X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Şebnem'i cinden kaçarken görmek inandırıcı olmazdı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Şebnem'i cinden kaçarken görmek inandırıcı olmazdı

  • Giriş Tarihi: 23.11.2014
Şebnem'i cinden kaçarken görmek inandırıcı olmazdı
Şebnem'i cinden kaçarken görmek inandırıcı olmazdı

Şebnem Bozoklu; Caner Özyurtlu ve Kaan Yıldırım ile birlikte 'Ümmü Sıbyan: Zifir' isimli filmin yapımcılığını üstlendi. Özyurtlu, Bozuklu'nun filmde oynamamasının sebebini açıkladı: Şebnem Bozoklu'yu cinden kaçarken görmek inandırıcı olmazdı

Ünlü oyuncular Şebnem Bozoklu, Caner Özyurtlu ve Kaan Yıldırım, yeni bir heyecan yaşıyor.
Üçlü, bundan sonra oyunculuğun yanı sıra yapımcılık da yapacak. Bozoklu ve Yıldırım, uzun süredir yapımcılık yapan Caner Özyurtlu ile yolları kesişince birlikte çalışmak için kolları sıvamış. Ekibin ilk projesi ise 'Ümmü Sıbyan: Zifir' adlı korku filmi oldu.
Kendi sevdikleri türde bir film çekmeyi tercih eden ekip; yapımcılık için bir araya gelme hikayelerini, ilk filmlerini ve gelecek planlarını anlattı...
Yapımcı olarak bir araya gelmeye nasıl karar verdiniz?
CANER ÖZYURTLU:
Birlikte bir iş yapmak istiyorduk. Bu senaryoyu hepimiz çok beğendik ve yapımcılık sürecini başlattık. Şebnem'le daha önce tanışmıştık ve birlikte bir şeyler yapmak istiyorduk.
Sonra Kaan'la bir araya gelip böyle bir atılım yaptık. O sırada benim üzerinde çalıştığım bir proje vardı. İkisiyle paylaşınca onlar da bu işin içinde olmak istediler.
Oyuncu olarak işin mali kısmıyla ilgilenmek sıkıntılı değil mi?
C.Ö.:
Ben mali işlerle uğraşmayı seviyorum.
KAAN YILDIRIM: Bir oyuncu, işin bu tarafıyla da ilgilenebilir.
ŞEBNEM BOZOKLU: Caner'i hayranlıkla izliyordum; iyi senarist, iyi yönetmen ve aktif bir yapım şirketi var.
Dizi dolayısıyla son dönemlerde çok fazla görüşmeye ve konuşmaya başladık.
Caner bize işlerinden bahsediyordu.
Sıralamada ilk bu film vardı. Kaan'la senaryoyu okuduk ve biz de dahil olmak istedik. Aynı dizide oynadığımız için de işimiz kolaylaştı. İyi anlaşan bir üçlüyüz.
Her şey çok hızlı ilerledi.

KORKU TÜRÜNÜ SEVİYORUZ
İlk işinizde korku filmi yapmak riskli değil mi?
C.Ö.:
Korku filmleri ilk yapıldığında herkes dalga geçmişti. Şimdi izleyicisini katlayarak çoğaltıyor. İyi filmler yapıldıkça seyirci artacaktır.
K.Y.: Bu işi yaparkenki amacımız gişe yapmak değil. Biz korku türünü seviyoruz. Bu türde güzel bir film yapmak istedik. Yoksa başka bir stratejiyle gişe filmi yapardık. Ş.B.: Biz korku sineması seven üç kişi olarak kendi sevebileceğimiz bir film yaptık. O yüzden de ben gişede de iyi bir rakamla karşılaşacağımızı düşünüyorum.
Bu filme çok özenildi.
Sahneleri izleyip oyuncu gözüyle baktığınızda beğenmediğiniz noktalar oldu mu?
K.Y.:
'Olmaz' dediklerimizi bir daha çektik, oldu. Bir oyuncunun, sinema üzerine çok iyi bir gözü olmayabilir ya da iyi eleştiriler yapamayabilir.
Biz kendi gözümüze güvendik. Beğenmediklerimizi değiştirdik. İyi bir yönetmenle çalıştık.

KİMSE BATMAK İSTEMEZ
Peki, siz filmi izlediğinizde korktunuz mu?
C.Ö.:
Ben filmi 12 kez izlememe rağmen, bitmiş halini seyrederken üç kere koltuğumdan sıçradım.
K.Y.: Zaten korkmazsak başarısız olduk demektir. Korku filminin ilk kuralı, izleyiciyi korkutmasıdır.
Gişe kaygısı yaşıyor musunuz?
Ş.B.:
Bu filmde sadece yapımcı olarak var olduğumuz için her şeyi yapımcı olarak algılayabiliyoruz. Yaptığımız şeyin karşılığını görmek tabii ki iyi hissettirir.
Her şeyi bu filmi izleyecek biri gibi değerlendirdim.
K.Y.: Kimse yaptığı filmden batmak istemez. Biz de fimden güzel geri dönüşler almak isteriz. Bu bize bir cesaret verecek. İkinci filmin senaryosu da hazır. Onu da yapacağız.
Bu kadar eğlenceli bir ekip neden korku filminde buluştu?
C.Ö.:
Hepimiz sinemayı çok seviyoruz.
Filmden başka hayatta az şey konuşan bir insanım. Hepimizin çok farklı hayalleri var. Ben hepsini yapmaktan yanayım. Çok da garantici tipler değiliz, risk almayı seviyoruz. Bundan sonra da birçok şeyi deneyeceğiz.
Tanınmış oyuncular olarak kendinizin oynadığı bir film çekseydiniz daha garanti bir iş olmaz mıydı?
K.Y.:
Belki doğrudur ama korku türü için çok doğru değil. Yüz aşinalığı olan oyuncuların bir anda cine dönüşmesi inandırıcılığını yitirir. Bu komedi olsaydı ya da dram olsaydı tabii ki olabilirdi.
O yüzden yer almamayı tercih ettik.
C.Ö.: Bunun ticari olarak da bir katkısı olduğunu düşünmüyoruz. Bazı şeyleri kolaylaştırırdı; TV satışı gibi ama filme verdiği zarar daha büyük olurdu.
Seyircinin bir koru filminden tek beklentisi var; korkmak. Bunun önüne geçersen olmaz. Orada Şebnem Bozoklu'yu cinden kaçarken görmek inandırıcı olmaz; filme zarar verir.
Ş.B.: Ben çok gülerim.
KY.: İşin dışında olduğunuzda bir şeyleri daha iyi görürsünüz.
Ş.B.: Ama bu üçlünün içinde yer alacağı bir film de çekeceğiz.
Nasıl bir iş olacak?
C.Ö.:
Komedi projesi olacak. Şu anda daha hazırlık aşamasındayız.
K.Y.: Korkutabilirsek bir de güldürmeyi deneyeceğiz.

FİLMİ 300 BİN KİŞİ İZLER
Sizce filme ne kadar izleyici gider?
K.Y.:
Ben, filmi yaklaşık 300 bin kişinin izleyeceğini düşünüyorum.
C.Ö.: Rakam vermek çok zor. Yapılan filmin türüyle başarısı çok değişiyor. Festival filmlerinin amacı ödül almak. Hiçbir eleştirmen, korku filmlerini kaale almıyor. Bir korku filminin başarı göstergesi ise çok kişi tarafından izlenmesi oluyor. Bu filmden tabii ki gişe bekliyoruz. Dünyadaki korku festivallerini tabii ki gezecek. 'Ümmi Sıbyan: Zifir', gişe yapacak her şeye sahip. Gişe yapmazsa da biz filmden çok memnunuz.
Peki istediğiniz rakama ulaşmazsanız...
K.Y
.: 20 bin izlenirse hiç şansı yok. (Kahkahalar)
C.Ö.: Beklediğimiz gişeyi yaparsak tabii ki filmin devamını da çekeceğiz.