X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Sinemada paşa gönlüme göre hareket ettim
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Sinemada paşa gönlüme göre hareket ettim

  • Giriş Tarihi: 20.12.2014
Sinemada paşa gönlüme göre hareket ettim
Sinemada paşa gönlüme göre hareket ettim

Erdem Akakçe ile birlikte '3. Richard' adlı oyunda rol alan Beste Bereket, sinemayla ilgili konuştu: Sinemada paşa gönlüme göre hareket ettim. Bu yüzden sayıca az ama benim için önemli işlerin içinde yer aldım

William Shakespeare'in unutulmaz eseri '3. Richard'; Tiyatro CEF ve Erdem Akakçe tarafından sahneye kondu. Oyunda Erdem Akakçe ile başrolleri paylaşan Beste Bereket, kocası ve babasını öldüren adamla evlenen 'Lady Anne' karakterini canlandırıyor. Beste Bereket ve Erdem Akakçe ile oyunu konuştuk...

Beste Hanım, daha önce 'Hamlet' isimli oyunda rol almıştınız. Shakespeare'in sizin kariyerinizdeki yerinden bahseder misiniz? Shakespeare, tiyatro ile ilgilenen herkes gibi benim için de önemlidir. Bunun nedeni de sanırım onun yazdıklarının herhangi bir çağa ait olmadan da okunup yorumlanması. Daha önce Kemal Başar'ın yönettiği 'Hamlet' isimli oyunda 'Ophelia'yı oynamıştım. O oyunun ve canlandırdığım karakterin tadı hâlâ damağımdadır.

MUHAKEME YETENEĞİ YOK

Bu oyunda rol almayı neden istediniz?
Bu, CEF Tiyatro ile üçüncü oyunum. '3. Richard' gibi bir oyunda yer alma şansım çıkınca, bunu değerlendirmek istedim. Ayrıca ismini ve işlerini duyduğum Zurab (Sikharulidze) Hoca ile de çalışmak istedim.

'Lady Anne' karakterinin içinde bulunduğu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce bir kadın neden kocasını ve babasını öldüren bir adamla evlenir?
'Lady Anne' için mantıklı bir açıklama bulamıyorum; hem ruh halini anlamak zor, hem de zamanın ruhu içinde insanların hayatta kalabilmek için hayatlarında nasıl tavizler verebileceklerini anlamak kolay değil. Ancak oyundaki diğer karakterler gibi, ruh halinin olması gerekenden çok daha farklı ve şaşırtıcı olduğunu söyleyebilirim. Babasını ve kocasını öldürmüş biriyle evlenmesi bütün muhakeme yeteneğini kaybetmesiyle eşdeğer diye düşünüyorum.

HEYECAN VERİCİ BİR İŞ

Yeni diziniz 'Aşkın Kanunu' da hayırlı olsun. Polis olmak nasıl bir duygu?
Yapımcı, kanal, yönetmen ve oyuncular sayesinde diziye hızlı bir şekilde dahil oldum. Bana çok ters olan bu karakteri canlandırmak heyecan verdiği için bu işte olmayı istedim. Bu dizide bir polis çiftin iş yerindeki açılımını yapıyoruz. Bu nedenle polislik mesleğine de tarafsız yaklaşıyoruz.

İlk filminiz 'Türev'le En İyi Kadın Oyuncu ödülü almanızın üstünden yaklaşık 10 sene geçmiş. Oyunculuk anlamında aradan geçen zamanı nasıl değerlendirdiğinizi düşünüyorsunuz?
Bazen yanlış, bazen doğru seçimler yaptım. Bazı hataları yapmamış olsaydım farklı şeyler olabilirdi ama en azından beni mutlu eden şeylerin sayısı etmeyenlerden fazla olduğu için içim rahat diyebilirim. Altın Portakal, Altın Koza ve Sadri Alışık ödülleri aldım. Ne yalan söyleyeyim; bunlar beni çok mutlu etti. Ancak her zaman sinemada paşa gönlüme göre hareket ettim. Bu yüzden sayıca az ama benim için önemli olan işlerin içinde yer aldım. Sonuçta kendim için yaptığım bir iş bu. Kimse oyunculuk yaparak dünyayı kurtarmıyor; o yüzden fazla büyütmemek gerekiyor. Ayrıca bu tavırda olmayan insanlarla çalışmak bana iyi geliyor. Elbette ben de bir hikaye kurup yazmak ve bu hikayeyi çekip paylaşmak istiyorum.

ÇOCUKLARA KARŞI POZİTİF AYRIMCIYIM

Çocuklar için hikaye anlatıcılığı eğitimi veriyordunuz. Hâlâ devam ediyor musunuz?
B.B.: Akatlar'da iki öğretmen kız kardeşin açtığı Kidsnook adındaki çocuk kitabevinin sahiplerinden Ayşegül (Dede) ile tesadüfen tanıştık. Böyle bir proje ortaya çıktı. Daha sonra hikaye anlatıcısı ve tiyatro pedagogu Nazlı Çevik ile çalıştım bunun için. Dünya klasikleri anlatıyorum. Ama eski Türk masallarını da eklemeyi düşünüyoruz. Bunun icin araştırma yapıyoruz bolca. Kidsnook zaten sürekli çalışan, yeni fikirlerle, atölyelerle çocuklara hep eğlenceli, öğretici şeyler sunan bir yer.

Çocuklarla aranız nasıl?
B.B. Gayet iyi. Çocukları da, büyükleri sevdiğim gibi seviyorum; yine de her zaman pozitif ayrımcı olduğum yegane şey çocuklardır. n Çocuk sahibi olmak ister misiniz? B.B.: Her şey kısmet...

'3. RİCHARD' RÜYALARIMI SÜSLEYEN BİR OYUNDU

Erdem Bey, '3. Richard'ı sahnelemek nereden aklınıza geldi?
'3. Richard'ı sahnelemek hep aklımdaydı. Hani her oyuncunun rüyasında oynamak istediği karakterler vardır ve onları oynamak caziptir ya; '3. Richard' da benim için o eserlerden biri.

'3. Richard' özelinden; Shakespeare'in ve eserlerinin ölümsüzlüğünü, defalarca oynansa da bugünlere kadar gelebilmesini neye dayandırıyorsunuz?
Shakespeare'in büyüsü; insan hamurunu, çağının ötesinde bir ustalıkla yoğurabilmiş olmasından kaynaklanıyor bence. Bireyin hırs ve çapaklarını, çok büyük bir ustalıkla gözler önüne serebiliyor. Bu anlamda '3. Richard'; nerede, ne zaman oynanırsa oynansın, kötü ve iyiyi seyredene tekrar tekrar düşündürecek bir eser. Ustanın her eseri kadar insanlığa evrensel bir uyarı niteliğinde.

Daha önce sahneye konan '3. Richard' oyunlarını izlediniz mi?
Eserin diğer örneklerini oyunum çıkana kadar izlemedim, sonra da açıkçası bir-iki örneğini görebildim. Her yorumda farklı bir ton yakalanabildiğine keyifle tanık oldum.

SARAY ÇEVRESİ KÖTÜ


Rolünüze hazırlanırken ve sahneye koyarken özellikle dikkat ettiğiniz şey ne oldu?
Richard'a hazırlanırken onun kendince nedenlerinden çok etrafıyla ilişkisine dikkat ettim. Çünkü onu kötü yapan biraz da saray çevresinin suskunluğu olmuş. Her hamlesine bir karşı hamle çıkartan olmadığı için de tahta giden yolda eli gittikçe güçleniyor. Ne var ki bu ölçüsüz tutkusu yıkımıyla sonuçlanıyor. Bu sürece de dikkat ederek prova yaptık.

Klasik bir oyun olduğu için dekor, kostüm ve aksesuvar bulmakta zorlandınız mı?
Kostüm ortak çalışmayla şekillendi. Ama dekor ve aksesuvarlarımızı Barış Dinçel'in ellerine teslim ettik.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.