahati sırasında buluştuk ve akıllara takılan tüm soruları kendisine sorduk. El Roman, sorularımıza içten yanıtlar verdi...

TÜRKÇE'MDE GARİP BİR VURGU VARDI
Yeni bir albüm heyecanı içindesiniz; çıkmasına ne kadar kaldı?
2015 Şubat ya da Mart ayında 12'nci solo albümümü çıkaracağım. Çok fazla kendi romantik tarzımdan çıkmadan müzikseverleri memnun etmeye çalışacağım. Albümün yüzde 60'ı yine benim söz ve müziklerimden oluşacak ama yine çok değerli müzisyenlerle de işbirliği içinde olacağız. Albümün tüm kayıtlarını yine Almanya'da kendi stüdyomda yapacağım. Herhalde en dikkat etmem gereken şey; daha önceki albümlerin tekrarına düşmemek. Yine de ilk albümlerimde söylediğim, artık klasikleşmiş iki-üç esere bu albümde yer vereceğim. Onları daha iyi bir Türkçe ile okumak istiyorum açıkçası.
O şarkıları söylediğiniz dönemki Türkçe'nizden şikayetçi misiniz yoksa?
O şarkıları söylediğim 1995-96 yıllarında aksanım bozuktu, Türkçe'mde garip bir vurgu vardı. O zamanlar bu tür eleştirileri hiç kabul etmiyordum; insanların benim aksanımı, şarkı sözlerimdeki devrik cümleleri eleştirmelerine hep tepki gösteriyordum, 'Önemli olan müziğin duyguyu aktarmasıdır' diyordum ama öyle değilmiş. Artık bugün ben de bu eleştirileri yapanlarla aynı fikirdeyim. Hatta 'İnsanlar o söyleme tarzımla beni nasıl beğenmiş' diyorum. Gerçekten çok şanslı, kısır bir dönemde çıkmış olmam lazım. İnsanlar müziğe ya da farklılığa açmış ki; o söyleme tarzıma rağmen beni kucaklamışlar.
Tersine aksanınız, devrik cümleleriniz insanların çok hoşuna gitti diye hatırlıyorum ben...
Aynı şeyi ben de duyuyorum. Ben her ne kadar o dönemlerdeki Türkçe'mi yadırgasam da dinleyicilerim "Biz aslında o tadı seviyoruz" diyor. Ama yine de doğrusu; yaptığın işin doğrusunu yapmak, bir dili doğru konuşmaktır. Bugün biri çıkıp benim o dönemki Türkçe'mle şarkı söylese, herhalde ben onu dinlemezdim. Ama sanırım insanlar benim şarkılarımın melodi yapısını, sözlerdeki içtenliği, samimiyeti çok sevip benim Türkçe'me takılmadı. Ama 'Bunca yıllık müzik kariyerinizdeki başarınızı neye bağlıyorsunuz?' diye sorarsanız; 'Ben bu işe çok kötü başladım, gittikçe Türkçe'mi düzelterek daha da başarılı oldum' derim.
Biz sizden hep kalbe değen romantik şarkı sözleri duymaya alışığız. Hazırladığınız yeni albümde de var mı böyle sözler?
Var tabii. Mesela hemen bir dörtlük okuyayım size... 'Bir hayat var beni sende tutan, dünya durur sana olan tutkum durmaz, seni sevmenin cezası umarım olmaz, bu özlemli halinle eskisinden daha güzelsin, sen zaten her şeyin en güzeline layıksın...' Bu, 'Her şeyin güzeline layıksın' adlı şarkımdan minik bir dörtlük işte...

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.