X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER İçimden 'Bu yarışma tam benlik' derdim
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

İçimden 'Bu yarışma tam benlik' derdim

  • Giriş Tarihi: 17.11.2014
İçimden 'Bu yarışma tam benlik' derdim
İçimden 'Bu yarışma tam benlik' derdim

Ekranın en renkli yarışması 'Kızlar ve Anneleri'nin yeni sunucusu Mert Palavaroğlu: Geçen sezon bu yarışmayı izleyen herkes, "Mert, bu program tam senlik" diyordu. Ben de onlarla hemfikirdim. Tarzımla yarışmanın rengini değiştirdim

ATV'nin gündüz kuşağındaki sevilen yarışma programı 'Kızlar ve Anneleri'nin sunuculuğu artık Mert Palavaroğlu'na emanet. 'Survivor' yarışmasıyla ilk kez televizyon ekranlarında boy gösteren Palavaroğlu, yeni ekran serüvenini anlattı...
'Kızlar ve Anneleri' programının sunuculuğunu nasıl üstlendiniz?
Menajerimin, daha önceden tanıştığı program yapımcımız ile denk gelmesi sonucu başladı her şey, Karşılaştıklarında, programın yeni bir sunucu arayışında olduğunu konuşmuşlar. Deneme çekimleri ile oluyor bu işler bilirsiniz. Ben de 20-25 adaydan biriydim. Ancak beni çekimden haberdar etmeyi unutmuşlar. Yataktayım, uyuyorum. Bir telefon "Mert neredesin?", "Evdeyim, uyuyorum!", "Bugün biriki saate çekime gelmen lazım" der demez Maltepe'den, Sefaköy'e 70 dakikada ulaştım. Gittim ve işi aldım.

TARZIMLA FARK KATTIM
Programı daha önce takip ediyor muydunuz?
Serbest bir iş yaptığım için, gün içinde oldukça boş vaktim oluyor. O kuşakta izlemesi en keyifli proje oydu. Çünkü konsept aile konsepti, toplumumuza gayet uygun, zarar vermeyecek nitelikte...
Daha önce başka bir ünlünün sunumuyla ekrana gelen yarışmanın sunuculuğunu üstlenmek riskli mi?
Oldukça büyük bir risk. Ancak geçen sezon yarışmayı izleyen tüm arkadaşlarım 'Mert bu iş var ya, tam senlik' diye düşünüyordu. Ben de hemfikirdim. Ümit (Kantarcılar) 250 bölüm bu programı sundu. Tabii ki bir alışkanlık oldu. Çok başarılıydı. Ancak farklı tarzımla yarışmanın rengini değiştirdiğimi düşünüyorum.
Programda kadınlarla uğraşmak zor mu?
Kadınlarla uğraşmak hayatın her anında zor, metodları bilmiyorsan...
Yarışmalarda sizin favorileriniz oluyor mu? Bu konuda tahminleriniz doğru çıkıyor mu genelde?
Özellikle yemek oyunlarında ilk kez o yemeği yapanlar beni şaşırtıyor. İçten içe kimi zaman kendime daha yakın hissettiğim yarışmacıların kazanmasını istiyorum. Fakat katiyen kimseye torpil yok tabii ki...
Program uzun süredir devam ediyor. Bu kadar uzun soluklu ve başarılı olmasını neye bağlıyorsunuz?
Senaryo yok, cast yok, zorlama yok; yalnızca içsellik var. Ekip çok genç, kanal çok izlenen bir kanal. Gelen aileler binbir teşekkürle ayrılıyor. İlk 2 dakikadan sonra benim de etkimle aile kendini evinde yarışıyormuş gibi hissediyor ve bunlar izleyiciye geçiyor.

MÜTEVAZI BİR HAYATIM VAR
Göz önünde olmak hayatınızı değiştirdi mi?
Ben hep mütevazı bir yaşantı içindeyim. Yaşam standardım hep aynı. Halen aynı evimdeyim, aynı arkadaşlarım var. Halen 'Dışarı çıkalım' dediklerinde 'Gelin bana, çay koyuyorum' derim.
Spor akademisi mezunu biri olarak basketbol oyunculuğu, antrenörlük, radyo-TV programcılığı ve seslendirme yapmışsınız. Şimdilerde de sunucu olarak ekrana geliyorsunuz. Ekranda yer alma hayaliniz var mıydı?
İlkokuldayken sorulduğunda "Basketbolcu olacağım" diye başladım. Ancak kişiliğim renkli ve hareketli olduğundan ve sanatla uğraşan bir aileden geldiğimden "Oyuncu-sunucu olacağım" da diyordum. Anneannem, dedem, annem, babam seneler boyunca sahnede olmuşlar. Dedem 'Hababam'ı ilk sahneleyen kişilerden, anneannem ise Nejat Uygur ile başrolü paylaşanlardan... Babamın, Türkiye dans şampiyonluğundan ilk çocuk animatörlüğüne kadar uzanan bir kariyeri var. Annem de eski radyo programcılarından olunca ortaya ben çıkıyorum tabii ki.

'SURVİVOR'DAN BANA SIRTIMDAKİ YARA İZLERİ KALDI
'Survivor'la tanındınız. O yarışma size neler kattı?
Bilinilirliğim oradan başladı. Müthiş bir anıydı benim için. Her daim elimdekilerin değerini bilirim, şimdi daha iyi biliyorum. Akılda 'Survivor Mert' olarak kalmak beni korkutuyor. Sebebi; ben o yarışmadan önce de ekrandaydım, şimdi de... Yanlış anlaşılmak da kötü olabiliyor bazen. Fiziki olarak ne kattı dersek; vücudumdaki yaralar ve izler. Sırtım harita gibi...

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.