X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Vahşi kapitalizm eleştirisi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Vahşi kapitalizm eleştirisi

  • Giriş Tarihi: 20.12.2014
Vahşi kapitalizm eleştirisi
Vahşi kapitalizm eleştirisi

Tiyatroadam'ın sahneye koyduğu '5. Frank' isimli oyun, vahşi kapitalizmi eleştiriyor. Ayrıca zaaflarından faydalanılarak insanların nasıl harcandığını etkileyici bir dille anlatıyor

Geçen yıl sahneledikleri 'Arturo Ui'nin Önlenebilir Tırmanışı' adlı oyunla başta Afife Tiyatro Ödülleri olmak üzere pek çok ödül alarak sezona damgasını vuran Tiyatroadam, bu sezon da yine iddialı bir oyunla tiyatroseverlerin karşısına çıktı.
Fatih Koyunoğlu tarafından sahneye konan '5. Frank' isimli oyun, sahnelendiği günden bu yana büyük ilgi görüyor. Oyunda; Koyunoğlu'nun yanı sıra Aşkın Şenol, Ayça Koyunoğlu, Ayça Güngör, Alican Yılmaz, Berk Yaygın, Deniz Özmen, Gökhan Azlağ, Hivda Zizan Alp, Mehmet Solmaz, Pelin Bölükbaş ve Serdar Akülker rol alıyor.

İNSANLIK DOSTU FRANK
Freidrich Josef Dürrenmatt'ın 1960'da yazdığı ve Tahsin Yücel'in dilimize kazandırdığı oyun; hile, şiddet ve dolandırıcılıkla 200 yıl boyunca dünyayı avucunun içinde tutan Frank Bankası'nın ironik hikayesini anlatıyor. Aşkın Şenol'un başarıyla canlandırdığı, oyuna da adını veren '5.
Frank', ataları kadar acımasız bir patron değildir.
Dolandırıcılıktan, şiddetten, hile ve hurdadan hiç anlamaz.
Atalarının aksine şiire ve sanata düşkündür. Hatta Ayça Koyunoğlu'nun oynadığı karısı 'Ottilie'nin bile gerisinde kalmıştır. (Hemen burada bir parantez açıp diğer oyunculara haksızlık etmeden Ayça Koyunoğlu'nun, oyunun yıldızı olduğunu belirteyim.) İnsanlık dostu 'Frank'in gösterdiği zayıf yönetim yüzünden 200 yıllık banka sıkıntılı günler yaşar. Bankanın üst yönetimi kötü gidişe dur demek için acımasız bir plan yapar ama kendi kurdukları planın kurbanı olurlar.
Sevgi, iyilik, sevecenlik, acıma gibi insani duyguların yok sayıldığı vahşi kapitalizmi; para, güç ve ölüm olguları üstünden grotesk (karikatüristleştirme) bir dille eleştiren oyun, 'insanlık dostu' olarak nam salan bir bankanın; zaaflarından faydalanarak insanları nasıl harcadığını gözler önüne seriyor.

DİNAMİK EKİP
Çağrı Beklen'in direktörlüğünü üstlendiği oyunun müziklerini, oyuncular yine kendileri yapıyorlar. Oyuncular; sahne geçişlerinde saksafondan bateriye, kemandan gitara kadar birçok enstrümanı canlı çalıyorlar. Böylece sadece oyunculuk değil, müzik yeteneklerini de sergiliyorlar. Önceki oyunda sekiz olan oyuncu sayısını 12'ye çıkaran ekibin uyumu yine olağanüstü.
Olayların groteske varan abartılış şekli sebebiyle seyirci karakterlerle özdeşlik kuramasa da, Koyunoğlu'nun dinamik rejisi ve oyuncuların başarılı performansı sayesinde seyirciye sıkılacak, hatta saate bakacak bir anlık boşluk bırakılmıyor.
Bunda, oyunculara bu imkanı veren Şirin Dağtekin Yenen imzalı dekor ve kostüm tasarımının da katkısı çok büyük. Özellikle, bilinen banka kapıları gibi açılır kapanır olarak tasarlanan devasa banka giriş kapısı gayet iyi işliyor.
Fakat, Önder Arık'ın yaptığı başarılı ışık tasarımı zaman zaman seyircinin direkt yüzüne yansıtılan ışıklar sebebiyle rahatsız edici olabiliyor.
İki perde ve yaklaşık iki saat süren oyunun yönetmeni Fatih Koyunoğlu ile perfromansıyla bir adım öne çıkan Ayça Koyunoğlu'nun bu sezon çoğu ödül töreninde adlarından bahsettireceğine inanıyorum. Oyun çıkışı herkesin aklında, oyuncuların koroyla söyledikleri şarkı 'Neden insanlık yoksun adaletten?' kalıyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.